Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mart '10

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
1136
 

Gidenlere selam olsun

Gidenlere selam olsun
 

TARLABAŞI


Dün eski mahalleme gittim. Bornova’nın arka sokakları sayılırdı ama şimdi Bornova büyüyünce ortalarda kaldı. Çok eskiler bilir Meşhur tarla başı renkli neşeli dedikodusu bol insanları candan ama bir o kadar dertli fakir bir semt. Hani sarhoş olunca hey var mı bana yan bakan diye bağıran bıçkın delikanlıların ne yaptığını hatırlamayan bütün gece çoluk çocuk evde kıyamet koparan ertesi gün karısı burnu ısırılmış gözü mor dolaşan kan içip kızılcık şurubu içtim diyen gene de gülebilen kadınların sokağı.

Yokuştan yukarıya doğru yürümeye başladım. 39 no'lu sokak yazıyordu kırmızı boyayla; yokuşun başında ki evde sütçü Tahir amcayla karısı Hanife teyze otururdu. İki göz odaları vardı birinde inekleri kalır diğerinde de kendileri yaşarlardı. Hiç çocukları olmamıştı önce Tahir amca daha sonrada Hanife teyze öldü inekleri sarıkız bir sabah arabaya yüklenip götürüldü. Tam karşı köşede Naile teyze yaşıyordu. Dört çocuğu vardı senelerce eşinden dayak yedi bağırmasını duymamak için kulaklarımızı tıkardık sonra alıştık duysak da duymamış gibi davranırdık. En büyük oğlu Tahir ne güzel çocuktu ve bir gün yapılan inşaattan kendini atıp intihar etti. Naile yenge bir daha iflah etmedi beş altı sene önce rahmetli oldu. Onun yan tarafında Saniye teyze otururdu eşi kördü o hep tekel de çalıştı çocuklarını büyüttü her yokuştan çıktığım da bana kız ne güzel giyinmişsin ver bir fotoğraf çekileyim derdi. O zaman anlamazdım anneme neden böyle diyor derdim. Yaşlı kızım hoşuna gidiyor diyordu.Göğüs kanserinden vefat etti. Onun yan tarafında eskici Ali oturuyordu. Bir kızı kocaya kaçtı bir oğlu vefat etti bir kızı hala evde hiç evlenmedi ne güzel kızdı Ayşe şimdi çok yaşlanmış. Çocukken Ali amca mahallede kedi bırakmazdı çuvallara toplar bir yere götürürdü daha sonra öğrendik ki lahmacun yapmak için toplanıyormuş zavallı kediler acaba ne kadar yedik diye düşünmeden edemiyorum.

Devam edeceğim ama neden bilmiyorum durmak istedim. Mahallenin arka ve yan sokakları roman vatandaşların oturduğu yerlerdi. Onlar bizim komşularımızdı okul arkadaşlarımız oyun arkadaşlarımız ilk göbek atmayı ellerimizi çıtlatmayı onlardan öğrendik. Hele hıdrellezde sokak sokak dümbelek çalarak dolaşırdık iyi semtlerde oturanlar bizim mahalleden kız istemezdi okul arkadaşlarımızın aileleri bizlere kızlarını yollamazdı. Bilseler neler kaçırdıklarını ne güzel bir mahalleydi bu arada kızları çok güzeldi.

Ali amcaların evinin yanındaki ev bizim evimizdi çok küçüktü çok kalabalıktık ama ne kadar mutluyduk. Babam annemi çok severdi hep derdim bir gün babam gibi bir adamla evlenmek isterim. Annem dikiş diker babamda gece gündüz çalışırdı. Yan komşumuz iki eltiydi Latife abla ve de Güzin ablaydı çok çocukları vardı bir bahçe çocuk nerdeyse kavga şamata harika bir şey ama büyükler arada kapışıyorlardı çocuklarda hiçbir şey olmamış gibi oynamaya devam ediyorlardı.

Diğer bir komşumuz Gülfidan teyze ve Murat amca Bulgaristan göçmeni yarım Türkçeyle konuşurlardı ama çok temiz kalpliydiler. Çocukları yoktu arka arkaya vefat ettiler. Onların yanında ki eski evde Naciye teyze ve çorapçı Süleyman amca yaşardı birde kedileri Mestan çok güzel bir dut ağaçları vardı. Tepesinden inmek istemezdim düşmemizden korkardı bu yüzden çok fazla sokmazdı bizi bahçesine onlarda sıra ile göçüp gitti bu dünyadan. Bu arada dikkat etimde ne kadar çok çocuğu olmayan insan varmış bizim mahallede Allah kimisine ne çok veriyor kimisine de hiç kader galiba.

Çıngırlar. Nazire teyzeler, Kamile teyzeler daha nice komşular geldi geçti sokak başından geriye doğru dönüp baktım ne kadar sakin ne kadar yalnız görünüyordu bu mahalleden neler geldi geçti siz bakmayın tarla başı olmasına sokak ışıklarınla ders çalışıp şuanda ünlü olan avukat arkadaşım var doktorlar var hiçbir şey olamayanlarda var. Ayrılmadan önce gözlerimden akan yaşları sildim. Sadece tebessüm edip hepsine selam verdim. Sevgiyle kalın.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ellerinize ,yüreğinize sağlık Yazınız sayesinde çocukluğumun geçtiği Yeşildereye gittim,geldim. Bu yazıdan sonra bu yaz muhakkak mahallemi gezeceğim.

SELVİ 
 12.03.2010 12:46
Cevap :
:))tşk.ederim şimdi düşünüyorumda keşke daha sık gidebilseydim gitmesekde kalmasakda yaşamasakda oralar bizim değilmi:))  13.03.2010 14:11
 

Hayat bu gibi yerlerde vardı. Çoğumuzun kişiliğini de bu gibi yerler şekillendirdi aslında. Biz oralardan çok şeyler öğrendik. Paylaşmayı, vefayı, insanlığı.. Herşey çok güzeldi, şimdi itilse de, kakılsa da, ti'ye de alınsa, sömürülse de, o zamandan kalan bu yaşamlar aslında çok değerliydi. Yoksul ama onurlu, içten... Paylaşımınız için teşekkürler.

ISIK61 
 12.03.2010 11:24
Cevap :
:)))Tşk.ederim.böyle yerlerde hayata erken atılıyorsun vede sokakta oynama fırsatın oluyor şimdi bakıyorumda birbirini tanımayan insanlar dolu etrafımız.sevgiyle kalın.  13.03.2010 14:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 45
Toplam yorum
: 161
Toplam mesaj
: 67
Ort. okunma sayısı
: 907
Kayıt tarihi
: 03.02.08
 
 

Merhaba en modern en yeşil ve de yaşamaktan zevk aldığım İzmir' de yaşıyorum. Bornova Suphikoyuncu l..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster