Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Eylül '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
160
 

Gerçekçilik ve Monşerce farkındalık

Gerçekçilik ve Monşerce farkındalık
 

Farkındalık sözcüğü, son zamanlarda bizim entel/dantel takımların "yükselen değeri" haline geldi ve vitrinin başköşesine oturtuldu.

Bir aşağı/ bir yukarı, her yer farkındalık; her entel her şeyi farkında...

Bilincin, aydınlığın, çağdaşlığın vitrinine farkındalık oturtuldu.

Gelin bir basamak daha tırmanıp, az-biraz [daha] monşerleşelim:

- Farkındalık konsepti...

Entel dediğiniz işte bu "farkındalık konsepti"nde kurulup oturacak ve topluma [halkına] böyle bir sırça köşkten bakacak.

Yaklaşmayacak, yaklaşım sergileyecek...

Halktan biri olmayacak, halkı yönetme egoizminin yarattığı bir senyör olacak, baron olacak...

Ve her şeyi farkında olacak; ama kılını kıpırdatmayacak.

Ülkenin karanlığa gittiğini ve hızla uçuruma doğru koştuğunu fark-etmiş olacak... Ama elini sıcak sudan soğuk suya sokmayacak.

O her türlü toplumsal sorunu farkındadır. Ancak, toplumsal sorunlar onun bilgi dağarcığının, entellik platformunun öğeleridir; süsleridir...

Söylev dağarcığının malzemeleridir.

Siyaset basamaklarının unsurlarıdır; siyasi geleceğinin merdivenleridir; harcıdır...

Farkındalık, hele bir de yanına konsept sözcüğünü alıp "zenginleşince" bizim entel/dantel aydınımızın süsüdür, ziynetidir, rozetidir.

Ancak bu rozet onun köhnemiş geçmişinin de göstergesidir.

Halk, bir dönem bu zevata monşer dedi, kendinden ayrı tuttu.

Bir dönem mizah dergileri "kikirik" ismini taktı.

Sonra neo-liberal oldu bizim kikirik-monşerler; geliştiler, semirdiler.

Şimdilerde bir kısmı folklorik solcu oldu, emperyalizm kökenli insan hakları oto-yoluna saptı...

Diğer bir kısmı ise, farkındalığını sürdürdü sonuna kadar ve kendi kişisel çıkarının ne yönde olduğunu fark-etti ve o noktada derinleşti her geçen gün, biraz daha... Bir çok daha!

Farkındalık...

Güzel söz aslında; anlam yüklü, bilince dönük, içeriği zengin bir söylem.

Bu söylemin dümenine halk geçtiğinde seyreyleyin siz gümbürtüyü...

Halk bütün bu "farkındaları" fark-ettiğinde ve ardında da farkındalık düzeyini hayata geçirdiğinde [bugünden] neler olabileceğini fark edebilir misiniz?

Demokrasinin yaşadığımız hokkabazlık olmadığı, Cumhuriyet değerlerinin nasıl kemirildiği, sosyal hukuk devleti ilkesinin içi boş bir süs haline getirildiği fark edildiği anda nelerin olabileceğini tasarlayabilir misiniz?..

İşte entel/dantellerimiz bunu fark ettiklerinde ve farkındalıklarını sırça köşklerinin dışına taşırdıkları takdirde ve ancak o koşulla, gerçekten aydın olabileceklerini fark ettiklerinde çözülecektir düğüm.

İçinde yaşamakta olduğumuz bu kör düğüm...

 

 

www.haksal.av.tr

@farukhaksal42

www.soruyusormak.com

Çiğdem Timur bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın Haksal, yazıya konu olan entel/ dantel insanlar için " lümpen " tanımı daha uygun diye düşünürüm. Çünkü " farkındalık " kişinin başta kendisi olmak üzere her konudaki doğru ve yanlışı ayırt edebilme,objektif sorgulama, fikir yürütme ve daha iyisini olmak ya da yapmak adına eyleme geçme durumudur. İkisinin arasındaki farkı hissettiren bu yazınız için teşekkür ve saygılarımla...

Çiğdem Timur 
 03.10.2016 13:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 911
Toplam yorum
: 360
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 469
Kayıt tarihi
: 30.01.09
 
 

1942 yılının Şubat ayında Bursa'da (Mehmet Kemalettin'den olma, Emine İffet'ten doğma olarak) dün..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster