Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ocak '14

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
16167
 

Gerçek dost kimdir?

Gerçek dost kimdir?
 

İşte bu!... Benim dostluk anlayışım...


Neredeyse kendini farkettiği günden beri, şu soruya cevap arar insanoğlu: " Gerçek dostum kim?  Karşımdakinin gerçekten dostum olduğunu nereden anlayacağım? " Ve alın size, bu soruya yüzyıllardır verilmiş en kestirme cevap: Dost, kötü günde belli olur. Arkadaşın hası, dar zamanda gösterir insanlığını...

Özellikle de çok sevdiklerimize savurduğumuz, en bilindik sitem cümlesidir şu: " Dostum musun, düşmanım mı? "

Bu yazımda, kendi yaşamımdan yola çıkarak " Gerçek dost kimdir? " sorusuna cevap arayacağım. Bu arayışta, bana yardımcı olursanız, çok sevinirim.

Dostun, ille de her zaman karşında, yanıbaşında olması gerekmez. Çünkü yaşam, bazen seni sevdiklerinden binlerce kilometre ötelere savurur. Amma velakin, aranızda kaç bin kilomere olursa olsun, kimi zaman, dostlarınızdan sıcacık bir " Alo! Nasılsın? " cümlesini esirgemeyin. Bazen o kısacık cümle, ses tonunuzdaki samimi sıcaklık, dostunuza dünyanın tüm dertlerini unutturur. Yeter ki bunu, bir görev gibi değil, en insani halinizle söyleyin.

Gerçek dost, iyi zamanda da seninledir, kötü zamanda da... Ama harbiden... Koftiden değil...

Gerçek dost, seni kızdırdığında, hatta bazen haksız olduğunu bilse de, gönlünü almasını bilir. Gerçek dostlar, birbirlerine trip atmazlar, sudan sebepler uydurup, her fırsatta hikayeden uzun uzun küsmezler.

Gerçek dost, seni pazarlıksız, hesapsız ve de kitapsız sevendir; çıkarı için değil... Sana sen olduğun için değer verir.

Gerçek ahbap, acı da olsa, gerçekleri yüzüne söyler. Yanlış yaptığında, yakanı, paçanı tutup, seni bir dut ağacı gibi silkeleyen, dostun olduğunda; asla kızmadan, gerçekten sevinmelisin. Bazen dostunun attığı bir tokat, başına gelecek bin beladan evladır. Hem... Dostun vurduğu yer acımaz. ( İşi abartıp; yüzünü, gözünü morarartmazsa; kafanı, gözünü kırmazsa tabii!...)

Gerçek dost, yanında olmadığında, yokluğunu hissettiğindir. O olmayınca, bir yanın eksik kalır çünkü. O sebeptendir sayısının azlığı...

Gerçek arkadaş, hatalarını anlatırken, seni ezmeye, kompleks vermeye çalışmaz ruhuna... Hak ettiğinde, herkesten önce gelip över seni ve asıl önemlisi, senin bulunmadığın ortamlarda da gönül rahatlığıyla yapar bunu...

Gerçek dost, göstermelik bir saygıdansa, sana karşı söze dökülmemiş bir sevginin sahibidir. O sevgiyi farkettirmek, gözüne sokmak için, üzerine üzerine abanmaz. O söylemeden bilirsin seni ne çok sevdiğini... Söylemek zorunda kaldığında sana duygularını, bir yanınız eksik kalmış demektir arkadaşım... Herhalde birbirinizi yeterince tanıyıp anlamadınız...

Yaşam, bazen, hiç istemesen de, gelir, çıkarlarını ölesiye korumanı emreder sana. Hem de babanı bile tanımamacasına... İşte tam karşında duran, gerçekten dostun, kimselere değişemeyeceğin bir arkadaşınsa; ha babandır söz konusu olan, ha arkadaşın... Gerçekten sevdiğin insana yapılan kötülük, canından birine yapılmış kadar acıtır yüreğini... Kanlarınız, atalarınız farklı olsa da, aynı çileyi çeker, aynı acıyı çekersiniz.

Dostun sözü batmaz yüreğine. Bilirsin ki, dost, açığını aramaz, eksik yanını tamamlar sadece.

Seni uyaran dostunsa, korkma. Asıl o sustuğunda korkmalısın. Susunca, karşısındakine inancını yitirir insan... Sustuğunda, konuşacak bir şeyin kalmamıştır dostunla...

Ve konuş benimle dostum... Yanlış yaptığımda, uyar, en doğru bildiğin biçimde... Sesini yükselt, fırçala, bağır, çağır, tut yakamdan, silkele hatta. Silkele ki, sen silkeledikçe kendime geleyim. Hatamdan döndür ki beni, iyi bir insan olayım ve adam gibi adam... Tıpkı yaşadığım her günde, yeniden yeniden yapmaya, başarmaya çalıştığım gibi...

Gerçek dost, adam eder insanı... Başına getirir aklını... Öyle eften püften falan da değil haa!...  

O, kendin bildiğindir, canından ayırmadığın... O, öyle sıradan bir insan, herhangi biri değil çünkü.

Dostuna ona göre davran... Taaa en başından beri hak ettiği, canının bir parçası gibi...

Anlaştık mı?

Not: Yazıda kullanılan görsel internetten alınmıştır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazının resmi ve resimdeki ifade, çok hoş :-) Gün bitip de gece indiğinde yeryüzüne, ilk "dostlar" parıldarlar arkadaşının yanında. Parladım ben de, gördüğüm zarar maddi ve manevi. Artık dostluklara inancım kalmadı Cem bey, bir tek şuna inanıyorum: herkes menfaatçi. Selamlar...

Yurdagül Alkan 
 28.01.2014 10:49
Cevap :
Katkınıza teşekkür ederim Yurdagül hanım. Cemce sevgilerimle...  28.01.2014 22:25
 

Bu devirde dostunu zarar gelmesin diye uyarsan hata yapıyorsun desen senden kötüsü olmaz. Dostan yediğin kazıkda çabası....İnsanlar değişmiş sevilmek istiyorsan yalancı gülüşler atacaksın.Ne kadar kazık atsan o kadar sevilirsin. kendine iyi bak...Cem dostum

Vatan sezer 
 20.01.2014 12:18
 

Evet sevgili Gülen Kardeşim, "Gerçek dost yıldızlar gibidir, karanlık çöktüğünde ilk onlar görünür." gürseldeki bu söz çok doğru, karanlık günlerinizde ilk yanınızda bulunan gerçek dosttur.Selam ve sevgiler, gerçek dostlarınızın bol olması dileği ile. NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 19.01.2014 14:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1235
Toplam yorum
: 3506
Toplam mesaj
: 73
Ort. okunma sayısı
: 1680
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım, A.Ö.F. Adalet Yüksek Meslek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster