Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Kasım '14

 
Kategori
Arkeoloji
Okunma Sayısı
108
 

Gerezini

Amasya İli Taşova İlçesi Tatlıpınar köyü güney yamaçlarında, Canik dağlarının devamı olan Boğalı ormanı içinde, Taşkınçay yamaçlarında Gerezini adıyla ünlü Tarihöncesi çağlardan beri iskan görmüş bir mağara bulunmaktadır. Bu mağarayı bağlı bulunduğu Tatlıpınar köyü ahalisi Gürcü kökenli olduğu için kendi şiveleri ile Gerazini diye adlandırıyorlar. Çocukluğumdan beri bu mağaraya birçok kez girip dolaşmışımdır. Bazen yöre insanları da ellerine aydınlatma aracı alarak bu mağaraya gezmeye giderler. Çoğu kez de maksatları mağara içine gömüldüğü düşünülen definelere ulaşmaktır.1990'lı yıllarda köyümüzden Ahmet Söyler ile bu mağarayı gezmeye gittik. Bir de ne görelim defineciler mağara girişinde derin bir çukur açmışlar, çukurdaki tüm çanak-çömlek kırıklarını da etrafa yığmışlar. Malzemeler genellikle mağaranın en son iskanından kalan hellenistik ve roma çağı çanak-çömlek kırıkları idi.Ancak kaçak define arayıcıları mağaradaki tabakaları altüst etmişlerdi. İleride yapılacak bilimsel çalışmalar için büyük kayıptı. Mağara oldukça derin. Kış aylarında yaklaşık 50-60 m.ilerledikten sonra derin bir göl karşınıza çıkar ancak yaz mevsiminde bu gölün tabanındaki su kurumuştur. O yüzden mağaranın istediğiniz istikametine yönelebilirsiniz. Şayet kuzey kenardaki koridora girecek olursanız ki bu koridorda sürünerek ilerlemek zorundasınız, bir boşluktan sonra yukarda bir deliğe ulaşmanız gerekir ki ben bu delik kısma tırmanamadım ve ilerisi nereye kadar uzanıyor bilemeyeceğim. Ancak mağara bana Bulgaristan'da bir mağarada ele geçirilen kalkolitik devir malzemeleri ile dolu bir mağarayı hatırlatıyor. Malzemelerin çoğu da bakır çağına ve tunç çağlarına ait savaş baltaları,ok uçları,mızrak uçları v.b. idi. Sanki savaş malzemelerini burada depo etmişler.

Gerezini mağarasında da detaylı bir araştırma belki de bizlere mağara duvarlarına çizilmiş aşı boyası resimlerini dahi karşımıza çıkarabilir. Mağara içindeki sarkıt ve dikitlerin oluşturduğu rengarenk görüntüleri arkadaşım Ballıca köyünden Aydın Babacan fotoğrafladı. Ancak bu muhteşem renk oyunlarının olduğu bu fotoğraflar sayfaya eklenemiyor. 

Yöremizde yontma taş çağına ait bir el baltasını Yeşilırmak kenarındaki bir kum ocağından tesadüfen buldum. Mezolitik çağ dediğimiz orta taş devri ve neolitik çağa ait aletler dahi görülmekte. İnsanlar tarlalarında çalışırken gördükleri bu olağandışı aletleri evlerinin öüne getirip sergiliyebiliyorlar. Örneğin Fatma Demir Yılmaz tarlasında bulduğu neolitik çağ sürtme taşlarını evi önüne taşımış.Tipik neolitik çağ eserlerini barındıran bir tarlayı da ben tespit ettim: Taşkınçay kenarındaki Ömer Azim Güner tarlası.Özellikle tarla sürüldüğünde görülen yapılara ait sıva kalıntıları ve bu sıvalar üzerindeki dal izleri dikkatimi çekti. İlk defa Çatalhöyük kazısında rastladığım kil topaklarına da burada rastladım. Hatta yarım bir parça da olsa bu kil topağı parçasını muhafaza etmekteyim. İnsanlar henüz çanak-çömlek yapmayı öğrenmeden önce taş kaplarda yemeklerini yapıyorlarmış. Taş kaplar ateşe dayanmadıkları için de bu kil topaklarını ateşte kızdırıp taş kaplar içine atarak suyu ısıtırlar ve yemeklerini pişirirlermiş. Bu durumu İngiliz arkeolog, Çatalhöyük Kazı Başkanı Ian Hodder şahsıma 1996 yılı kazı sezonunda birlikte çalışırken anlatmıştı. İşte bu kil topağı örnekleri de köyümüzde bir yerleşim yerinde ele geçiyor. Hatta bu yerleşim yerinin çay kenarındaki yamacında bir tekstil aleti parçasına rastladım. Tekstil tezgahlarının kireç taşından yapılmış ağırlık taşı; gerçi bu alet te yarım olarak ele geçti ancak burada yaşayanların tekstili örmeyi bildiklerini de gösteriyor. Tipik neolitik döneme ait, kenarlarında mahmuz şeklinde tutamakları olan  çömlek parçaları da bu yerleşim yerinde mevcut. İnşallah birgün bu alana da arkeologlar el atıp bilimsel kazı çalışması yaparlar. TAY ekibine ve başlarındaki arkeolog Gülay Sert Hanım'a bu alanı gezdirip haritasına işaret ettirdik. Gerezini Mağarası'na o gün için ulaşamasak da ellerindeki haritaya tahminen mağaranın yerini koordinatları ile işaret etmişlerdi.

    bu sene yani 2016 yılı ağustos ayında bu mağara alt taraflarından köyümüze gelen içme suyu borularının selden hasar görmesi üzerine bir tamirat çalışması başlatıldı. gelen greyderlerin bu tarihi ve doğal mağaraya yol açabilmesi için gayret sarfettim. ancak başarılı olamadım. amasya özel idare sekreteri bu mağara ile ilgili resimler getir dedi. flaş belleğe bir çok fotoğraf yükleyip kendisine teslim ettim. ancak greyder operatörü burada greyder çalışmaz deyip yolun açılmasını engelledi. inşallah er veya geç bu mağaraya ulaşım yolu açılır da ziyaretçi akınına uğrar burası.mağara üzerinde roma çağına ait bir kale mevcut. kale yakınında bizans mezarlığı bulunmakta. bu sene bu mezarlardan birinde ele geçen resim kazınmış bir haç tatlıpınarlı bir şahıs tarafından bulunmuş ve bana gösterildi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 915
Kayıt tarihi
: 15.10.12
 
 

Ben Ali Önder. 3 mart 1948 günü Amasya ili Taşova ilçesi Darma köyünde bugünkü adıyla Ballıca köy..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster