Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Nisan '15

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
3075
 

Giden ile kalanın hikayesi

Giden ile kalanın hikayesi
 

alıntıdır


06.01.2012 de yazmışım “Gitmek Cesaret İster Ufaklık” isimli yazımı. Bir hayli zaman olmuş gitmeleri kalmaları düşüneli. Hep derim ya “gitmek asıl kalana zordur” diye, şimdi bakıyorum da sahiden öyle. Kalan anılara gömülen oluveriyor birden. Gideni özleyen, boşluğunu hisseden ve hatta an be an gidişine tanıklık eden…

Eşyalar toplanıyor önce. Ne kolaydır toplanmak! Bir yerden bir yere taşınmak hep gözümüzde büyür oysa. Toplanmaya başladın mı bir anda kolilerde bulursun geçmişini, hayatını, yaşadıklarını ve seçtiklerini. Ağızları sıkı sıkı bağlıdır koli bandıyla eşyalarının. Üzerine sıklıkla “kırılacaklar” yazarsın. Zarar görmesin istersin eşyaların.

Taşıdıkça boşalır sana ait izler. Boşaldıkça sensizleşir etraf. Kokun kalır önce odada bırakacağın, bir süre sonra o da uçar gider ardına kadar açık camın eşiğinden anıların.

Kalan sesinin yankısını duymaya başladığında anlar gittiğini. Giderken sana zor gelen ayrılık şimdi saracaktır geride kalan birilerini. Kendi sesi yankı yaptığında kalan anlar ki, bir kişi eksildi hayatından. Bir boşluk bıraktı geride giderken. Aslında özlemle dopdolu kocaman bir boşluk.

Şimdi söyle bana!

Kalana mı zor gidene mi gitmek?

Kim daha çok etkilenir gitmelerden?

Giden bavulundaki eşyaları yerleştirirken bir önceki yerini anımsar her şeyin. Her eşyanın bir anısı vardır yüreğinde. Birde yıllardır durduğu bir yer vardır elbette.

Giden kalbinde saklar özlemlerini. Kalan ise hıçkırarak ağlar, bozmak ister kendisine bırakılan sessizliği.

Böyledir giden ile kalanın hikayesi.

http://blog.milliyet.com.tr/gitmek-cesaret-ister-ufaklik-/Blog/?BlogNo=342331

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gitse de gidenler duyularımızdan ayrılmazlar ki.Çok incedir o hatıraların yapısı;kırılıp dökülen parçaları batar da kanatır gönlün en nazik yerini.Gidene de zor kalana da.Bir hikâyedir işte zamanla yapraklarından sapına,dallarına ve oradan da gövdesine deyin insanı kurutan...Anlamlıydı!Elinize sağlık Merve hanım.Selamlar.

Abbas Oğuz 
 28.04.2015 19:13
Cevap :
Çok teşekkür ederim Abbas Bey. Bazen insanlar zorunlu olarak gitmek ve kalmak arasında bir karar verir. Bu karar gideni de kalanı da etkiler. Çok sevdiğim bir film repliğidir bana bunları düşündüren. Beğendiyseniz ne mutlu...  30.04.2015 8:14
 

Sevgili Merve, yazını okudum ve şunları sordum kendime. Yalanı söyleyen mi suçlu yoksa kanan mı? Acıyı kim çeker ardına bakmadan kaçan mı? Yoksa geride kalıp alevler içinde yanan mı? Zaferi kim kazanmıştır sence? Giden mi yoksa kalan mı? Acaba kim galip, kim mağlup? Bir insanı öldürüp pişmanlık duymadan yaşayan mı? Yoksa yaşadıklarını keskin bir bıçak gibi kalbinde taşıyan mı? Bence her ikisi de acıyı çekendir ortada bir değer varsa ve sevmişlerse... Giden gitmesi gerek olduğu için gitmiştir, gidene de izin vermiştir kalan ki gitmiştir. Çok güzeldi yazın ve bağlantılı bloğun da.. Sevgilerimle..

Papatya Tarlası 
 28.04.2015 10:57
Cevap :
Sevgili Papatya Tarlası, aslında bu soruyu bende kendime çok sordum: yalanı söyleyen mi kanan mı suçlu? Bilemedim. Aslında her duygu ortak yaşanmışlıkların eseri olduğu için yükü her iki tarafı da ilgilendirir değil mi? sevgiler, sağlıkla ve hoşça kal...  29.04.2015 8:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 670
Toplam yorum
: 3226
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 1802
Kayıt tarihi
: 19.12.10
 
 

İstanbul doğumlu. Kuantum Yaşam Koçu. EFT, NLP, ETKİLİ İLETİŞİM, BEDEN DİLİ gibi bir çok konuda e..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster