Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Şubat '08

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
425
 

Gerçek suçlu kim?

Gerçek suçlu kim?
 

Bazen hayatımızın olmadık bir gününde, olmadık bir anında, birdenbire, biri tarafından suçlandığımızı hissederiz. Nedendir bu? Gerçekten suçlu olduğumuz için mi? Yoksa o suçluluk duygusunu içimizde barındırdığımız için mi?

Kısmen her ikisi de diyebiliriz. Sonra ne yaparız? Kendi kendimizi koruma duyguları içinde bize tepki gösteren kişiyi suçlarız. Halbuki o ateşi fişekleyen aslında içimizdeki o suçluluk duygusundan başka bir şey değildir.Sonra da olayı sanki hiç yaşanmamışcasına unutur gideriz taa ki benzer bir suçluluk karşımıza çıkıncaya kadar… Peki bu nedendir? Çünkü aslında olayı hazmedip kabullenmemişizdir, çünkü aslında o olay ayrıca zaten varolan suçluluk duygumuza bir de tuz biber ekmiştir, dahada körüklemiştir, olay bittikten sonra da bu duygumuz tekrar o tatlı kış uykusuna yatmıştır-bir gün tekrar uyandırılmak üzere… Bu duygumuzu ele alıp, kabullenip hazmetmediğimiz sürece o kış uykusundaki duygumuz her an uyanmaya hazır nöbette bekleyecektir çünkü bu duyguya öylesine inanmışızdır ki o bilinçaltımızda yer etmiş, tüm varlığımız tarafından kabul edilmiş, bizim ayrılmaz bir parçamız haline gelmiş bir tarafımızdır. Biz her ne kadar onu istemesekte, reddetmeye çalışıp varlığımızın taa derinliklerine saklayıp gizlemeye çalışsak bile o bizimle bütünleşmiş, vazgeçemediğimiz her an bizimle hasret gidermeye hazır olan kavalyemizdir. Varolduğumuz her an evrene onun bizimle olan birlikteliğini hatırlattığımız sürece evren de bize her zaman istediklerimizi vermez mi? Tabi ki verir ve bunlarda suçluluk duygumuzu uyandıran olaylardan başkası olmaz…

Ne yapıyoruz biz? Kendimize ait, benliğimizin parçası olan duyguları kabul etmeyip, bu duyguyu içimize hapsedip, bunları başkaların sorumlulukları haline getirmeye çalışıp, onları suçlayıp birde hayatımızda içinde bir türlü çıkamadığımız kısır bir döngü yaratıyoruz. Artık uyanıp, hayatımızın sorumluluğunu almamızın zamanı gelmedi mi? Bundan sonra lütfen her yaşadığımız olayda durup bir düşünelim-birine kızdığımızda, birini suçladığımızda-gerçek suçlu kim? İçimizde duyguların sorumluluğunu alalım, hoşnut olamadıklarımızı yenileriyle değiştirelim. Bunu Teta veya herhangi bir başka bilinçaltı tekniği ile yapabilmemiz mümkün. Bunun yanında bir de ilişkilerimize bir göz atalım-bu ilişkilerde ne tür bir enerji, şarj yükledik? Bunlar olumsuzsa ve onların sorumluluğunu alıp, kabul etmediğimiz, o kişiyi affetmediğimiz, o şarjı boşaltmadığımız sürece o kişi ile olan ilişkilerimizde o sessiz bombalar tetiklenip, olumsuz olaylar yaratmaya devam edeceklerdir. Bu şarjları EMF, Reiki veya benzeri teknikler ile boşaltabiliriz.

Gelin artık kendimize daha özgür, gerçekten istediğimiz olaylarla dolu bir gelecek yaratalım. Kısıtlamalardan kurtulmaya niyet edelim. Enerjimizin ve Işığımızın farkında olalım. Evrene gerçekten istediğimiz şeyleri yansıtalım ki o da bize onları versin. Kendi gerçeğimizi birlikte yaratalım. Güven ve huzur içerisinde evrene ‘Ben buradayım. ….’nu istiyorum diyelim. Ve o da bize her zaman niyet ettiklerimizi verecektir.

Hepinizi ve İçinizdeki Yaratıcı’ları saygıyla selamlıyorum.

Hümeyra Tümay

humeyra70@hotmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 706
Kayıt tarihi
: 05.02.08
 
 

Üniversite. İşletme-Bsc.İnternational Business Administration, US-İnternational University. İlgi Al..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster