Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Şubat '12

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
259
 

Gerçekten özgür olmak ister misiniz?

Gerçekten özgür olmak ister misiniz?
 

İnsanın ruh dünyası talan edilmeye son derece açıktır:

Yöneticisine, siyasi liderine, inanç önderine kulluk edebiliyor insan….Mala, şöhrete, paraya, kariyere, anasına, babasına, çocuğuna, sevgilisine kul köle olabiliyor... 

Hatta nefsini bile Rab ediniyor… Kendini müstağni gördüğünde azıtıyor. Yolunu şaşırıyor. “Ben, ben ben” demeye başlıyor. İnsanı, kendi nefsinin zulmünden/azgınlığından korumak kolay değil.

İnanç önderleri bazen ruhbanlaşarak, insanları Allah’a çağırırken, kendilerini de “Rab” durağı haline getirmeye çalışıyorlar. İnanç gibi, teslimiyet gibi insanın kendini aştığı alanlar, insan için tuzağa dönüşüyor böylelikle..

Şeytan insanın kulluk güzergahını saptırmak istiyor. Misyonu o onun çünkü. Yollarına duracak insanın ve tutup götürecek başka yollara…

İnsan garip bir varlık, putunu kendi yapıp kendi tapacak bir zaafı var içinde, bir cehli var. Tağut üretmekte üstüne yok insanın. Her güç odağı insanı bir zaafından yakalayıp kendine kul haline dönüştürüyor.

Sebepler dünyasında dağılıp tarümar olabilecek bir yapıya sahip insan.

Ve bunu, “kulluk bağları”ndan sıyrılmak, bir başka ifadeyle “özgürleşmek” için yaptığını zannedecek kadar da aldanmaya müsait…

Elini tutsak edecek birileri, gözünü başkaları, kalbini, dimağını ötekiler… Talan edilecek, rüzgar önünde paramparça olacak kişiliği… Her uzvuna bir dünyevi talep el koyacak… Kafasını kalbini toparlayamayacak ki, bir ruh huzuruna ulaşsın…

İnsanın dramı bu…

Hüsranı….

Dağılışı….

Savruluşu….

Kalb sancısı…

Bunun için var olmadı insan. Yani var edilmedi, yaratılmadı.

Kulluk, insan için, ancak Allah’a yöneldiğinde bir huzur vesilesidir.

İnsan sadece Allah’a kul olduğu zaman, başka varlıklara kul olmaktan kurtulur.

Çünkü insan, kendi benine kul olmak gibi bir zaafı bile bünyesinde taşıyor ve kendi benine kul olduğunda da insan korkuları ile, ümitleri ile tutunacak dal arayan bir varlığa dönüşüyor.

Onun için Peygamberler elinden tutar insanların…Sadece Peygamberler insanların yıkılmış, çiğnenmiş, tarümar olmuş, yaralanmış gönül dünyalarını imar eder, tamir eder, inşa eder.

Peygamberler der ki: “Allah’a kul ol, başka her şeye karşı da özgür! Sen insansın, Allah sana ruhundan üfledi. Seni mükerrem kıldı, sana ahsen-i takvimi bahşetti, eğer insan olabilirsen… Şayet alçalırsan, ruhunu Şeytan’ın esaretine teslim edersen… Öteki uçta, hayvandan daha aşağı olmak var…İşte kurtuluş yolu, seçim senin….”

İnsanoğlunun dünya hayatı bir kulluk sınavıdır. Din, insanların Allah’a kulluk bilincini diri tutan bir hayat çerçevesidir. Bütün bir dünya ilişkileri kuşatması içinden sıyrılıp, Yaratan’a bağılılığı unutmamak, O’na yönelmek, O’ndan istemek, O’nun rızasını kaybetmekten korkmak, hayat çerçevesini O’nu hoşnut edecek vasıfta kurmak… Din insanda böyle bir ruh diriliği inşa etmek için vardır. Ve bu dini, insanı yaratan kudret bildirir insana. Hani, Zatına yönelecek yolun yol haritasını verir sanki. Yollarda karşılaşacağı tuzakları bildirir, uyarır, öğüt verir…

Allah dostları, kalplerini, Peygamber çağrısına, Peygamber ışığına açan insanlardır… Nefsin dizgininden tutup, tevhid burcuna doğru zorlu bir yolculuğa çıkan insanlar Allah’a aşk ile bağlanır ve Allah da onları dost edinir……

Tevhid, Allah’ı tek ma’bud bilmektir. Tek ma’bud, yani ibadet ve kulluk edilecek, boyun eğilecek, dua edilecek, istenecek tek varlık…

 “Kulluğu”, insandan Rabbine bir ikram gibi algılamak ne büyük hatadır. Oysa “Kulluk kıvamı”, Rabbin tasdiki ile gerçekleşen bir seviyedir ve bir insana Rabbin “Kulum” diye hitabı, o insan için en büyük lütuftur. Allah, o lütfu, Cennet armağanı ile teyit eder..."(Ahmet Taşgetiren-Altınoluk)

Ne mutlu hayatının hesabını düzgün yapıp kulluk bilincini kuşanana ve Rabbin “Kulum” hitabına mazhar olana ve cennete doğru yürüyene…

Ne mutlu “Kul oldum, ben kul oldum/ Rabbimin kapısında bir vasıfsız kul oldum…Her esir mutluluğa kavuşur hür olunca/ Bense O’nun kapısında kul olmaktan mutluyum…” diyebilene…

Akıllı insan “Sadece Allah’a kulluk”noktasında durarak bu noktada istikametten ayrılmadan sabit kadem olur..Kalbini orada yoğunlaştırır ve kalbinden Allah’tan başka her şeyi tasfiye eder… 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 175
Toplam yorum
: 174
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1461
Kayıt tarihi
: 01.10.07
 
 

Balıkesir doğumlu.1990 İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mezunu. Balıkesirspor Kulüp Yöneticili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster