Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Temmuz '07

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
5441
 

Gereme (Ayos Konstantinos ) Tarihine bir bakış 1

Gereme (Ayos Konstantinos )  Tarihine bir bakış 1
 

Gereme (Develi - Kayseri)


                        Gereme (Everek / Develi / Kayseri) Tarihi üzerine.. 

     Ayos KonstantinosAgios Konstantinos - f.d.) eski bir karye olup, Erciyes Dağının cenup cihetine düşer ve Kayseri'den sekiz saat uzaktır (yürüme mesafesi - f.d.). Bu ismi orada bulunan Aziz Kostantinos ekklisiyasından almıştır. İkiyüz (200) haneden 140 rum ortodoks ve bakisi islamdır. Ahalisi alelekser İstanbul’da bakkallıkla meşguldür. Ahalinin lisanı maderzadı (anadili - f.d.) Türkçe ise de ahiren mektepler vasıtası ile rumca lisanı taammume (yaygınlaşma - f.d.) başlamıştır. Karyemiz iki mektep idare ediyor. Birisi parthenagogeion (kız okulu - f.d.), diğeri beş sınıftan ibaret asthiki skoli derecesindedir. Bunda iki muallim eski ve yeni rumcayı, biraz fransızca ve türkçe, aritmetik, coğrafya, tarih, iera (din), resim ve kaligrafya (güzel yazı - f.d.) derslerini tedris ederler. Parthenagogeiondan (kız okulu - f.d.) mezune bir muallime idare ediyor. Arrenagogeionda (erkek okulu - f.d.) 35, parthenagogeionda 33 talebe vardır. Mektepler Elbis (Elbiz -f.d.) sularından alınan irad ve ahalinin ianatı ile idare olunur. İklim ve havası sağlam ve suları mebzul ve gayet berraktır.

     Aziz Konstantinos ekklisiyasından başka Aya Georgios ve arhangeloslara (melekler - f.d.) mevkuf iki ekklisiya daha var ve bunlara ancak zikri günleri gidilir. Yerli ahali bağcılık ve bahçivanlıkla meşgul olarak eparhiyada biten bütün sebzevatı yetiştirirler. Erciyes Dağından 2.5 saat mesafesinde Kereme (Gereme -kutsal yer - f.d. ) (1) denilen bir mevki vardır. Burada meşhur eski monastırların harabeleri elan mevcut olup, bunlardan bazılarının kubbeleri, diğerlerinin su yolları (idragogeia), kütüphaneleri, hazine daireleri (thisavrofilakia) bakidir. Bu monastırlar kurbunde gayet muntazam ve mükemmel mektepleri ile meşhur eski bir şehir var idi. İşte bu mekteplerde Sozomenos'a nazaren (göre - f.d.) iki biraderler Gallos ve Iolianos tahsil etmişler. Bu monastırlar etraflarında bulunan dağlar ve derelerde aşkıtısler yaşar idi ve elan mevcud olan bu yerler, yerliler tarafından askitarya ve Türkler tarafından keyslik tesmiye olunur. Yukarıda zikri geçen Kereme, eskilerden Makellon, Makelli yahut Demakelli tesmiye olunur idi. Bu kelime ise latince, salahane manasında olub, burada kesir-ül-ade martireslar kesildiğinden böylece tesmiye olunmuşdır. Bu yerleri merhum Krillos ve daha mükemmel suretde Amilton vasf-ü tavsif (perigrafo) ediyor. Karyemizden 200 adım uzaklığında “Ayos Nikitas” monastırı var idi. 1825 senesinde vuku bulan zelzeleden yıkıldığından, bunun taşlarından  “Ayos Konstantinos” ekklisiyası inşa olunmuş. Elan o monastır etrafında bulunan bağlara “Ayos Nikitas” bağları denilir.

     Bugün monastırın yerinde karyemizin kabristanı vardır. Ekklisiya narthikasının (kilise girişi - f.d.) kemerinde bir arşın uzunluğunda yarım eninde bir siyah taş ve üzerinde hetti (hatti) huruf ile (hettayka grammata) bir levha vardır. Bir kaç sene evvel karyemizi ziyaret eden bazı Avrupalı seyyahlar bunu on liraya satın almak istemişler ise de ahali bunun satılmasına muvaffakat etmedi. Ekklisiyanın cenahlerinde (pterigia) üzerlerinde keçi, arapa (karatavuk), kuş ve buna benzer tasvirler ile musavver taşlar vardır. Bu musavver daşlar kereme monastırlarından nakl olunmuşdır.

     Karyemizin şark tarafından Develi dağı eteklerinde, on dakika uzak “İlipe” denilen bir mevkide “Eisodia tis Thestokou” namında mevkuf bir monastır vardır. Bu monastırın medheli gayet dar ve karanlık olduğundan girenler ellerinde mum ve eğilmiş olarak epeyice ilerledikden sonra değirmen taşı şeklinde mudavver büyük bir taşa tesadüf ederler. Bu taşın ortasında bulunan delikden geçdikden sonra geniş bir mağaraya girilir. Medhelin sağ tarafında bulunan güçcük (küçük - f.d.) bir havuza mağaranın tavanından gayet berrak su akar ki, buna Panagia Agiosması (ayazma -  kutsal su - f.d.) denilir. Burada ikamet eden monahos (keşiş - f.d.) Silvestros, Ayos Konstantin Orthodoks ahalisini teşviki ile bu yerler Haçin'den İlipe'ye muhaceret edenlere verildi. Bunlar yerin taşlarını tecdid etmek istediklerinde burada leipsana (kalıntı - f.d.), stavros (haç - f.d.) ve thimiatirion (buhurdan - f.d.) gibi şeyleri havi mezarlar buldular. Orthodokslar Eisodia Eortisinde (yortusunda - f.d.) bu monastırı ziyaret ederler. Hali hazırda Eforeia Ioannis Antoniadis (proedros - müdür - f.d.), Th. Miniadis (grammateis - katip - f..), I.Iosifidis ve Iordanis İskenderoğlu efendilerden mürekkepdir.

     En Agio Konstantino ti 29 Augustos 1902


     Fehmi DİNÇER

     2005 Ankara

 

 

     (1) Gereme (Kereme) 'yi 28 Temmuz 1837 yılında ziyaret eden Jeolog W.J.Hamilton akşam üzeri Everek'e (Develi) gelir. Buradan Erciyes Dağı’na çıkarak incelemelerde bulunur. Dağdan inerken şimdiki Gereme’nin yanında bulunan tepenin üstünde Gereme harabelerinin kalıntılarını görür. Burada çeşitli Bizans dönemi kiliseleri, sütunlar ve mezarlardan oluşan harabelerde incelemelerde bulunur. Özellikle büyük sade, süssüz ve kasvetli bir şekilde çimento kullanmaksızın kahverengi trakit taşı ile yapılmış Bizans dönemi kilisesini inceler. Kilisenin merkezi kubbeyi destekleyen kemerleri ve yan duvarlarının olduğu gibi bemanın da oldukça mükemmel olduğunu söylüyor. Bütün yapının uzunluğunun 40 feet’ten daha uzun olmadığını, birkaç sütun başı süsleme parçalarının harabelerin arasında uzandığını belirtiyor. Bu büyük kilisenin kuzeyindeki yükseklikte ise diğer bir kilisenin kalıntılarının bulunduğunu söylüyor.

     Bu tepelerin kuzey batı yönüne doğru yürümeye doğru devam ettiklerini, kuzeye doğru uzanan dar ve derin bir vadide bulunan yeni Gereme’de başka bir kalıntıya daha rastlarlar. Burada da yukarıda tasviri yapılan kiliseye benzeyen başka bir kilise bulurlar. Bu kilisede de geçit kemerlerini destekleyen içsütun kalıntıları, küçük pencereler, doğusunda yarım daire şeklinde bema ile uyumlu mükemmel bir salon (meydan) bulunmaktadır. Bu kilisenin yanında penceresi olmayan masif bloklarla yapılmış dış cephesi güzel bir diğer yapı daha vardır. Bunun ise muhtemelen Roma döneminden kalan bir mezar olduğunu, kapısının dar ve alçak, yukarıda küçük bir delik bulunduğunu ve Hierapolis’te bulunan mezarlara benzediğini düşünüyor. Buradan çok uzak olmayan mesafede bir çeşme olduğunu, bununda çeşitli mermer ve trakit sütunlarıyla bizans stilinde dekore edilerek yapıldığını söylüyor.

     Fehmi DİNÇER

    Ankara 2007

 

    Kaynak:
     W.J.Hamilton, Researches in Asia Minor, 1842, London.



     KAPUZBAŞI ŞELALELERİ:

     http://blog.milliyet.com.tr/GaleriDetailV2.aspx?GaleriID=13891


 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 109
Toplam yorum
: 40
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 5466
Kayıt tarihi
: 23.03.07
 
 

1959 yılında Fertek - Niğde'de doğdum. Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster