Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Nisan '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
1281
 

Gidiyorum hayatından

Gidiyorum hayatından
 

gidiyorum


Bugün bir karar aldım bugün ben olmayı bırakıyorum, ben bana hep zarar verdi, ben var ya duyguluyum, insanım, çevremi önemsiyorum, dosdoğruyum. Ama artık ben olmak istemiyorum, gamsız, sadece işimi yapıp ne derler hani etliye tuzluya karışmayan biri olacağım.

Senin için cok değerli insanların, bazı şeyler söylediklerinde ya da yaptıklarında, işte kendine “ya benim için neden bu kadar değerli, nasıl böyle yapan birine bu kadar değer vermişim” diye sorduğun an işte başlıyorsun kendine kötülük etmeye, yine kendini suçluyorsun, neden değer verdin diye? Ben benken nasıl katlanırım bu gerçeğe, bugün yaşadığım şey nasıl bir şeydi sanki sakinleştirici ilaç almış gibiydim oysa almadım, ne kadar da halsiz düştüm o kadar acıkmıştım ki bir şeyde yemedim ama şuan da açlıkta hissetmiyorum nasıl bir psikolojik durumdu bu yaşadığım bu kadar vücudumu güçsüz bıraktı, içimde neler oldu ki bu kadar yorgundum, kolumu bile kaldıracak güç bulamadım. Sinirlerim harap oldu evet bu yaşadığım şey vücuduma nasıl zararlar verdi kim bilir, zararlı ne kadar salgı yaydı beynim ve kim bilir bunlar bana ne gibi hastalıklar olarak geri dönecek?

Hayat bu kadar ciddiye alacak kadar önemli mi aslında, çünkü zaman geçtikçe bu yaşanılan şeylere verdiğimiz tepkilerde anlamsız buluyoruz, böyle de bir şey hayat işte, o an yapıyorsun, sonra beğenmiyorsun, ne gerek varmış bu kadar tepkiye diyorsun, değermi kendine bunu yapmaya, işte şuan kendime onu diyorum değermi vücuduna böyle zarar vermeye ? Sağlık olmadan hayatta neyin tadı olabilirki, bunu benim iyi bilmem lazım, ablam canım ablam nekadarda severdi gezmeyi sürekli evinin eşyalarını değiştirmeyi zaten hastalanmadan önce de evinin eşyalarını tümüyle değiştirmişti, sonra kanser olduğunu öğrendik ve sürekli hastanede onu gözlemledim, hepimize tokat gibi gelmişti hastalığı, ozaman ablam dedi ki “ne kadar boş şeylere mutlu oluyormuşum özlem, sağlıktan önemli bir şey yok bak ben evimi değiştirdim ama nerdeyim bir hastane odasında oysa, vücudum bana alarm verdi hastalanıyorum diye ama ben onu ciddiye almamıştım, şimdi mutfak dolaplarımın pembe olmasının hiç anlamı yok benim için” Ablama ne kadar hak vermiştim. Ama şimdi ne yapıyorum ben aynı şeyi sağlığımı bozmak için özellikle çabalıyorum sanki, boş vermeliyim değimli evet böyle yapmalıyım hayat ne de olsa akıp gidiyor istesem de istemesem de.

Çevremizde ne kadar bencil, kötü, nankör insanlar var, en kötüsüde bencil olmak, onlar kendilerinden başka kimseyi düşünmezler, onların kulakları sağır, gözleri ködür. Yanlızca kendilerini görüp, kendi seslerini duyarlar .
ne kadar zararlıdırlar, çünkü birine neden bencil dersin, onlar kendilerinden başka kimseyi önemsemezler tek önemli olan kendileridir, kör hırslarıdır.

Aslında benim bir felsefem var kendime bunu söyleyince daha sakin oluyorum, hayatımdaki insanlar karşı " herkes tercihleriyle yaşar, senin tercihindi". Öyle değilmi ama böyle düşününce de kimseye kızma hakkı görmüyorum kendimde, bu da beni dahamı çok yaralıyor ne? Yani bütün sorumluluğu kendi üstüme almak, birilerini suçlamak daha mı kolay olurdu?

Ama olmuyor hayat arkadaşıma kendimi anlatamamışsam ne kıymeti var ki, ben ne diyorum o bambaşka şeyler diyor, nekadar tıkalı kulakları, duymuyor duymuyor ama konuşuyor konuşuyor

Sevgilim ben, ben olmayı bırakıyorum ve gidiyorum hayatından sendeki tüm benle birlikte,

yapayalnız bırakıyorum seni, sevgisiz , aşksız, BENSİZ

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Özlem Aydın, Mevlana'nın çok güzel bir sözü var "Karşındakine bir şeyi ne kadar anlatmaya çalışırsan çalış, o almak istediği kadarını alır". Neden insanlardan sizi anlamalarını bekliyorsunuz ki? Kendiniz söylüyorsunuz benciller diye. O halde değer mi? Gerçekten bu tür negatif birikimler, organizmayı bozar bir süre sonra. Stres , aşırı hassasiyet, bağışıklık sistemini zayıflattığı için genç yaşta hastalıklar kapınızda sıraya girer. Ablanıza geçmiş olsun diyorum. Yarın ölecekmiş gibi yaşanmaz. Hayat bize verilen en değerli armağan. Sıkı tutunun,kıymetini bilin derim. Yaşadığınız yada size yaşatılan olaylarda komik bir yan bulmaya çalışın. Üstelik onlar, sizin olgunlaşmanız , hayata farklı pencerelerden bakabilmeniz için gerekli olan edinimler. Mücadele etmek,savaşmak yerine hoşgörüyle yaklaşmaya çalışın. Kendinize daha az zarar verirsiniz. Terk etmek çözüm mü sizce, yüreğinizden atabilecekmisiniz? Üzgün,kırgın,kızgın,ağlamış bir haldeyken aynaya bakın. Değer mi? Sevgiyle..

Nurcan Çelik Yalun 
 07.04.2008 0:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 10
Toplam yorum
: 23
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 1382
Kayıt tarihi
: 24.07.07
 
 

02.03.1979 yılında doğumluyum, Bilgisayar programcılığını bitirdim daha sonra işletme fakültesini bi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster