Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Şubat '09

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
907
 

Gerçek bir aşk hikayesi.

Gerçek bir aşk hikayesi.
 

Robert Browning ve Elizabeth Barrett


Elizabeth Barrett ve Robert Browning İngiliz Edebiyatı’nın en iyi şairlerinden. Edebî eserleri kadar aşkları ile de ünlü bu iki insan “Her şeye rağmen , her fedakârlığı göze alarak.” yaşamışlar nesiller boyu dilden dile dolaşıp günümüze kadar gelen sevgilerini.


Robert ile Elizabeth farklı yetiştirilmişlerdir. Elizabeth’den 6 yaş küçüktür Robert.


Robert ‘in babası İngiltere Merkez Bankasında görevli, çok okuyan, bilge bir adamdır. Robert, babasının etki ve desteğiyle, daha küçük yaşta okumaya, resim ve müziğe merak sarar.


Elizabeth, 11 kişilik bir ailenin en büyük çocuğudur. Çok zeki bir kız olup, daha küçük yaşlarda Latince, Yunanca ve İbranice öğrenir. 15 yaşında attan düşerek bel kemiğini incitir. Sağlık durumu bozulan Elizabeth 1836'da ailesiyle birlikte Londra'ya gider. Hemen hemen tüm vaktini odasında okuyarak ve yazarak geçirir. Babası hiçbir çocuğunun evlenmesine razı değildir.


Elizabeth ile Robert'in dostluğu 1844'te mektup arkadaşlığı biçiminde başlar. Yazılı eserleri dışında, birbirleri hakkında hiçbir şey bilmeden ve birbirlerini görmeden aşık olurlar.


10 Ocak 1845 tarihinde Robert Browning Elizabeth’e bir mektup yazar.


“Sevgili Bayan Barrett, şiirleriniz beni cezbediyor. Bu mektubu sakın ola ki bir iltifat mektubu olarak ele almayın. Sizin dehanızın farkına yeni vardığımı da düşünmeyin. Şiirlerinizi ilk defa okuduğum geçen haftadan bu yana, size neler yazabileceğimi düşünmekten başka bir şey yapmadığımı itiraf etmeliyim. Şiirlerinizin üzerimde bıraktığı etkiyi, beni ataletten kurtardıklarını belirterek ortaya koymak istiyorum.Şiirden anlayan biri olarak hata arayıp bulmam bile mümkün olmadı. Şiirleriniz adeta benim bir parçam haline geldiler. Size kendimi ifade edebilmeme, hislerimi açığa çıkarmama yardımcı oluyorlar. Şiirlerinizi bütün kalbimle seviyorum. Sizi de öyle.”


Elizabeth bu tarihte 39 yaşındadır, babasının boyunduruğu altında yaşıyor ve hastadır. Babasının karşı çıkacağını bildiği için sürekli mektuplaşırlar.


1845 Mayıs’ında Robert’in onu ziyaret etmesine izin verir Elizabeth. Haftada bir gün gizlice buluşurlar. Eylül’de Robert’e bir mektup yazar.


“Bana hayal ettiğimden çok daha fazla şey veriyorsun. Zarar vermediğim, seni üzmediğim sürece sana ait olmak istiyorum.”


Bir yıl kadar daha buluşurlar. Bu süre içinde her gün, bazen günde iki kere mektuplaşırlar. Artık sevgilidirler. Robert evlenip, İtalya’ya yerleşmeleri konusunda çok baskı yapmakta, Elizabeth’de sürekli red etmektedir. Bu stres hastalığını tetiklemiş, bel kemiğinde ki rahatsızlığı artmıştır. Yürüme zorluğu içerisindedir Elizabeth.


Robert Browning, Elizabeth’i Wimpole Sokağında ki sessiz bir evde, hasta yatağında ziyarete gelir. Enerji dolu, yaşama sevinci içinde ki genç Robert’in bu ziyaretinden sonra bir mucize gerçekleşir ve 3 ay içerisinde Elizabeth yürümeye başlar.


12 Eylül 1846’da gizlice evlenir, bir hafta sonra da İtalya’ya yola çıkarlar. Elizabeth babasını bir daha hiç görmez. Babası onu evlatlıktan red eder.


“Seni seviyorum” sözcüğünün bir çırpıda ağızdan çıktığı kadar kolay olmadığını bu gerçek hayat hikâyesi gözler önüne seriyor. Sorumluluk ve fedakârlık istiyor sevgi. Aşkın bozduğu kimyayı dengeliyor. “Her şeye rağmen ve göze alarak.”


Bu aşktan günümüze kadar gelen şu sözcükler, sonsuza kadar anlam katsın hayatımıza..


“Seni nasıl seviyorum ?


Anlatmaya başlayayım mı?


Seni derinlikler ve yükseklikler kadar seviyorum.


Ruhum duygularımın ulaşamadığı noktalar kadar ulaşıyor.


Varlığını ve zerafetini seviyorum.


Ben seni günlerin ötesinde seviyorum.


Güneş ve mum ışığı kadar çok.


Seni özgürce seviyorum. Bir erkeğin hakkı olduğu gibi.


Seni safça seviyorum. Bu övülmeye değmez mi?


Şehvetle seviyorum.


Eski üzüntülerim adına seviyorum seni.Ruhumla.


Kaybedebileceğim kadar seviyorum.


Bütün azizler adına nefesimi tutarak seviyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

" Beyaza, beyazla yazmışlar yazı, gelde sil silebilirsen beyazdan beyazı " diyebileceğim bir aşk hikayesiydi. Sevgiler..

Ucurtmalar 
 03.02.2009 18:10
Cevap :
Katılımınız için teşekkür ederim.  03.02.2009 23:52
 

gıpta duyulacak bir aşk. ne diyelim gıpta duyulacak bir aşk yaşamak dileğiyle. güzel paylaşımınız için teşekkürler. sevgiler.

gdfhnjhngkm 
 03.02.2009 17:30
Cevap :
Sayfama hoş geldiniz Sayın Yazarım. Dilerim o aşkı yaşarsınız. Teşekkür ediyorum. Sevgiyle kalınız. Nur Zeynep Çelik  03.02.2009 23:51
 

Yazınızı okuyunca, acaba günümüzde böyle aşklar varmı diye kendime sordum. Evet cevabı vermeyi çok istedim ama olmadı. Saygılar, selamlar...

izmirli doksanyedi 
 03.02.2009 17:05
Cevap :
Kalmadı, yok artık değerli Yazarım. O nedenlede tarih sayfalarını karıştırır olduk. O nedenle diyorum ki "Teknoloji ruhumuzu aldı." Siz yine de sevgiyle ve mutlu kalın. Teşekkür ediyorum.  03.02.2009 23:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 348
Toplam yorum
: 959
Toplam mesaj
: 108
Ort. okunma sayısı
: 1314
Kayıt tarihi
: 31.10.07
 
 

İstanbul 25 Temmuz : /… İşletme tahsil ettim. Özel ilgi alanım olduğu için 2 yıl Psikoloji okudum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster