Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Şubat '17

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
70
 

Girişimciliğin getirdikleri / götürdükleri

Girişimciliğin getirdikleri / götürdükleri
 

Sitemi takip edenler ve beni tanıyanlar biliyor, 10 sene bankacılıktan sonra geçtiğimiz sene sektörü bıraktım. Uzun süren bir tatilden sonra da kendi işimi kurdum.

Türkiye için “kurumsal” sayılabilecek birçok şirkette çalıştıktan sonra kendi işini kurmanın elbette zorlukları var. Türkiye’de zaten iş kurmak çok kolay bir süreç değil. Hem çevresel etkenler hem de bürokrasi sebebiyle bazı zorluklar söz konusu. Kendi işinizi kurmak istediğinizi söylersiniz, aileniz karşı çıkar; “İşin güzel, macera arama” derler. İş kurmak için sermaye gereklidir, bankalara gidersiniz, mali veriniz yok diye kredi vermezler. Bunların hepsini geçtiniz diyelim, şirket kurma sürecinde ve iş yapma, özellikle ilk müşterinizi alma sürecinde zorlandığınız anlar olur. Bazen moraliniz bozulur. “Bu iş bana göre değil mi acaba? Ben bu işi yapamayacak mıyım?” diye düşündüğünüz anlar olur. İlk müşterinizi nasıl bulacağınızı düşünürsünüz. Bu süreçleri naçizane yaşayan birisi olarak tavsiyem şudur: Moralinizi asla bozmayın, kendinize inanın. Yapamadıklarınıza değil, yaptıklarınıza odaklanın.

Ben de bu süreçlerin bazılarından geçtim, bazılarını yaşıyorum, bazılarına henüz gelmedim. Şu anda her şey istediğim hızda mı? Hayır. Eskisine göre yol aldım mı? Evet. Yapacaklarım var mı? Evet, hem de çok. Bazı yerlerden istediklerimi almaya başladım mı? Evet.

Yaptıklarınıza ve kendi işiniz olmasının olumlu yönlerine odaklandığınızda her şey daha kolay olacak. Profesyonel hayattan (benim için bankacılık) sonra kendi işinize sahip olmanın hayatınızda yaptığı bazı değişikliklere bakalım:

·         Artık her gün sakal tıraşı olmak zorunda değilsiniz
Boynumda kızarıklıklar artık geçmiyordu her gün tıraş olmaktan.

·         Her gün kravat takmak zorunda değilsiniz.
Yaz aylarında kravat taktığınızı düşünün. Çalıştığım bazı kurumlarda yaz aylarında kravat takmama imkanı olmasına rağmen pantolon üzerine giyilen gömlekle kendimi penguen/garson gibi hissettiğim için ben kravat takmaya devam ediyordum.

·         Her gün kösele ayakkabı giymek zorunda değilsiniz.
Karlı ve yağmurlu havalarda paten haline gelen kösele ayakkabıdan bahsediyorum.

·         Kirlenen gömlek kolları artık yok
Gömleğin sadece kolları kirlenirdi masaya sürtmekten. Ütüsü bozulmadan tekrar yıkanırdı. Yıkanmaktan eskirdi.

·         Ütülü gömlek derdiniz yok
Bekarsanız Pazar akşamı, dolaba bakıp ütülü gömlek stresi yaşamazsınız. Evliyseniz eşinizin ütü mesaisi azalmıştır.

·         Saç dışında sakal ile de tarz yapabilirsiniz
Bazı bankalarda bıyık ve/veya top sakalın serbest olduğu söylenmesine rağmen ben bırakan arkadaş görmedim. Kendi işiniz olması durumunda tüm sakal şekilleri serbest.

·         Kış aylarında takım elbise giyerek üşümek durumunda kalmazsınız.
Kendi işiniz olunca smart casual giyinebilirsiniz.

·         İşe geç giderseniz sebebini soracak müdürünüz yok.
Patron sizsiniz ama yine de aynı saatte ofiste olmaya çalışın. Kendi işiniz olunca disiplini korumak sadece sizin elinizde. İç disiplini korumak lazım.

·         Kıyafet bakımından kombin seçeneğiniz artar.
Bankada çalışırken belli kravatlara uyacak gömlek bulmakta zorlanırdım. Artık bu dert yok

·         Daha renkli giyinebilirsiniz.
Birçok bankada kahverengi takım elbise giymek yasaktır. Kahverenginin güven konusunda yanlış renk olduğu söylenir. Lacivert, siyah, füme renkler tavsiye edilir. Kendi işiniz olunca istediğiniz rengi kombinleyerek giyebilirsiniz.

·         İşiniz mesai ile sınırlı değildir.
Profesyonel hayatta çok sorunlu bir iş olmadığı takdirde veya işkolik değilseniz mesai dışında iş ile ilgili kafa yormazsınız. Kendi işini olduğunda, gece aklınıza gelenleri unutmamak için kendinize mail atar veya telefona hatırlatma koyarsınız.

·         Fazla mesai almazsınız.
Benim çalıştığım yıllarda fazla mesai söz konusu değildi ama son 1 yıldır fazla mesai konusunda bankalar az da olsa bazı şeyler yapmaya başladılar. Kendi işinizde ise fazla mesai, geleceğinize yaptığınız yatırımdır.

·         Brüt/net farkını öğrenirsiniz.
Profesyonel hayatta brüt maaşınız sizi çok fazla ilgilendirmez, siz elinize geçen net tutara bakarsınız. Kendi işiniz olduğunda hele bir de eleman çalıştırıyorsanız brüt/net farkını acı bir şekilde öğrenirsiniz.

·         Vergi mevzuatı ve sosyal güvenlik mevzuatını öğrenirsiniz.
Stopaj, KDV, geçici vergi, vergi beyannamesi, bağ-kur gibi kavramlar girer hayatınıza. Bu kavramlar, cebinizden para çıkması anlamına gelir

·         Özel sağlık sigortasının detayları hakkında birçok sigortacı kadar bilgi sahibi olursunuz
Daha önce size paket olarak sunulan özel sağlık sigortasını, kendi isteklerinize göre uyarlarsınız. Bu sayede gereksiz gördüğünüz kalemlere para ödemezsiniz.

·         Araç satın almaya çalışmak yerine kiralamanın avantajlarını araştırırsınız
Maaşlı çalışırken para biriktirip veya kredi çekip araç almak derdinde iken şirketiniz olduğunda kiralama alternatifini de düşünürsünüz. Araca o parayı bağlamak istemezsiniz.

·         İnsan kaynaklarının Türkiye’deki en önemli sorunlardan biri olduğunu görürsünüz
Daha önce başkalarından duyduğunuz “Eleman bulamıyoruz” sözünü kendiniz yaşarsınız. İstediğiniz kalifiyede eleman bulmakta zorlanırsınız. Bulduğunuz elemanı tutmakta zorlanabilirsiniz.

·         İlan-reklam vergisinin ne kadar yüksek olduğunu öğrenirsiniz.
Daha önce bazı şirketlerin neden tabela koymadığını veya neden daha büyük harflerle isimlerini yazmadıklarını anlarsın.

Her ne kadar kendi işinizde zorlandığınız noktalar olsa da ben her zorluğun bizi değiştirdiğini/geliştirdiğini düşünüyorum. Zorluklar elbette olabilir. Hem iş hayatında hem özel hayatta. Başarıya ulaşmak; bu zorlukları aşmaya olan inançla oluyor.

O yüzden tavsiyelerim kısaca şöyle olacak:

·         Moralinizi yüksek tutmaya devam edin.

·         Kendinize zaman ayırın.
Hayat sadece işten ibaret değil. Uzun vadede sağlığınız için kendinizi dinlendirmelisiniz.

·         Kendinizi şımartın, mutlu edin.
Belli hedeflerinizi gerçekleştirdiğinde kendinizi ödüllendirin. Çok büyük ödüller olmasına gerek yok. Sizi mutlu edecek şeyler olması yeterli. Güzel bir yemek sizi mutlu ediyorsa sizin ödülünüz yemek olabilir mesela.

·         Spor yapın
Atalarımız söylemiş; sağlam kafa sağlam vücutta bulunur. İş sebebiyle spora zaman ayırmamak bahanesine sığınmayın. Bedenen sağlıklı hissetmeniz ruhunuza da yansıyacaktır.

·         Ailenize ve sevdiklerinize zaman ayırın
İşimizi, onların geleceği için yapsak da geçen zamanın telafisi yok. Sevdiklerinize zaman ayırın. Ayırdığınız zaman diliminde de iş ile ilgili telefon vs.görüşmesi yapmayın.

·         Para konusuna takılmayın
Para tabi ki hayatımızı idame ettirmek için gerekli bir araç. Fakat parayı amaç olarak değil araç olarak görün. İş yapmaya başlamadan önce parasını değil, o işi nasıl iyi yapabileceğinizi düşünün. Siz işinizi hakkıyla ve iyi şekilde yaptığınızda para sizi bulacaktır.

·         Kazanmak için kazandırın
Size iş yapmak konusunda yardımcı olanlara destek olun. Maddi veya manevi şekilde olabilir bu destek. Size müşteri bulan birisine bir hediye alıp gidin veya onun yapacağı işlerde tanıdık birisi bularak indirim yaptırın mesela.

·         Para yerine alternatifler üretin.
Her iş için para vermek zorunda değilsiniz. Şirket kurulumunda masraflarınız sizin için yüksek olabilir. Hemen de kazanmaya başlamayabilirsiniz. Fakat yeni yatırımlar/harcamalar yapmanız gerekebilir. Hizmet satın aldığınız yere, para vermek yerine karşılığında sizin rahatlıkla yapabileceğiniz bir şekilde ödeme yapmayı önerin. Örneğin website tasarımı yapan firmaya, finansal danışmanlık yaparak giderlerini azaltmasında yardımcı olmaya çalışabilirsiniz.

Girişimcilik ve kendi işinizi kurarken yaşayabilecekleriniz hakkında yazmaya devam edeceğim. Sorularınız için bana bilgi@ihracateksperi.com üzerinden ulaşabilirsiniz.

Sevgilerimle,

Ümit Osman YILMAZ

İhracatEksperi.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 409
Kayıt tarihi
: 04.01.17
 
 

1999 yılına kadar Denizli'de ikamet ettim ve Denizli'de okudum. Denizli Anadolu Lisesi mezunuyum...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster