Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ağustos '06

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
5181
 

Gerçeklerle yüzleşmek

Gerçeklerle yüzleşmek
 

Kendilerinde fırtınalara karşı göğüs germe cesareti bulamayan fidanlar, saksılarda yaşamaya mahkumdur. Özgürlüğün tadını saksıdaki çiçekler değil, dağlardaki çınarlar bilir. Fırtınanın gücü meydandaki çınara değil, saksıdaki çiçeğe yeter. Ömürleri boyunca saksıdaki çiçek gibi büyüyenler rüzgarı görünce odalara kaçmak zorundadırlar.

Pusuya alışanlar, meydan zevkinden mahrum kalırlar. Çınarlar pusuda yetişmez. Pusuda yetişenler çınar gövdelerine sarılmış yosunlardır. Fırtınaya karşı koyan çınardır, gurur yapanlarsa yosunlar. Kibir ve gurur yaparak büyüklenenlere bakınız mutlaka bir çınarın gövdesine tutunmuşlardır.

Ancak büyük gemiler okyanuslarda yüzebilirler. Küçük teknelerin büyük gemilere özenip de okyanuslara açılması kadar tehlikeli bir şey yoktur. Solucanlarda yüksek doruklara ulaşabilirler, fakat kartalların ağzında. Yani solucanları havada görürseniz şaşırmayın, kartalların ağzında dolaşıyordur. Solucanların havada uçması onu ne kartal yapar nede herhangi bir kuş. Bütün bunlar onu ait olduğu yerden uzaklaştıramaz. Her gökte uçana kuş denmez. Baykuş ve yarasalar belki de kendilerinin fark edilmesinden hoşlanmadıkları için gece karanlığını tercih ediyorlar. Ne olursa olsun kuşlar havada, solucanlar da karada daha güzeldir. Kainattaki gerçek adalet herkesin haddini bilmesinde yatmaktadır.

Önemli olan büyük insan soyundan gelmek değil, büyük insanların yolundan yürümektir. Bu dünya yaşantılarıyla asilleşen veya rezilleşen kimselere de tanıklık etmiştir. Kedi verdiği sözü ancak fareyi görünceye kadar tutar. Fareyi gören kedi bırakın verdiği sözü tutmayı kendini tutmayı da başaramaz. Elbette hiçbir kedi dünyaya yalnız fare tutmak için yaratılmamıştır. Ne yazık ki kedilerin başarısı tuttukları farelerin sayısına göre ölçülüyor. Kedi karakterlilerin verdikleri söz ve dostluklar da ancak menfaatleri görüp ona sahip oluncaya kadardır.

Küçük adamlar, büyük adamların fikir sancısını, kendi karın ağrılarıyla karıştırırlar. Küçük göller, kendi üzerlerinde yüzen sandalları gemi olarak görürmüş. Bazıları duydukları her tartışmadan kendilerinin konuşulduğunu zannedebilirler. Halbuki , Büyük adamlar fikirlerle ilgileniyorlar, küçük adamların aptallıklarıyla değil. Kendileriyle barışık olmayanlar başkalarıyla kavga halindedirler. İçi boş fıçıların sesini kesmek için içlerinin doldurulması gerekmektedir. İçi boş insanların sesini kesmek için de beyinlerinin dolması gerekir. Bilgisizliği bastırmanın tek yolu avazı çıktığı kadar bağırmaktır. Çok konuşan ve bağıran insanlara bakınız, bilgisizliklerini bastırmaya çalıştıkların göreceksiniz.

Yarınki durumunuzu öğrenmek istiyorsanız, bugün ne işle meşgul olduğunuza bakınız. Bugün damla iseniz yarın göl olabilirsiniz. Bugün bataklık iseniz yarın mutlaka çöl olacaksınız demektir. Yalnız elbiseye rağbet edilseydi, tavus kuşu hayvanlar aleminin sultanı olurdu. Söze değer verilseydi bu defada sultanlığı bülbülden başka kimse alamazdı.

Gerçeklerle yüzleşmeye başladığımız zaman alacağımız daha çok derslerin olduğunu görüp anlıyor insan.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 574
Toplam yorum
: 543
Toplam mesaj
: 38
Ort. okunma sayısı
: 884
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Samsun Yazarlar Derneği (Kurucu) Başkanı. 12 kitabı neşredildi. Türk Güreşinin Sembol ismi Yaşar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster