Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Haziran '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
641
 

Gezi Parkı olayı, Taksim, AVM, alkol, ana muhalefet, Mehmet Akif,

Son beş yıldır ülke siyasetinde olup biteni soğukkanlılıkla anlamlandırmaya çalisan birisi olarak, Gezi Parkı’nda yaşanan ve yaşanmakta olanları olabildiğince doğru analiz etme yükümlülüğünü hissediyorum. Öncelikle konuya olumlu yönünden bakmak istersek; toplumun haklarına sahip çikmasi ve kentinde olan bitene karşi refleks gösterebiliyor olması sağlıklı bir durum olarak algılanmalıdır. Özellikle son günlerde, barış sürecinin, Reyhanlı olayı ve Suriye politikasının etkisi altındaki gündemi de değiştirme amaçlı olduğu anlaşilabilen; alkol ile ilgili düzenlemeler, Taksim Meydanı’na AVM yapımı, v.b. girişimlerin topluma anlatılmasında tercih edilen üslubunun da etkisiyle, yaşam tarzına müdahale algısıyla toplumsal bir harekete dönüşen tepkiye, her şeye rağmen bu açıdan bakılmalıdır. Özgür düşünmesi ve düşüncelerini ifade etmesi mümkün olamayan bir toplumda gelişme ve atılım beklenemez. Yıllardır çözümlenemeyen eğitim sorununun temelinde yatan bu gerçeğin ülkeyi yönetenler açısından da kabul edilmemesi mümkün değildir. Konuya Başbakan açısından bakıldığında ise durum, kendisinin sık sık kullandığı Mehmet Akif’in şu dizeleriyle meşru kılınabilir; “Yumuşak başlı isem kim dedi uysal koyunum? Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum.”

Romantizmi bir tarafa bırakıp gerçeğe döndüğümüzde ise, toplumda geçmişte de farklı nedenlerle ortaya çikan toplumsal muhalefetin demokratik kanallara aktarılarak iktidara karşi sağlıklı bir alternatife dönüştürülebilmesi ise pek çok güçlükler içermekle birlikte ana muhalefetin boynunun borcudur. Bu sorumluluğu yerine getiremeyen muhalefet kadrolarının gerçekleri kabul etmekten uzak tutumları nedeniyle siyasetin ülke sorunlarını kucaklayan bir alternatif oluşturamaması, iktidarın toplumun bir kesimince desteklenen muhafazakar ideallerini, zaman zaman verilen “yetmiş beş milyonun başbakanıyım” mesajlarına rağmen siyasi meşruiyete dayanarak hiçbir uzlaşmaya ya da senteze kapı aralamaksızın pervasızca uygulayabilmesinin önünü açmaktadır. Son otuz beş yıldır siyasi düşüncesini topluma aktarıp iktidara gelme becerisini gösteremeyen bir siyasi yapının kendini dönüştürüp yenileyememesinin bedelini topluma ödetiyor olması kabul edilebilir değildir. Bu çıplak gerçeğin saklanabilir, perdelenebilir yanı kalmamıştır. Toplumsal değişim, yönetimi sağa sola çekilip dururken politika geliştiremeyen ana muhalefetin ülke tahayyülünün ötesinde devinim halindedir. Görüldüğü kadarıyla da şu ana kadar örgütünü ve kadrolarını halen ülkede yaşanmakta olan “Gezi Parkı Olayı”nı tahlil etme, sağlıklı kanallara yönlendirme ve topluma yol gösterme yeteneğini gösterememiş olması bu yetersizliğin en somut göstergesidir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 129
Toplam yorum
: 183
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 1007
Kayıt tarihi
: 12.06.06
 
 

Gazi Üniversitesi İ.İ.B.F mezunuyum. Yüksek Lisans diplomalarımı G.Ü Sosyal Bilimler Enstitüsü'nd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster