Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Haziran '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
8397
 

Gezi parkı olayları bardağı taşıran son damla mı?

Gezi parkı olayları bardağı taşıran son damla mı?
 

www.turkgundem.com


Taksim'deki olaylar basit bir ağaç kesme olayının dışına çıkmıştır artık. 
 
Yetkililere sesleniyorum.
 
Aylardır insanları o kadar gerdiniz  ki, en sonunda sabırlar taştı ve Taksim'de masum gibi görünen olaylar bütün ülkeye sıçradı. Böyle demokrasi mi olur? En ufak bir protestoda insanları biber gazına boğdunuz. 
 
Halk Tv'nin haberine göre bir genç kız panzer altında kalarak yaşamını kaybetmiş. Çok sayıda yaralı varmış. Ama nedense birçok televizyon kanalı insanları uyutan programlar yayınlamaya devam ediyorlar. 
 
Unutmayın Arap baharı denilen olayın kıvılcımı Tunus'da bir kişinin kendisini yakarak hayatını kaybetmesiyle başlamıştı.
 
Olaylar kontrolden çıkmış durumda. Bir an önce gereğini yapmazsanız yarın çok geç olabilir.
 
Biraz önce haber kanallarına düşen aşağıdaki bir mahkeme kararının da zamanlaması çok manidardır. 
 
6.İdari Mahkemesi, Taksim Topçu Kışlası projesine karşı açılan davada yürütmeyi durdurma kararı verdi. Mahkemenin kararı oy çokluğuyla alındı İstanbul 6. İdare Mahkemesi, Taksim’de Gezi Parkı’na yapılması planlanan Topçu Kışlası Projesi hakkında yürütmeyi durdurma kararı vermiş.
 
İçişleri Bakanı, Vali ve Belediye Başkanının yapamadığını şimdilik 6. İdari Mahkemesi yapmış durumda. 
 
Umarım sonunda sağduyu galip gelir. 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

merhaba. Onca şehitler verdik her biri birer fidandı. Apo ile Mustafa Kemal Atatürk resimleri yanyana gelmiş gösteriler olmuş. bu vatan için savaşan onca komutanlar hapislere girmiş.ülkemiz topraklarını bölmek isteyen pkk ile anlaşmalara gelinmiş hiç kimse ayaklanmamış ve bir gezi parkı için milyonlar ayaklanmış adınada son damla deniliyor. Gerçekten ülkesini vatanını düşünen son damlayı beklemezdi. Eğer ülkemiz için en önem teşkil eden durumlarda eylem yapılmamışsa ben bu direnişi samimi bulmam. saygılarımla.

fugen 
 08.06.2013 3:05
Cevap :
Bütün söyledikleriniz doğru Fügen hanım. Ancak bu ayaklanmayı sadece gezi parkındaki birkaç ağaca bağlamamak gerek. Sizin bütün söylediklerinizin birikimi sonucunda bu olaylar taşma noktasına geldi. Bugüne kadar insanlar içinde biriktirdiklerini bir anda dışa vurmaya başladılar. Diğer olaylar olurken birçok kişi sadece izliyor, bu olayların sonucunun nereye gideceğini merak ediyordu. Sanıyorum biraz da korkuyorlardı. Ama artık bu korkularından sıyrıldılar. İş olacağına varır deyip, meydanlarda aktif olarak yer almaya başladılar. İşin ilginci Taksim'de başlayan hareket zincirleme olarak bütün yurda yayıldı. Sanıyorum bu iktidar zamanında bu ilkti. Ama artık son olmayacak. Teşekkürler. Saygılar....  09.06.2013 0:34
 

Erol bey ben 60 senedir gözlerimin önünde yaşanan demokrasi gerçeğinden yola çıkarak bunun ne kadar akılsızca bir siyaset biçimi olduğunu ileri sürüyorum. Bir şey ya iyidir ya da kötüdür, ya faydası vardır, ya da zararlıdır. Bunları değerlendirirken de yaşanmış gerçekler göz önüne alınır ve onlar değerlendirilir. Sizse bana İsveçten bahsediyorsunuz ve de demokrasiyi anlattığınızı iddia ediyorsunuz. İsveç tarihi, kültürü, insan malzemesi ile bizimkiler bir mi ki orada belki iyi sonuç veren bir sistem bizde de aynı sonucu versin? Sizin İsveçten yola çıkıp Türkiye'de olacaklara ilişkin kehanetinde bulunmanız elmayla armudu birbirine karıştırmaktan ne farkı var? Kaldı ki İsveç kraliyetinde ne olup bittiğini ben bilmiyorum ve oranın da 20-30 sene sonra ne olacağını kimse bilmiyor. Kimin olayı çarpıttığını yukarıdaki biliyor, bence önemli olan da bu. Ama keşke, her şeye rağmen sizin dediğiniz gibi olsa da ben haksız çıksam. Saygılar, selamlar

Matilla 
 04.06.2013 21:22
Cevap :
Ben İsveç'deki demokrasi burada uygulanabilir demedim Mustafa bey. Orada bütün insanların eşit konumda olduğunu söyledim. Her ülkenin demokrasi anlayışı da farklıdır zaten. Türkiye'de olması gereken demokrasinin de nasıl olması gerektiğini önceki bir yorumumda anlattım. Sizi katılırsınız veya katılmazsınız. Onu bilemem. Bu seçim sistemi değişmediği sürece de ülkemizde gerçek demokrasinin olacağına inanmıyorum. Saygılar, selamlar...  05.06.2013 23:06
 

Allah sizden razı olsun Erol bey nihayet anlayabildim. Demek İsveçteki gibi bir sosyal demokrasimiz olunca bütün Türkler hep aynı dünya görüşüne sahip olacak, aradaki dini, felsefi ve siyasi görüş farklılıkları olmayacak dolayısıyla azınlık, çoğunluk olmayacak, halk aynı şeyleri düşünecek, isteyecek. Kimsenin bir şeylere karşı olmasına gerek kalmayacak. Kısacası gül gibi geçinip gideceğiz. Ben çok uzun yıllar yaşamayacağım ama umarım siz 20-30 sene sonra bu yazdığınız cek-cak lı masalınızı hatırlar ve ne ileri görüşlüymüşüm diyerek kendinizle gurur duyarsınız. Saygı ve selamlarımla

Matilla 
 04.06.2013 19:09
Cevap :
Olayları çarpıtmakta ne kadar ustasınız Mustafa bey. Demokrasiye karşı olan bir kişiye demokrasiyi anlatmak boşa kürek çekmekten başka bir işe yaramıyormuş ne yazık ki. Sayenizde bunu da öğrenmiş oldum. Saygılar, selamlar...  04.06.2013 20:59
 

Peki Erol bey, fikirlerinize saygı duyuyorum ve diyelim ki sizin bana verdiğiniz cevapta belirttiğiniz gibi her şey yapıldı ve sizin öngördüğünüz şekilde seçimlere gidildi. Peki bu durumda da devletin bir yönetimi, dolayısıyla da hükümeti ve başbakanı olmayacak mı? Mutlaka olacak çünkü devletsiz bir toplum olamaz. Peki o zaman devlet örneğin gezi parkında bir şeyler yapmak istiyor ama vatandaşların bir bölümü o yapılması istenen şeylere karşı geliyorsa ne olacak? Devletin, devleti yöneten iktidarın istediği mi olacak yoksa iktidarın istediği şeye karşı gelen muhaliflerin istediği mi olacak? % 100 mutabakat, uzlaşma hiçbir zaman olamayacağına göre demokrasinin tarifini nasıl yapacaksınız? Çoğunluk mu karar verecek yoksa azınlık mı? Öyle veya böyle, bir takım insanlar bir şeyi isteyecek ve bir takım insanlarda istemeyecek. Yanılıyor muyum? Cumhurbaşkanı bile demokrasinin seçimden ibaret olmadığı söylüyor, ama ne olduğunu söyleyemiyor. Bu sizce de bir eksiklik değil mi? Selamlar

Matilla 
 04.06.2013 16:15
Cevap :
Bakın Mustafa bey, o zaman bir fark olacak. Milletvekillerinin Genel Başkana bir dahaki seçimlerde seçilememekten dolayı bir diyet borcu olmayacak. Çünkü o milletvekillerini başbakan seçmiş olmayacak ki...Bu durumda hükümetin başı istediği herşeyi tek başına yapamayacak. Sağduyu galip gelecek. En azından o partinin içindeki milletvekillerinin çoğunluğunun dediği olacak. O milletvekillerini de halk seçtiğine göre halkın dediği olacak. Gerçek demokrasi de aslında budur. Ama bizim ülkemizde ne yazık ki böyle bir demokrasi yok. Ben dünyada sosyal demokrasinin olduğu tek bir ülke biliyorum. O da İsveç'dir. Orada bir şey almak için halk nasıl kuyruğa giriyorsa, Başbakan da kuyruğa girer. Teşekkürler. Saygılar, selamlar...  04.06.2013 17:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 975
Toplam yorum
: 7880
Toplam mesaj
: 126
Ort. okunma sayısı
: 3195
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

2017 Basın özgürlük endeksine göre 180 ülkeden 155. sırada olan ülkemizde yemek tarifleri  ve tel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster