Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ocak '07

 
Kategori
Dilbilim
Okunma Sayısı
529
 

Gidişat kötü!

Gidişat kötü!
 

Milletçe yokuş aşağı yuvarlanıyoruz. Ne yazık ki bunu farkına vardığımızda çok geç olacak.. Çok kasvetli bir tablo çizdiğimi düşünebilirsiniz. Ancak bugünkü durumumuz çok vahim, gerçek bu. Tarih boyunca neredeyse bütün dünyada hüküm sürmüş, pek çok milletle karşı karşıya gelmiş olan ve buna rağmen kendi kimliğini korumayı başarmış, kültürel bütünlüğünü , değerlerini korumuş olan biz son yıllarda yabancı özentisi bir millet haline geldik. Modernlik, dünyaya açılma gibi sözlerin arkasına sığınarak kendi dilimizi, değerlerimizi yokediyoruz. Kendi kimliğimizden, türklüğümüzden utanıyoruz adeta. Yaptığımız yanlışları bir an önce farketmezsek silinip gideceğiz haberimiz yok.

Dil milli kimliğin en önemli, en temel unsurlarından biridir. Dili korumak bağımsızlığı korumaktır. Dilimizi koruyamazsak bağımsızlığımızı da koruyamayız. Son yıllarda dilimize yabancı kökenli pek çok sözcük girdi. Türk dilini zenginleştirmek adına pek çok yabancı sözcük türkçeleştirildi. Son zamanlarda bu sözcüklerin sayısı o kadar arttı ki neredeyse, dilimizdeki Türkçe kökenli sözcük sayısının önüne geçti. Daha da kötüsü yabancı sözcüklerin pek çoğunun "asıl" halini kullanmak bir akım haline geldi. Önceden "yapım" derdik. Sonra "prodüksiyon " demeye başladık. Şimdi ise "production" diyoruz. Şirketler, ajanslar, mağazalar Türkçe isimlerinin yerine yabancı isimler koymaya başladı. Türkçe isimli mağaza, restorant, alışveriş merkezimiz yok denecek kadar az. Bunlar sadece birkaç örnek. Böyle binlerce örnek verebiliriz ne yazık ki. Yabancı dil öğrenmek gerekiyor. Bu bir gerçek. Sakıncalı olan bu değil zaten. Kötü olan kendi dilimizi yokedip yabancı bir dilin egemenliğine girmek, konuşurken, yazarken yabancı kelime kullanmayı bilginin, eğitimin ölçüsü saymak. İşte burada durmak gerek!!

Türkçe dünya dilleri içinde en zengin , en muhteşem dil. Bizim milli kimliğimizin bir parçası. Hiç abartmıyorum, ona zarar vermek vatanımıza zarar vermek demektir. Bunu ne zaman anlayacağız?? Şimdiki lise, ilköğretim öğrencilerinin konuşmalarını dinledikçe dehşete kapılıyorum. Bu durumun düzelmesi için hepimiz çaba göstermeliyiz. Burada en önemli görev öğretmenlere ve medyaya düşüyor. Ne yazık ki sahip çıkmadığımız tek şey türk dili de değil. Kuruluşlarımız, sokaklarımız, şehirlerimiz kısaca herşey tehlikede. Bu konuya bir sonraki yazımda devam edeceğim. Sevgiler...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Osmanlıda da Fransızca sözcükleri cümlelerin arasına sıkıştırmak gelişmişlik, entellektüellik (Bak bunun Türkçesini ben de bilmiyorum) sayılmaktaydı... Sonradan görme, kendi değerlerini bilmeme ve başkalarını üstün sayma davranışından kaynaklı gibime geliyor bu durum. Bundan vaz geçmek için ise komplekslerden arınmak gerek... Sevgiyle...

Barış 
 18.01.2007 22:10
 

Katılıyorum düşüncelerinize. Gün geçtikçe kaybettiğimiz dilimiz ve kimliğimiz. Umarım geç olmadan akl-ı selim galip gelirde, bilinçli adımlar uygulanır.Sevgiler..

Ayda 
 18.01.2007 22:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 3232
Kayıt tarihi
: 12.12.06
 
 

Merhaba. Ben İlknur Özkan. On yıldır çeşitli konularda amatör olarak deneme ve hikaye yazıyorum. Bur..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster