Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Eylül '16

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
457
 

GERÇEKTEN MUTSUZ MUSUNUZ?

YOKSA MUTSUZ OLMAYA ALIŞTIĞINIZ İÇİN Mİ ÖYLE KALMAK İSTİYORSUNUZ?
 
İnsanların en uzun süre yaşamayı istediği duygu mutsuzluktur. 

Evet, yaşamayı istediği diyorum çünkü bir duyguyu ilk anda yaşamak senin elinde olmayabilir fakat üzerindeki etkisinin devam etmesini istemek ya da istememek senin elindedir.

 

MUTSUZLUK, hissetmesi ve öylece yaşanması kolay olduğu için, insan üzerinde etkisi en uzun süren duygudur.

Sahip olman için, emek vermen gerekmez. Parmağını bile kıpırdatmadan kolayca yaşayabileceğin bir duygu olduğu için işine gelir ve kolaylıkla  alışkanlık haline getirirsin.

Bu alışkanlık sana hayatın hep olumsuz yönlerini gösterir, iyiliği ve doğruluğu değil de kötülüğü ve yanlışı irdeletir. Senin insanlara güvenini sarsar ve sürekli yaşadığın ya da yaşanılan  hayatlarla  ilgili hayıflanıp duran huysuz bir bireye dönüştürür.

 

Bu olumsuz düşüncelerle bizi mutsuz edecek duyduları hissetmek ve yaşamak  kolaydır.

Zor olan, emek sarfedip adım adım ilerleyerek yakalayacağın mutluluktur. Sabır gerektirir!!!

İnsanoğlunun emeğide, sabrıda kıymetli olduğu için harcayıp zayi etmek istemez tabi!!!!

Bu sebeple en kolayını, MUTSUZLUĞU yaşamayı seçer.

 

Şimdi bir  düşün! Ortada hiç bir sebep yokken mutsuz olduğunu hissettin mi ?

Cevabın evet ise; ruhun mutsuzluğa alışmıştır ve sen alışkanlıklarından kolay vazgeçemezsin. Böylelikle mutsuz kalmak tercihin olur.

 

Ya da etrafında gülen insanları görünce sinirlendin mi?

Cevabın yine evet ise senin yaşamayı reddedip elinin tersiyle ittiğin mutluluğu, diğer insanların kolayca yaşadığını görmek kıskandırmıştır seni. Oysa ki  gülebilmen o kadar kolay ki farkında değilsin.

 

Peki seni insanların yaşadığı mutsuzluk sevindirdi mi ?

Eğer sevindirdiyse durumun oldukça vahimdir.

MUTLULUĞUNUN SEBEBİ BİLE MUTSUZLUK OLMUŞTUR.

Dikkat et!

Mutsuzluğa öyle batmışsındır ki seni senden başkası kurtaramaz artık.

 

Duygular soyuttur; dokunarak, duyarak, görerek hissedemezsin. Duyguları bedenine anlam katan ruhun yaşar!! Bu sebeple mutsuzluğu üzerinden atıp mutluluğu yakalayabilmek için bedenini değil ruhunu doyurmalısın!!!!!

 

Ruh'unu, madi değerlerle değil manevi değerlerle doyur.

Şimdi tekrar düşün ve maddi/manevi değerlerini değerler terazinde tart. 

Maddi değerlerin ağır geldiyse sadece bedenini doyurup mutsuzluğu yakalamışsındır, geçmiş olsun.

 

Manevi değerlerin ağır geldiyse eğer daha çok ruhunu doyurmuşsundur ve mutluluk seninledir, tebrikler ve sana MUTLU SONSUZLUKLAR...

EMEĞİNİZİN VE SABRINIZIN SINIRLARINI ZORLAYIN MANEVİYATINIZI GÜÇLENDİRİN!!

BUNUN İÇİN MUTLU OLMAYI İSTEMENİZ YETERLİ!

 

Matilla bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Mustafa Bey Yazıma farklı bir pencereden bakıp yorumladığınız için teşekkürler. Mantıklı her düşünceye saygım sonsuzdur... Durumların zorluk ya da kolaylık derecesi kişiye göre değişkenlik gösterebilir tabiki... Gözlemlediğim kadarıyla günümüzde insanlar doyumsuzlaşmış, düşünce yetilerini kaybetmiş ve mutlu olabilmeleri zorlaşmıştır. Düşünmek akıl yürütmek insanoğlunun en çok zorlandığı konudur. Ben mutlu olmanın yolunun sağlıklı düşünebilmekten geçtiğini düşünüyorum. Mutsuzluk maddi manevi hiçbirşeye sahip olamadığını sandığında ortaya çıkar. Hiçbir şey içinde fazla düşünmeye gerek yoktur. Kısaca olaylara bardağın boş tarafından bakarsanız hiçbirşey göremez ve hiçbirşey içinde akıl yürütüp düşüncelerinizi harekete geçiremezsiniz. Eğer dolu tarafından bakarsanız çok fazla akıl yürütüp düşünmeniz gerekir ve illaki o düşünceler arasında sizi mutlu edecek noktaları bulabilirsiniz... Mutluluk emek ister!!!!

Nazmiye Koçak 
 24.09.2016 16:30
 

İlk bakışta başlığınız bana saçma geldi ama sorgulayınca kast ettiğiniz şeyin çok saçma değil biraz eksik olduğu sonucuna vardım. Mutsuzluğun asıl nedeni hayatta başarısız olmaktır. Çünkü alıştığımız, ezberlediğimiz gibi yaşıyoruz. Neden ezberlerimizi bozamıyoruz? Çünkü ezberleri bozduğumuzda daha başarılı olabileceğimizi akıl edemiyoruz ve göremiyoruz. Yani akıl edememek, rasyonel olanı görememek bir tercih değil, alışkanlığın, ezberci yaşamın bir sonucudur. Biz mutsuzluğu tercih etmiyor, ezberi, alışkanlığı bozabildiğimizde daha mutlu olabileceğimizi keşfedemediğimiz ve de alışılagele ezberleri bozma cesaretimiz, gücümüz olmadığı için mutsuzluğa katlanıyoruz. Düşünce biçiminizi beğendim, ama sebep sonuç zincirinde bir halkayı atladığınızı zannediyorum. İnsanlar kolay olanı değil aksine daha zoru daha meşakkatli olanı yapıyorlar, ama bunu bilinçli olarak değil aptal oldukları için daha kolay olan yolu keşfedemiyorlar. Analiz ve emek ürünü blogunuzu öneriyorum. Selamlar

Matilla 
 24.09.2016 6:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 49
Toplam yorum
: 32
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 259
Kayıt tarihi
: 24.07.14
 
 

HAYATA DERKENAR! ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster