Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ekim '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
3608
 

Gezme Ceylan bu dağlarda seni avlarlar

Gezme Ceylan bu dağlarda seni avlarlar
 

Altıncı sınıf öğrencisi, 14 yaşındaki Ceylan Önkol, birkaç gün öncesine kadar Diyarbakır’ın Lice ilçesi Şenlik köyü Hambaz mezrasında yaşıyor, hayvancılıkla geçinen ailesine yardım ediyordu. Şimdi ondan geriye iki bacak, iki kol ve parçalanmış bedeninden birkaç parça kaldı.

O gün “Anne makarna pişir” deyip hayvan otlatmaya çıkıyor Ceylan kız. Evden çıktıktan bir süre sonra bir patlama sesi duyuluyor. Ailesi patlamanın olduğu yere gittiğinde Ceylan’dan geriye sadece bacakları ve kollarının kaldığını görüyor. Bedeninin öteki parçaları çevredeki ağaçların dallarına sıçramış. Ceylan’ın ailesi parçalarını toplayıp başında ağıt yakarak olay yerine savcının ve güvenlik güçlerinin gelmesini bekliyor. Altı saat bekliyorlar ama kimse gelmiyor. Savcı, doktor ve kolluk güçleri can güvenlikleri olmadığı gerekçesiyle olay yerine gelmiyor. Bir imamla bir köylüye kamera verilip olay yeri kayda aldırılıyor. Ceylan’ın annesi ceset parçalarını etekliğine toplayıp yakındaki karakola götürüyor. Karakolun kapısında doktor olmayan iki görevli tarafından göz kararı bir otopsi yapılıyor.

Bölgedeki yetkililer Ceylan’ı parçalayan patlamanın kaynağı ve öldürülme nedeni konusunda hiçbir açıklama yapmıyor. Ceylan’ın ailesi, patlamanın olduğu yerde bir çukur oluşmadığını, dolayısıyla patlamanın mayın ya da yerde bulunan top mermisinden meydana gelmiş olamayacağını, Ceylan’a yakındaki askeri birlikten atılan bir havan topu mermisi ya da roketin isabet etmiş olabileceğini söylüyor. Ceylan’ın ağabeyi Rıfat Önkol, atılanın fosfor mermisi olduğunu ve bilinçli biçimde atıldığını, merminin Ceylan’ın karnına isabet ettiğini ileri sürüyor.

İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi yetkilileri de yaptıkları incelemede olay yerinde herhangi bir çukur görmediklerini, dolayısıyla patlamanın mayından kaynaklanmadığını söylüyor. Tanıkların önce havadan süzülen bir uğultu sesinin geldiğini ardından ise patlamayı duyduklarını anlattığını aktaran İHD yetkilileri, “Dolayısıyla havan topu veya başka bir silah olabilir. Olay olduktan sonra köylüler, adlî mercilere haber veriyor. Ancak kimse gitmiyor. Abalı Karakolu’ndan bir imama ve bir köylüye fotoğraf makinesi ve kamera verilerek olay yeri kayda aldırıldı. Daha sonra hastane ve adliyeden bir yetkili karakola gelerek adlî rapor hazırladı. Raporda, patlayıcı madde sonucu ölümün gerçekleştiği ve parçalanmış cesetten patlayıcı maddeler bulunması nedeniyle otopsiye gerek duyulmadığına karar verildi. Bingöl-Diyarbakır sınırındaki Tapantepe Karakolu’ndan atıldığı ileri sürülüyor. Bu karakol hâkim bir noktada ve olay yerini görebiliyor. Gerek güvenlik görevlilerinin olay yerine gitmemesi, gerekse otopsinin yapılış şekli dolayısıyla faillerin bulunması konusunda etkin bir soruşturma yapılmadığı kaygısındayız.”

“Etkin bir soruşturma” niye yapılsın ki? Bir Ceylan’ın ne hükmü var bu topraklarda? Böyle bir ülkedir burası… Bu ülkenin Doğusunda bir yerlerde yaşıyorsanız hayvan otlatırken başınıza havan mermisi düşebilir, göğsünüze roket saplanabilir, bastığınız yere mayın döşenmiş olabilir, çocuklarınız patlamamış top mermileriyle oynarken havaya uçabilir. Güvenliğinizi korumakla görevli kurumlar, güvenliğinizi korumak bir yana, cesedinizi toplamaya bile gelmez. Uzaktan otopsi yapar. Anneniz parçalarınızı etekliğinde taşır. Taraf gazetesi dışında hiçbir gazeteye, televizyona haber olamazsınız. Ya da bir akşamüstü, kamyonunuzla yola çıkmak üzereyken devletin polisi üzerinize ateş açar, 13 yaşındaki oğlunuzla delik deşik edilir öldürülürsünüz. Sizi öldüren polisler beraat eder. Taş atan çocuğunuz 15 yılla yargılanırken, çocuğunuzu vuran devlet memuru ceza almaz. Askere yolladığınız çocuğunuzun eline komutanı pimi çekilmiş el bombası verip üç arkadaşıyla birlikte ölüme gönderir.

Çetelerin avukatlığına soyunan politikacılar sizin adınızı bile anmaz.

Gazze’de öldürülen çocuklar için dünyayı ayağa kaldıran Başbakanınız sizin parçalanarak öldürülmenizi duymazdan, görmezden gelir.

“Sıradan vatandaşın bekçi köpeği” olduğunu ilan eden fiyakalı yazarlar sizin ölümünüz söz konusu olduğunda üç maymunu oynar.

Ondan sonra birileri birlik bütünlük nutukları atar. Akşama makarna yemeyi umarken tepenize havan mermisi yer bin parçaya bölünürsünüz. Önemli değildir. Siz kaç parçaya bölünürseniz bölünün, önemli olan vatanın bölünmemesidir.

...

moonlight1, PınarG bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

''Sabahaın bir sahibi var / Sorarlar bir gün sorarlar..

Olgun Ekinci 
 08.10.2009 13:42
Cevap :
İnşallah.  08.10.2009 15:37
 

"Bu toplum, bu koca nüfus, vatan sevmekten çocuk sevmeye vakit bulamamış savaşçılar ve kasaba tüccarlarından mı oluşuyor? " diye sormuş Yıldırım Türker bugünkü Radikal'deki köşesinde. Ceylan'ın halasının oğlunun mektubu da vardı bugünkü Taraf'ta ama okuyamadım gözlerime dolan yaşlardan. Sorulacak onlarca soru ama değişmeyen bir gerçek var; Ceylan yok artık. Son olmayacağını bilmek çok acı. Ceylan'a mı daha çok üzüleyim, bu savaşçılar toplumunda yaşadığıma mı bilemedim.

Ariadne 
 05.10.2009 10:15
Cevap :
İkisini de okudum bu sabah. Bizim de düşünüp konuştuğumuz şeylerin daha vurucu biçimde ifade edilimiş haliydi. Hele Ceylan'ın akrabasının mektubu bir başka iç burkucuydu. Bir söz vardır "kılıçla yaşayan kılıçla ölür"; bu ülkede kılıçla yaşamak isteyen zihniyet egemen oldukça herkes kılıçla ölecek. Kürtler gider bir başkası gelir. 12 Eylül öncesinde Kürt sorunu gündemin son sıralarında bir yerdeydi ama biz yine birbirimizi öldürüyorduk. Şimdi bu gerçeği unutmuş görünüyor bazıları...  05.10.2009 13:31
 

inanısı gelmiyor habere... çocuk ya daha ne olduğunu bile bilmediğim yaşamdan vucudu parçalanarak ayrılıyor...arda kalan ailenin dramıda ayrı...ve bunun sonucu medyatik bir aile olmadığından eminim ki sus pus bir şekilde kapanıp gidecek...acılar acılar acılar bizim ülkemizde yapılan tek şey gibi artık...içim acıyor...kaleminize sağlık.

B Gelincik 
 04.10.2009 18:48
Cevap :
Sadece medyatik bir ailenin bireyi olmadığı için değil, olası katillerinin dokunulmaz birileri çıkabileceği içindir bu sessizlik. Çok teşekkür ederim katkınız için.  04.10.2009 21:07
 

Bir de demezlermi her şey devletimizin, son devletimizin bekaası için diye...İnsan söyleyecek kelime bulamıyor. Sadece utanıyorsun. 2010 yılına çeyrek kala bu duruma seyirci kalan yöneticilerimiz, basınımız, Güçlü Ordumuz, Emniyet Teşkilatımız kısaca devletimiz, nasıl uyutuyorsunuz vicdanlarınızı.

DurmuşGüler 
 03.10.2009 21:30
Cevap :
Uyuması için önce ortada bir vicdan olması lazım Hocam, maalesef o yok. Asıl sorun da o...  04.10.2009 12:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 431
Toplam yorum
: 4967
Toplam mesaj
: 287
Ort. okunma sayısı
: 3195
Kayıt tarihi
: 30.06.06
 
 

Anahtar kelimeler: Antep, İstanbul, Haziran, İkizler, Beşiktaş, MÜ İletişim Fakültesi, Gazetecilik. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster