Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Şubat '12

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
706
 

Gerçek din kalben, severek ve isteyerek iyilik yapmaktır...

Gerçek din kalben, severek ve isteyerek iyilik yapmaktır...
 

İslam dini sevgi dinidir.

İslam dini barış dinidir.
 
İslam dini şefkat dinidir.
 
İslam dini hoşgörü dinidir.
 
İslam dininde dinde zorlama yoktur.
 
İslam dini, insanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır demektedir.
 
İslam peygamberi Hz. Muhammed yaşayışı ile insanlığa örnek olmuştur. Yamalı elbisesi, hasır yatağı, az yemesi ile hep belleklerde yaşamaktadır.
 
İslam dini Allah'ın ilahi mesajını bir kez daha insanlığa duyuruyor. Nedir o mesaj?
 
Allah, kendisinin var olduğunu bize bildiriyor ve sadece inanmamızı ve o inançla yaşamamızı istiyor. İnandıktan sonra uygulamalar tamamen akla, mantığa ve hakkaniyete dayanmalı tabii.
 
Hz. Muhammed'i ve İslamı gerçekten yeniden düşünmemiz, onun devrimci ruhunu yaşatmamız gerekiyor. Bana göre islam dünyası geri kalmamak için bu boyuttan mahrum kalmamalı.
 
Hz. Muhammed, zamanının Arap toplumunda putları kıran, bu yola tek başına çıkan, kız çocuklarını diri diri toprağa gömmekten kurtaran,  kadını en azından alınır satılır bir meta olmaktan kurtararak insan boyutuna getiren insanlık tarihindeki müthiş bir devrimcidir.
 
İslam'da mülkiyete çok büyük değer vermek yoktur. Çünkü mülk sadece Allah'ındır. İnsanlar, Allah katında yaptığı iyiliklerle tartılacaktır. Bu dünyadaki büyük kazançların Allah katında hiç bir değeri yoktur. Hatta insanlık tartısında da pek bir değeri yoktur. Ne diyor sevgili Mevlana;
 
"Nice insanlar gördüm üzerinde elbise yok, nice elbiseler gördüm içinde insan yok."
Hasırda yatan Hz. Muhammed'i söylüyor sanki.
 
Biz insanlar, bu dünyada sürekli kalmayacağız. Bu dünya bir oyalanma ve imtihan yeri. Ancak Allah, mülkte insana tasarruf yetkisi de vermiştir.
 
İslamda, helal malını korurken öldürülen insan örneğin en büyük rütbe olan şehit ünvanı ile ödüllendirilir. İslamda alın teri ve el emeğiyle helal kazanılan kazanç kutsaldır.
 
Mal edinme teşvik edildiği kadar bu malı hayır yoluyla kullanma da takdir ve teşvik edilmiştir. İslama göre insan malın esiri değil, onun üzerinde tasarruf yetkisi olan sultandır. Ancak ihtiyaç halinde malın, paranın, Allah rızası için önemli bir değere dönüştürülmesi de teşvik edilir.
 
İslam sosyal hayatta huzur vaad eden, paylaşımcı, dayanışmacı ve sosyal bir dindir. Kişilere mülkiyet haklarını vermekle birlikte, onlara kendi mülklerini toplum yararına kullanma yollarını da teşvik etmektedir. Zekat, fitre, sadaka hep bu yüzden vardır.
 
İslamda insan sadece kendini düşünen, bireyci, bencil bir varlık değildir, birey kendini düşündüğü
kadar başkalarını da , ihtiyaç sahiplerini de düşünen sosyal bir varlıktır.
 
Tıpkı, büyük şair Nazım Hikmet'in dediği gibi: Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşcesine.
 
Zaten islamda hayat sadece maddeden de ibaret değildir. Madde dünya hayatıyla sınırlıdır. Halbuki insan islama göre sadece dünya hayatı ile sınırlı değildir. Bu dünya islama göre bir sınav yeridir. O halde sınavı geçmek için, ebedi hayatı kazanmak için bu dünya hayatında da her zaman zekat gibi, sadaka gibi, fitre gibi, iyilik gibi sevaplara yönelinmelidir. İşte yüce islam dini ebedi hayatta insanın kendisine faydası olacak bu gibi iyiliklere dünyadayken yönelmemizi istemekte ve ahiret yurdu için hazırlık yapmamızı öğütlemektedir.
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 641
Toplam yorum
: 162
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 2276
Kayıt tarihi
: 13.09.11
 
 

1995 ODTU Fizik Lisans, 1998 ODTU Fizik Yüksek Lisans (Biyofizik)  mezunuyum. Özel sektörde kalit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster