Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Nisan '09

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
Okunma Sayısı
396
 

Gerçekten kriz var mı?

Ekonomik kriz hakkında çok kişi konuştu, çok kişi kişi yazdı. Halen yazmaya ve konuşmaya devam ediyor, güncelliğini kaybetmeden iki satır da ben yazayım istedim, aslında geç bile kaldım.

Bence bu kriz medya ile işadamları tarafından planlanmış, alıştıra alıştıra göndeme getirilmiş altyapısı hazırlanmış bir tezgah. Bir seneye yakın zamandır televizyonlar ve gazeteler kriz geliyor diye bas bas bağırdılar, toplumu böyle bir krizin olacağına inandırdılar ve en sonunda öldürücü darbeyi vurdular.

Saygıdeğer işadamları uzun zamandır kazançlarını yeterli görmüyordu ve artırmanın yollarını arıyordu, bunun en garantili yolu devletten destek almaktı, fakat genelde sıkıntı içindeolan halkımızı karşılarına alarak doğrudan destek istemek hoş görülmeyecekti. Zaten yazılı ve görsel medya sahipleri işadamları olduğuna göre sorun yoktu.

Önce yavaş yavaş ama ektili bir şekilde krizin geleceğini halkımıza inandırdılar, sonra da en acımasız kural olan işçi çıkarmaya başladılar, normal vatandaşın zaten geliri ve gideri belli, kendi yağı ile kavrulmasını bilir ve krizi bir şekilde gögüsler ama işsiz kalmak karşısında yapılacak birşey yok, işçi çıkarmaya engel olacak her türlü önlemin alınmasına halkımızın diyecek birşeyi yoktur.

Devlet bir süre direndi ama onun da işadamları karşısında şansı yoktu ve önlemler alınmaya paketler açılmaya başladı önce birinci paket açıklandı kredi faizleri düşürüldü, bir milyar dolar kredi dağıtıldı arkasından ikinci paket geldi KDV ler ÖTV ler düşürüldü bunlar da yeterli değil, yakında sigorta pirim borçları affedilecek veya faizsiz takside bağlanacak, arkasından vergi borçları affedilecek, faizsiz ve uzun vadeli yeni krediler verilecek veya işten çıkarılan
işçilerin maaşları devlet tarafından verilerek yeniden işe alınmaları sağlanacak, yani yapılan herşey işten çıkarılan işçiler için yapılıyormuş gibi gösterilerek işadamlarının bizleri sömürmeye devam etmesi sağlanacak.

Ne değişti de kriz oldu ben anlamıyorum, bizim küçük esnafımız, maaşı garanti olan işçimiz memurumuz, emeklimiz ben bildi bileli ağlar ama bir şekilde geçinir ne acından ölür ne de istediği gibi yaşar, ne kadar ağlarsa ağlasın hiçbir hükümet dönüp bakmaz yani ağlamak için kriz olup olmaması şart değildir.
İşleri gerçekten bozulan işadamları da elbette vardır ama sorumlusu yine kendileridir, bir kazanırken hep iki harcamışlar ve hep böyle olacak sanmışlardır, biraz sıkışınca da işçi çıkararak işlerinin bozulduğunu işçi çakarmakta haklı olduklarını halkımıza inandırmışlar ve yine bedelini bizlere ödettirmişlerdir.

Burada en büyük problem işten çıkarılan işçilerdir. Bu işçilerin yüzüsuyu hürmetine bu tezgahı yutmak zorunda kalıyoruz. Bunun tezgah olduğunun en büyük göstergesi, stoklarını eriten oto satıcılarının hemen zam yapması değil midir?

Ayrıca sıfır araba diye boyalı arabayı hemde liste fiyatından fazlaya satan otomobil bayisinin işyerini kapatmasına ve buna alet olup müşteri yerine patronu tarafını tutan işçisinin işsiz kalmasına ben sevinmeli miyim yoksa üzülmeli miyim bilmiyorum.

Sanki hükümet sözcüsü gibi yazdım ama kesinlikle böyle birşey yok, sadece olayın başka bir yönüne dikkat çekmek istedim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 424
Kayıt tarihi
: 17.10.08
 
 

54 yaşında bir emekliyim. 2002 yılında kalp krizi geçirdim. Bir hafta yoğun bakımda kaldım. Ölümü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster