Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Eylül '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
264
 

Gezi sonrası halkın rengi

Gezi sonrası halkın rengi
 

Halk, siyasi iktidarın renkliliğe tepkisini böyle verdi..


Bilmem farkında mısınız ? Artık, Türkiye eski Türkiye değil. Artık hiçbir şey tepkisiz ve cevapsız kalmıyor. En ufak olayda, ya söylemsel olarak, ya sosyal medya da, ya da meydanlarda halk tepkisini koyuyor. Koymalı da. Bu hem demokrasi açısından çok önemli, hem de kendini yönetenlere karşı, sesini duyurması ve hakkını araması açısından çok önemli. Peki halk bu hale nasıl geldi. Bunun için şimdiki siyasi hükümete teşekkür etmemiz lazım.. Zira, bu tepkilerin büyük bir çoğunluğu o veya bu sebeple kendilerinedir..

Bu tepki vermenin en güzel örneğini birkaç ay önce çok iyi bir şekilde gözlemledik. Tarihe ‘gezi olayları’ diye geçecek olan olayların başlangıcı, Taksim gezi parkındaki birkaç ağacın sökülerek alan düzenlemesi yapılmak istenmesine karşın, orada bulunan halkın verdiği tepkiler, önce biran da, çoğalarak tüm Taksim’i kapsadı. Sonra da, güvenlik güçlerinin karşı güç uygulaması ile halk tepkisi bütün İstanbul’a ve ardından “diren Taksim” edaları ve haykırmaları ile tüm Türkiye’ye yayıldı..

Başta birkaç çapulcu denilen göstericiler, bütün ülkede önce yer yer, belli lokallerde, sonra genele yayılarak, büyük bir halk kitlesinin sokaklara dökülmesine neden oldu. Artık eylem, bireysel değil, kitle eylemi haline dönüştü. Her ne kadar, siyasi söylem sahiplerinin başta “bu organize bir eylemdir” demelerine rağmen, bu dalga dalga büyüyen kitle eyleminin tek organize tarafı daha sonraları sosyal medya olacaktı. Ama bunda en büyük katkı, siyasi iktidarın siyasi tutumu ve kolluk güçlerinin (polisin) sivil vatandaşa karşı aşırı güç kullanması sonucu ortaya çıkan görüntülerdi bana göre. Çünkü polisin copuna, silahına, tomasına ve biber gazına karşı, etkisiz ve güçsüz kalan vatandaş, ancak bunlar karşısında sivil bir direniş sergiliyordu. Bunu görenler de önceleri onlara destek vermek için, sonra da bu haksızlığı, hukuksuzluğa ve adaletsizliğe dur demek için “ #direntaksim” hastagi ile eylemleri ve gösterileri çok büyük bir boyuta taşıdı.

Benim gözlemlediğim şudur. Gezi eylemleri, hiç kimsenin beklemediği bir şeyi geçekleştirmişti. O da, birbirinden farklı milyonlarca insanı ‘protesto eylemleri’ gibi tek bir platformda birleştirmesiydi. İlk başlarda halk yeşiline sahip çıkıyordu. Amaç buydu. Ama sonra, vatandaşa uygulanan şiddet sonrası olay sivil bir duruşla siyasi bir eyleme döndü. Halk, iktidarın uygulamalarını protesto eder hale geldi. Bunu siyasi iktidar bile tezahür edemedi. Bütün eleştiri okları kendilerine dönmeye başladı. Yandaş medyanın yandaş gazetecileri haricinde, muhalif gazeteciler, köşe yazarları ile birlikte, olaylara mantık açısından bakan birçok kalem sahibi, gezi eylemcileri yanında olmaya başlayınca, iktidar geri adım atacağına, bilakis kışkırtıcı tavırlar sergilemeye başladı. Artık ülke kutuplaşmıştı ve bundan sonra ‘onlar ve bizlerden yana olanlar’ olacaktı. Ama tehlikeli durum, başka senaryoların da yazılmasına sebebiyet verebilir. Zira bu karşı karşıya gelmeler nereye kadar gidecek, bunu siyasiler belirleyecek. Çünkü, siyaset demokrasi içinde bir döngüdür. Demokrasi içinde de hoşgörü olmalıdır.

Olaylar biraz yatışmışken, bir şekilde başka unsurlar devreye giriyor. Ama her şeyden öte, biraz da işin enteresan tarafı, bu ülkede gündem çok çabuk değişiyor. Herkes gezi olaylarını mantık ve vicdan çerçevesinde yorumlamaya çalışırken, Suriye olayları patlak verdi.  Bu siyasi iktidarın hem kurtuluşu, hem de yeni bir sorun ve sıkıntı içine girmelerine sebebiyet verdi.. Derken;

Evet derken, kitle eylemine dönüşen başka bir olay oldu. O da şu ;

Beyoğlu’na bağlı bir mahalle de bir vatandan, tamamı ile iyi niyetli olarak, mahallesindeki merdivenleri rengarenk boyadı. Bunun resmi internette dolaşır dolaşmaz, Akp’li Beyoğlu Belediyesi, hemen ertesi gün, bir gece operasyonu ile o merdivenleri eski haline getirdi. İşte ne olduysa, bundan sonra oldu ve Beyoğlu halkı yeni protestoyu başlattı. Gri rengi istemediklerini, rengarenk görüntüyü istediklerini belirttiler. Sesler ve görüşler çoğalmaya başlayınca, Akp’li Beyoğlu Belediyesi, merdivenleri kendilerinin boyamadığını söyledi. Ama, gece yarısı operasyonu ile renkli basamakları boyayanların belediye görevlileri olduğu ispatlanınca, Belediye Başkanı Misvak geri adım attı ve o merdivenler tekrar eski haline getirildi. İşte ne olduysa bundan sonra oldu ve merdiven boyama işi bütün Türkiye’ye yayıldı. Sosyal medya’da hemen her gün, ülkenin bir yerinden bir merdivenin rengarenk boyandığını belgeliyordu. Olay çığ gibi boyandı ve halk her yeri gökkuşağı renklerine boyamaya başladı. Ancak, Beyoğlu Belediyesi gibi başka Akp’li Belediyelerde bu renkliliği siyaha, griye boyama başladılar. Yani tepkiye tepki vermeye başladılar.. Ama o da uzun sürmedi. Eline fırça, boya alan halk merdivenleri rengarenk boyamaya devam etti.

Bu yazının özeti şudur. Halk, gezi eylemleri ile gaflet uykusundan uyanmıştır. Artık, eski gri günlerine dönmek istememektedir. Açık fikir, özgür yaşam, demokratik ve çok renklilik yaşam biçimini hayata geçirmişlerdir. Bunlardan taviz vermeyecektir. Yalnız Akp değil, hangi iktidar olursa olsun..

Renkli hayat, renkli yaşam, özgür düşünce, özgür yaşam..

../..
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2519
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster