Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Kasım '16

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
162
 

Geziyorum... Güre Ağlayan Şelale, Çatlak Pınar

Geziyorum... Güre Ağlayan Şelale, Çatlak Pınar
 

objektifimden...


Bakıra çalan kızıllıkta bir yaprak süzüldü, asırlık çınarın üst dallarından birinden.

Sonra bir diğeri, bir başkası ve bir kaçı birden ağır ağır, süzüle süzüle pınara koşullandılar, diğerleri gibi.

Karatavukların, bülbüllerin cıvıldaşmaları, ahenkli nağmeleri arasında dans edercesine her biri.

Ağaç mı terk ederdi, yaprağı?

Yoksa yaprak mı ağacı?

Bilinmez bir döngüdür bu her sonbaharın gizinde saklanan.

Akçay’dan, Güre’ye giderken sağ tarafta levhalar vardı. ‘’ Ağlayan Şelale’’ diye. Bin Pınar İda’nın (Kaz dağları) eteklerinde, dağ yoluna doğru 5 km. gittikten sonra ulaştım ‘’Ağlayan Şelale’ye’’

Sevgilisi Adonis’in yaralanmasını önleyemeyen Afrodit’in, Adonis’in çektiği acılara ve ölümüne döktüğü gözyaşlarının oluşturduğu Pınarbaşı’ndayım. Dağın her bir yakasından şırıl şırıl akan suların sesini dinledim saatler boyu gözlerim kapalı. Kulaklarımda kuşların cıvıl cıvıl sesleri.

Hayatımın evreleri, hüzünlerim, sevinçlerim, acılarım, mutluluklarım geçti birer birer film şeridi gibi gözlerimin önünden.

Asırlık çınarların ki sanırım henüz tescilleri yapılmamıştı amma belli ki 3 veya 4 asırlıktı, anıt ağaç olmuştu her biri. Ihlamurlar, çam, iğde, söğüt ve çınarlar süslüyordu pınarı çepeçevre. Öyle büyük ve yüksekti ki dalları, gökyüzü görünmüyordu.

Pınarın başındaki granit devasa kayaların haşmetli görüntüsü ise anlatılamaz güzellikteydi. Görmek lazım. Sanki çok büyük bir el koymuştu onları oraya ve ne hikmetse o kayaların arasından bile sular sızıyordu.

Sonbaharın o muhteşem renk cümbüşünün görselliği ve güzelliğini ardımda bırakarak, ilkbaharda yine gelmeyi dileyerek ayrıldım Pınarbaşı’ndan. Aklımda Afrodit, kulağımda kuş nağmeleri ve suyun içimi huzur dolduran dinginliği içerisinde.

Gelin, gezin ve görün dilerim.

Sevgilerimle.

Ayşen Arslangiray

NAHİDE ÇELEBİ, Erdal Ceyhan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Arkadaşım! Bu güzel gezi yazınızla bilgilendim keşke o şelalenin altında olsaydım ne güzel olurdu.Selam ve sevgiler.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 08.11.2016 9:15
Cevap :
Sevgili öğretmenim, artık o şelale çağlamıyor sadece adı kalmış :( ne yazık ki.Amma dağın her bir yanından pınar kaynıyordu ve pınarın oluşturduğu dere. Mevsim henüz yağmur almadığından akan suların debisi düşüktü ama burada yaşayanlar ''gel bir de Nisan'da, Mayıs'ta gör'' dediler. Nasip.Sevgi ve saygılarımı sunuyorum.  09.11.2016 21:37
 

Daha böyle nice güzel geziler...

Erdal Ceyhan 
 08.11.2016 8:14
Cevap :
Teşekkür ederim hocam. Sevgi ve saygılarımla...  09.11.2016 21:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 525
Toplam yorum
: 2813
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 1173
Kayıt tarihi
: 14.11.10
 
 

Aydoğdu; kızgın güneşinde Ağustos'un, sararmıştı altın sarısı başaklar. Kırlangıçların göç dansın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster