Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Şubat '07

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
10243
 

Gerçekliğe ulaşmanın hikayesi..

Gerçekliğe ulaşmanın hikayesi..
 

Geçenlerde sahaflarda bir kitaba rastladım.

"Mantıkut-Tayr" , diger adıyla söylemek gerekirse "Kuş Dili" kitabın adı. Yazarı Ferüdüddin Attar, 1120 yılında Naşibur'da dogmuş ünlü bir şair ve mutasavvıf olup, mesnevi tarzında yazdıgı bu eserinde tasavvufun Vahdet-i Vücud anlayışını anlatıyor.

Eserde inanılmaz bir zenginlikte sembolik bir dil ve anlatım kullanılmış, "hakikat"i

arayanlar, yani hakikat yolunun yolcuları kuşlarla simgelenmiş.

"… Günlerden bir gün, dünyadaki bütün kuşlar bir araya gelirler. Toplanan kuşların arasında hüthüt, kumru, dudu, keklik, bülbül, sülün, üveyik, şahin ve diğerleri vardır.

Amaçları, padişahsız hiç bir ülke olmadığı düşüncesiyle, kendilerini yönetmek üzere bir padişah seçmektir.

Hüthüt söze başlar ve kuşların haberleri olmasa da Simurg adında bir padişahları olduğunu söyler.. Simurg’u arayıp bulmaları için kendilerine kılavuzluk edeceğini ilave eder. Kuşların hepsi de hüthütün peşine takılıp onu aramak için yollara düşerler.

Ama, yol çok uzun ve hedef uzak olduğundan; kuşlar yorulup hastalanırlar. Hepsi de, Simurg’u görmek istemelerine rağmen, hüthütün yanına varıp “kendilerince geçerli çeşitli mazeretler söylemeye” başlarlar.

Çünkü, kuşların gönüllerinde yatan asıl hedef çok daha basit ve dünyevî’dir.(Örnek olarak, bülbülün isteği gül; dudu kuşunun arzuladığı abıhayat; tavus kuşunun amacı cennet; kazın mazereti su; kekliğin aradığı mücevher; hümânın nefsi kibir ve gurur; doğanın sevdası mevki ve iktidar; üveyikin ihtirası deniz; puhu kuşunun aradığı viranelerdeki define; kuyruksalanın mazereti zaafiyeti dolayısıyla aradığı kuyudaki Yûsuf; bütün diğerlerinin de başka başka özür ve bahanelerdir)

Bu mazeretleri dinleyen hüthüt, hepsine ayrı ayrı, doğru, inandırıcı ve ikna edici cevaplar verir. Hüthütün söylediklerine ikna olan kuşlar, yine onun rehberliğinde Simurg’u aramak için yola koyulurlar.

Ama, yol, yine uzun ve zahmetli, menzil uzaktır…

Yolda hastalanan veya bitkin düşen kuşlar yine çeşitli bahaneler, mazeretler ileri sürmeye başlarlar. Bunların arasında nefsanî arzular, servet istekleri, ayrıldığı köşkünü özlemesi, geride bıraktığı sevgilisinin hasretine dayanamamak, ölüm korkusu, ümitsizlik, pislik endişesi, himmet, vefa, küskünlük, kibir, ferahlık arzusu, kararsızlık, hediye götürmek dileği gibi şeylerle; bir kuşun sorduğu “daha ne kadar yol gidileceği” sorusu vardır.

Hüthüt hepsine, bıkıp usanmadan tatminkâr cevaplar verir ve daha önlerinde aşmaları gereken “yedi vadi” bulunduğunu söyler. Ancak, bu yedi vadi'yi aştıktan sonra Simurg’a ulaşabileceklerdir. Hüthütün söylediği, “yedi vadi” şunlardır.

VADİLER
AŞAMALAR

1.Vadi
İstek

2.Vadi
Aşk

3.Vadi
Ustalık-iş

4.Vadi
kanaatkarlık

5.Vadi
yalnızlık

6.Vadi
şaşkınlık

7.Vadi
Yokluk

ÖLÜMSÜZLÜK

Kuşlar gayrete gelip tekrar yola düşerler…

Ama, pek çoğu ya yem isteği ile bir yerlere dalıp kaybolur, ya aç susuz can verir, ya yollarda kaybolur, ya denizlerde boğulur, ya yüce dağların tepesinde can verir, ya güneşten kavrulur, ya vahşi hayvanlara yem olur, ya ağır hastalıklarla geride kalır, ya kendisini bir eğlenceye kaptırıp kafileden ayrılır.

Bu sayılan engellerin hepsi de yoldaki sınavlardır. Bu sınavlardan sadece otuz kuş geçer.Bütün vadileri aşarak hedeflerine yorgun ve bitkin bir halde uzanan bu kuşlar, rastladıkları kişiye kendilerine padişah yapmak için aradıkları Simurg’u sorarlar.

Simurg tarafından bir görevli gelir…

Görevli, otuz kuşun ayrı ayrı hepsine birer yazı verip okumalarını ister. Yazılarda, otuz kuşun yolculuk sırasında birer birer başlarına gelenler ve bütün yaptıkları yazılıdır.

Bu sırada, Simurg görünür…

Otuz kuş, görünenin bizzat kendileri olduğunu; yani, Simurg’un aslında "anlam" bakımından otuz kuştan ibaret olduğunu görüp şaşırırlar.

Çünkü, bizzat Simurg'un kendileri olduklarını görmüşlerdir.

Kuşlar Simurg, Simurg da kuşlardır.

Bu sırada Simurg’dan ses gelir:

“Siz buraya otuz kuş geldiniz, otuz kuş göründünüz. Daha fazla veya daha az gelseydiniz o kadar görünürdünüz. Çünkü, burası bir aynadır!”

Kuşlar, “Hakikât Yolunun Yolcuları” ; Simurg ise “Hakikât”tir.

Bu anlatımda İnsanoglunun yaşam macerasında da karşılaştıgı arzu, istek, ihtiras ve bir dolu yönelimlerine eşdeğer bu merdiven basamaklarını çıkabilmek ve sonunda "hakikat"a ulaşmakta çok az insana kısmet olur . Bunlar, tekamül merdiveninin İstek’ten Yokluk’a doğru çıkan basamaklarıdır. Anlatıldıgı gibi, kuşların bazıları, Yokluktan daha ileri gide­rek "Yokluğun da Yokluğunu" yani Sonsuzluğu/ ölümsüzlüğü idrak ederler.

Bu durum sembolik evrende vazgeçme, kusursuzluğa/olgunlaşmaya/ermeye ulaşmanın tek yoludur.

Galiba bu kitap, hergün yara bere ile bir dolu beklenti ve arzu içinde çıktıgı ölümcül koşu sırasında, herkesin durup biraz düşünmesi gereken, nereye ne için koştugunu bir kez daha gözden geçirmesi için iyi bir fırsattır .

Kitap: MANTIKUT-TAYR(Kuş Dili)

Yazar: Ferüddin Attar

Türkçesi: Yaşar Keçeci

Yayınevi: Kırkambar Yayınevi

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Başka bir açıdan değerlendirdiğimizde de Attar bu kitabında nefsin yedi kademesinden bahsetmiştir. (En alttan yukarıya doğru yedi şakra) Diğer güzel bir eser ise: A'mak-ı Hayal, yazarı: Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi...Beğeneceğinizi düşünüyorum Selim Bey:)

Beyza 
 27.06.2008 11:53
Cevap :
ilginize teşekkür ederim hanımefendi:) o söylediginiz kitabı bana bulursanız,harika bir iyilikte bulunmuş olursunuz..sevgilerimle..  27.06.2008 14:30
 

olmasa, attar'lar, ibn arabiler, şemsler, mevlanalar da olamazdı ki...

Arzu Pınar 
 27.01.2008 22:07
Cevap :
sevgili arzu,demem o degildir.kendi "hakikat"imiz içsel bir yolculuktur,dışsal olanın ruhumuzda yarattıgı fırtınaların,dalgalı denizlerin arasında bir seyahat halidir..attar da ibni arabi ve ötekilerde ol bu hikayeyi hep böyle yaşamış böyle nesir eylemişlerdir.bu seyahatin dönüşü diye bir şey yoktur,hikayenin bizatihi kendisi hep ileriye giden ve yaşanana ait olandır.Anlatan ise vesile olandır,dinleyen de bu hikayelerden feyz alan veya seyreyleyendir..Neyin dönüşünü arıyorsun hakikat hakikattir,yolculukta ona dogru bir arayıştan ibaret..sevgiler..  28.01.2008 1:26
 

Bu bilgeliği ne güzel akatarmışlar. Anlayana ne kadar öğretici, anlamayana kuş hikayesi. Bu hikayenin geri dönüşü de anlatılmış mı? Sevgiler,

Arzu Pınar 
 26.01.2008 11:33
Cevap :
..kendi simurg'umuzu bulma yolunda bir kuş olup uçmayı ögrendigimizde,bu yolun bir dönüşü olmadıgını da ögrnecegiz elbet bir gün:) sevgiler...  27.01.2008 14:29
 

Yazınız beni çok sevindirdi. Çünkü kitabın yayıncısıyım. Yayınladığımız kitaplar hakkında kaliteli değerlendirmeler görmek bizi mutlu ediyor. İlginize teşekkürler recepkibar@mynet.com

recep kibar 
 03.03.2007 23:16
Cevap :
Ben size teşekkür ederim Recep bey..Şimdilerde böylesi yayınlar çok azaldı,sahaflarda filan bulmak mümkün ancak..Sizlerden ricam,bu tip yayınları yeni kuşaklarla buluşturmak için daha modern pazarlama yöntemleri geliştirmenizdir..Sevgiler..  04.03.2007 2:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 88
Toplam yorum
: 155
Toplam mesaj
: 37
Ort. okunma sayısı
: 1073
Kayıt tarihi
: 09.01.07
 
 

Ankara SBF'yi bitirdim. Öğrencilik yıllarında gazetecilik, sonrasında uzun yıllar özel sektörde ü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster