Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Haziran '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
378
 

Gezi Parkının kazanımları: Sırrı Süreyya Önder olmalı... 2023'e Süreyya önderliğinde hazırlanmalı

Eyy Direnişçiler ne geçti elinize diyorlar!/ Direnişçiler diyor ki: Kendini imparator sananların elinden/ Neleri varsa aldık ve yere çaldık/ Yetmez mi?

Gezi Parkı Direnişinin ülkemizdeki etkileri daha tam olarak tartışılmıyor... İktidarın medya üzerindeki otoritesi nedeniyle direnişin, yasal olup olmadığı, haklı olup olmadığı, şiddeti içerip içermediği gibi saçma sapan, ipe sapa gelmez konular gündemde... Kimse demiyor ki; bu direniştir... Elbet içinde her şeyi barındıracaktır... Asıl önemli olan Direniş ülke insanlarının şu anki düşünsel resmini ortaya koymuştur... İktidarın, muhalefetin, Partilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve toplumsal ruhun resmini çekmiştir... İşte asıl kazanım budur...

Bu resimde iktidarın önemli bir desteği var... Ve bu desteği sağlamak için, diğer tüm kesimleri ötekileştirme pahasına adımlar attığı ortaya çıktı... Gerçek mi, yalan mı, dış mihrak, iç mihrak, cibilliyetsiz zihniyet vs vs önemli değil... Önemli olan resim bu... İşler bu resim üzerinden yürüyecek artık...

Beni asıl ilgilendiren diğer kesime geleyim... Şimdilik bu resimdeki ana başlıkları koyacağım ortaya... Zamanla yazılarımda her konuyu derinleştirmeye çalışacağım...

- Örgütlenme efsanesi fos çıktı... Bildiğimiz anlamdaki örgütlenme, örgüt içindeki hiyerarşinin iticiliği ve devlet denetimini kolaylaştırmasından dolayı olsa gerek tam anlamıyla fos çıktı... Anlı şanlı sendikaların, meslek örgütlerinin ve derneklerin etkisi ''Çarşı'' kadar olamadı... Çarşı gibi ruh birlikteliği, gönül birlikteliği olan örgütlenme şeklinin ne kadar önemli olduğu ortaya çıktı... Hiyerarşi yok, üyelik yok, ajitasyon, lokal, eğitim çalışması yok... Ama gönül birlikteliği var... Bu gönül birlikteliğinin içini epey şeyle doldurabilirsiniz...

-Partiler tam anlamıyla çuvalladı Gezi Direnişi karşısında... Bu çok hoşuma giden bir olay oldu... Tek tek anlatmaya gerek var mı bilmiyorum... Kısaca şunu söyleyebilirim, Gezi Direnişi tüm partileri dize getirdi ve arkasına aldı... Milletvekilleri bile halkın içine girdiler...

- MHP, CHP, BDP ve AKP bütünlüklerini koruyamaz artık... Yine ayrıntıya girmeyeceğim... Elbet yok olmazlar, varlıklarını korurlar... Ancak şu anki haliyle olmaz artık... AKP ye MHP'den gidişler, AKP'den çıkışlar, CHP'den İP' ye çıkışlar ve BDP'den kopuşlar olacaktır...

-En sevindirici olay ise Kürt Türk solunun hala birlikte olabileceği gerçeğidir...

-Şimdi gelelim asıl olması gerekene: Sürece iradi müdahalede bulunmak gerekiyor çünkü... Bir kişi burada çok tutarlı davrandı: Sırrı Süreyya Önder... Türk solunun da, Kürt solunun da, Sağcılarında, Liberallerinde saygısını kazandı... Sırrı Süreyya BDP içinde bu kişisel saygısını elbet sürdürür... Ancak açıkça gördük BDP'nin kendi programı içinde bu saygınlık siyaseti çok fazla etkileyemez...

Önerim şu: Sırrı Süreyya bu ülkenin ÖNDERİ olmaya soyunmalıdır... O istemese bile buna teşvik edilmelidir… Türk solu ile Kürt solunu barıştıracak, köprüleri oluşturacak kişi Sırrı Süreyya'dır... Ülkemiz 2023 lerdeki planlara bu şekilde cevap vermelidir... Ancak bu olay BDP'nin Sırrı Süreyya'ya izni ve desteği ile CHP içindeki solun teşvikiyle olmalıdır... Yani bu talep Sırrı Süreyya'dan değil halktan gelmelidir...

Yıldız Nihat, Füsun İnci bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Rehberi karga olanın burnunun başına neler geldiğini biliriz ama yine de karga aramaktan vaz geçmeyiz. Ne diyeyim? Yeni önderiniz vatana millete hayırlı olsun. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 19.07.2013 22:13
Cevap :
Merhaba... Küçük bir ara verdiğimden yanıtım gecikti... Saygılar...  29.07.2013 9:47
 

Koskoca ülkede kala kala medyanın pişirip şişirip önümüze koyduğu Sırrı Süreyya Önder'e kaldıysa işimiz yuh olsun zaman bize. Sırrı Süreyya Önder'e özel bir kinim nefretim filan yok yanlış anlaşılmasın, Kuyucaklı'yı böyle düşünmeye iten nedir onu anlayamadım. Füsun hanımın dikkat çektiği üzere bir Emine Ülker Tarhan çok daha fazla yakışmaz mı bu ülkeye, bakanlığa, başbakanlığa ya da Cumhurbaşkanlığına. Sırrı Süreyya Önder'in halktan biri gibi görünme dışında ne özelliği vasfı var ki; Emine Ülker Tarhan'da en az onun kadar halktan biri olduğunu zaman zaman tomaların önüne oturarak gösterdi, bu mertebeye oturttunuz. Her neyse... Bu sizin fikriniz. Diyecek birşey yok ama şaşırmadım dersem yalan olur. Sizi genel olarak anlamakta zorlanıyorum açıkçası. Selamlar

Ayrıntıda gezinmek 
 27.06.2013 1:44
Cevap :
Merhaba Aynur Hanım... Emine Hanım alışılmış, klasik çizgide politika yapıyor... Varabileceği yere varmış... Hatta sanırım parti içinde bile ciddi eleştiriler yapılıyor kendisine... Oysa ben bu yeni gelişen toplumsal coşkuyu kucaklamaktan bahsediyorum... Bu coşkuyu klasik politika yapan,Kürt soluyla arasına duvar ören, durmadan kendi politikalarını tekrarlayan biri gerçekleştiremez. Saygılar...  09.07.2013 10:54
 

Kendi ütopik dünyanızda kararlarınızı vermişsiniz.Hala anlayamadınız mı demokrasi içerisinden süzülen bir diktatörlüğün kurbanı olduğunuzu, önce fikir sahibi olmak için bilgi sahibi olmak gereklidir. Derdiniz sadece solsa diğerler kitleler hakkında yorum yapma hakkına sahip olmadığınızı düşünüyorum. Bırakında herkes kendi kararını versin. Sermaye gruplarının beslediği hareketin sonu pişmanlıktır.

Kerim ASLAN 
 25.06.2013 13:08
Cevap :
Selam Kerim bey... Saygılarımla düşüncelerinizi buraya alıyorum...  26.06.2013 11:16
 

Benim favorim de Emine Ülker Tarhan. Ben onu daha CHP keşfedip kapmazdan önce, AKP'ye yönelik muhalif tutumlu, dürüst bir yargıç olarak tanımıştım. Umarım CHP onun değerini yeterince bilir...

Füsun İnci 
 22.06.2013 18:46
Cevap :
Merhaba Füsun Hanım... Öneriniz için teşekkür ederim... Saygılar...  24.06.2013 12:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 615
Toplam yorum
: 1395
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 914
Kayıt tarihi
: 25.06.10
 
 

1959 Denizli doğumluyum.. İ.Ü. İktisat Mezunuyum.. Emekliyim ve hala çalışıyorum.. Yaşam bizden önce..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster