Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

fisun gökduman kökcü

http://blog.milliyet.com.tr/kokcuffgk

12 Nisan '20

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
288
 

Gerçek Üstü Hâller...

.    Son günlerde yaşadıklarımıza bakıyorum da, aklımı hoş edecek gibi oluyorum. Birden bire yüz seksen derece değişen hayatımın kontrolünün ellerimden kayıp gitmesi, beni telaşlandırıyor elbette. Gerçek üstü bir film izler gibi izliyorum her şeyi. Sanki biraz sonra film bitecek, ben de normal hayatıma geri döneceğim... Ama öyle olmuyor. Film, acımasızca devam ediyor...
.    Dört duvar kavramını bu kadar çabuk benimseyeceğimi sanmazdım mesela. Evim,dış dünyadaki görünmez düşmana karşı bir kaleymiş meğer. Soluduğumuz hava, en büyük düşmanımız olacakmış. Su ve sabun, en büyük silahımızmış. Çelik gibi kapılar değil, maske ve eldivenler koruyormuş bizi, dış dünyaya karşı... 
.    Sevdiklerimizi telefonlarımıza sığdırdık mesela. Sevgilerimizi üç boyutlu yaşayamıyoruz artık. İki boyut neyimize yetmiyor? Doya doya öpemiyoruz ama öpücük emojilerimiz var. Sıkıca sarılamıyoruz ama sarılma emojilerimiz var... Daha ne isteriz ki başka? Bol bol onlardan gönderiyoruz artık sevdiklerimize, kokulu öpücüklerin, kalp kalbe sarılmaların yerine... Duygularımızı emojilere kodladık... Emojilerle gülüp, emojilerle ağlıyoruz artık...
.    Obsesif olduk mesela... Eskiden hasta diye nitelendirdiğimiz insanları, fersah fersah geçtik... Dönüp dönüp, ellerimizi yıkıyoruz, anormal bir biçimde... Ellerimiz sanki bize düşman...
.    Televizyonu açınca, savaş haberlerini duyuyoruz her seferinde... Kaç ölü, kaç sağ var? Savaş hangi cephelerde, ne alemde? Sonra savaşın görüntüleri dönüp dolaşıp duruyor ekranda. Ekrandan beynimize kayıp geçiyor usulca, rüyalarımızda da oynamak üzere... Bembeyaz giysileri ve maskeleriyle, gerçek üstü askerlerin, harbiden gerçek üstü mücadelelerini izliyoruz durmadan, elektron mikroskobik görüntüsünden tanıdığımız, yeşil renkli, yuvarlak canavara karşı... Her şehit düşen gerçek üstü askerle birlikte, onu yetiştirmeye adanmış, çok zorlu geçen on yıllar da heba olup gidiyor ne yazık ki...
.    Uzayda keşfedilmedik yer bırakmamaya ant içen insanlık, burnunun ucunu göremiyormuş meğer... Uzay gemilerinin gerçek üstü görüntüleri, maskeli, koruma giysili sağlık askerlerinin görüntülerine, milyonlarca sıfır, yenik düştü. Gerçekten gerçek üstü olan, onlar şimdi... Teknoloji devlerinin devliği, bir bez maskenin yokluğunda cüceliğe evrildi... Bir paket tuvalet kâğıdının yaprakları arasında, klozete düştüler... Bir kalıp sabunun köpüklerinde boğuldular. Ve bir tutam makarnanın suyunda, ölümüne haşlandılar... Uzaya komşu kapısı olarak bakan insanlık, komşusunun kapısına bakakaldı... Şimdi söyleyin bana, bundan daha gerçek üstü olan bir hâl var mı ?
.
.
.
Dr.F.Fisun Gökduman Kökcü---Muğla-Menteşe---12.04.2020
 
Ohannes, Sibel Yılmaz, Matilla ve 3 diğer kişi bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba ablacım. Etkileyiciydi anlatımın,okurken bir çok şeyi sorgulattı zihnime de. Özlem duyduklarim da vardı satırlarının arasında:( Yüreğin, kalemin sağ olsun...

Sibel Yılmaz 
 27.04.2020 4:49
Cevap :
Bu günler,kendimizi sorgulama günleri oldu zaten Sibel'ciğim.Olmasa da olur dediğimiz bir çok şeyi gördük.Gerçekten ihtiyacımız olan şeyleri anladık.İlginç günler...Teşekkür ederim.Gönül dolusu sevgiler...  06.05.2020 0:49
 

Merhaba Fisün Hanım, Corona ile ilgili bu denemenizi ben de severek okudum. Yüreğinize salık. Bu beladan ne zaman kurtulacağız. Galiba bu bizim için bir sınavdır. Baksanıza ABD dahi perişan oldu. . Uzaya gidenler minnacık bir mikrobun hakkında gelemiyorlar. Bu da düşünmeye değer. Sağlıkla kalınız...

Abdülkadir Güler 
 22.04.2020 1:33
Cevap :
Bütün dünya bu salgının etkisinde kaldı değerli şairim.Umalım ki çok sürmesin.Teşekkür ederim.Sağlıcakla kalın....  22.04.2020 13:43
 

Fisun Hanım, ne güzel anlatmışsınız Korona belasını ve insanın burnunun ucunu görememesini. Aklınıza sağlık. Milliyet Blog'da benim de, konuyla ilgili "İnsan sonu mu hazırlıyor?" başlıklı kısa bir yazım var. Bilgilerinize sunulur. Saygılarımla... Ali Rıza Çatal

Ali Rıza Çatal 
 21.04.2020 12:22
Cevap :
Teşekkürler değerli yazarım.Hislerimi anlattım elimden geldiğince.Sizin yazınızı da okuyacağım.Selamlar,saygılar...  21.04.2020 20:59
 

Aslında yazınıza baştan sona kadar katılıyorum ancak şu "Obsesif olduk mesela..." cümleniz beni biracık düşündürdü. Bence biz "gerçek üstü hâller" de yaşamayı oldum olası hep çok sevdik. Örneğin Picasso'nun veya Salvador Dali'nin tablolarına veya gerçek üstü kurgusal edebiyata, fantastik yazılara her zaman hak ettiklerinden çok fazla değer verdik. Bence biz oldum olası hep obsesif yaratıklarız ve sevmediğimiz şey gerçek olanı gerçek olarak algılamaktır. Bunun dışında sağlık personelinin gerçekten VAR olduklarını anlamamızı çok faydalı buluyorum ama ne olur onları da KUTSAL'laştırmayalım ve oldukları gibi kabul edelim. Yazarları, çizerleri, sanatçıları, dansözleri hatta öğretmeleri bile kutsallaştırdık. Peki sonunda ne oldu? Eğitim sistemimiz bile çökmedi mi? Bence insanlık için faydalı her tür tür üretim yapan her meslek önemlididr, değerlidir. Ama örneğin her yıl toprak altında kelle koltukta çalışan ve ölen maden işçilerine en ufak bir DEĞER'i bile çok görüyoruz. Saygı ve sevgileriml

Matilla 
 20.04.2020 11:23
Cevap :
Obsesyon:Takıntılı şekilde,bir hareketi tekrarlamak.Şu andaki hallerimiz.Sürrealiteden hoşlandığımız konusunda emin değilim.Çünkü dünyanın küçük bir kısmı gerçek anlamda bu saydığınız kişileri bilir,gerisi entelektüel görünmek adına bilirmiş gibi yapar.Sağlık personeli hep vardı,yeni fark edenlere selam olsun:)Benim kimseyi kutsallaştırdığım yok.Ama bunca yıllık doktorum,bu kadar gerçek üstü kıyafetler giymedim.Durumun olağanüstülüğünü vurgulamak istedim yazımda.Her meslek önemlidir ama hekim yetiştirmek zordur.Çok çalışma,çok disiplin,çok para ve çok uzun zaman gerekir.Bu yüzden bir hekim ölünce,sistemde ciddi bir gedik açılır.Son olarak,benim herhangi bir mesleğe ithafen yazdığım şiir nadirdir.Sadece hekimler ve madenciler için yazdım şu ana değin.Saygılar değerli yazarım.Linkleri paylaştım,dilerseniz okursunuz.http://blog.milliyet.com.tr/hekimin-olumu/Blog/?BlogNo=359136---http://blog.milliyet.com.tr/bir-omurluk-komur/Blog/?BlogNo=460916  21.04.2020 20:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 330
Toplam yorum
: 1206
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 278
Kayıt tarihi
: 24.08.11
 
 

Efekan'ın annesi, Mehmet'in eşi, doktor emeklisi... Değerli dostlar... Bundan sonra, yazılarımı ses..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster