Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ocak '11

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
936
 

Gitmek, çözüm mü?

Gitmek, çözüm mü?
 

resim internetten


Yüzyıllar önce Anadolu'ya gelmiş yerleşmiş olan ''Kahramanoğulları'na mensup anne tarafım, Kafkaslara yerleşmiş ''Çerkes'' baba tarafım, iki ailenin yolları İstanbul'da kesişmiş, 1912'de burada dünyaya gelmişler. 

Ben burada doğmuşum, çocuklarım burada doğmuş, ömürlerimizi bu topraklarda haşır neşir olarak idame ettirmişiz ve ettireceğiz. Hepimizin bu topraklarda, bir geçmişi, bir hikayesi vardır. Kader birliği etmişiz, sevinçlerimizi, hüzünlerimizi paylaşmışız dolayısıyle burayı vatan kabul etmişiz. 

İnsan vatanına küser mi? Vatanını terk eder mi? 

Et tırnaktan ayrılamayacağına göre, çok hayati ve mücbir sebeplerden dolayı ülkeyi geçici olarak terk edebilirsiniz. Bilirsiniz ki kökleriniz buradadır, her daim hasretini çekersiniz. 

Sosyal ve siyasi olgulardan ötürü ortaya çıkan iletişim yetersizliğini bahane ederek ülkeyi terk etmeyi istemek niye? 

Dünyaca ünlü piyanistimiz Fazıl Say, İdil Biret'in Topkapı Saray'ında verdiği konser sırasında yaşanan olaylar üzerine tepki vererek ''Çok üzüntü verici, çok vahimdir'' dedi, ''ileride Türkiye'den ayrılmayı düşünüyorum'' bu sözler haftalarca gündemde kaldı ve tartışıldı. 

''Haydi Gel Bizimle Ol'' proğramında, Aysun Kayacı babasıyla arasındaki problemlerden dolayı, ''Bu ülke'yi terkedeceğim, ABD'ye yerleşeceğim'' sözü polemiklere konu oldu. 

(MB) ailesi yazarları arasında da, polemiklere, kırgınlıklara, küslüklere şahit oluyoruz. Bazı akadaşlarımız hakarete maruz kaldıklarını söyleyerek bir daha (MB) de yazmama kararı aldıklarına okuyoruz. 

Gitmek veya yazmamak bir çözüm müdür? Belki işin kolay tarafı olarak şahsa münhasır bir çözüm kabul edebilirsiniz. 

Fakat, tüm bu olaylara baktığımızda iletişim noksanlığını ve eksikliğini görüyoruz, kendi düşünce ve fikirlerimizi tek doğru kabul ediyoruz, karşımızdaki insanların fikir düşünce ve duygularına saygı göstermiyoruz. Hal böyle olunca, insanlar arasında iletişimden söz etmek ve iletişim kurmak mümkün olmuyor. 

Muhatap olduğumuz kişileri devamlı eleştirirsek, yargılarsak ve suçlarsak, o kişiyi anlamamış olduğumuzu, dolayısıyle kendisinin haksızlığa uğradığını düşünecektir. Ve iletişimi kesecektir. 

Önemli olan; Birbirimizi anlayabilmektir. Bunun içinde öncelikle saygı ve hoşgörüye önem vermeliyiz. Fikirlere çok yönlü bakabilme becerisini göstermemiz ve karşımızdaki insana değer vermemiz lazımdır. 

 

 

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gitmenin kolay olduğu yerde kalmak zordur. Ancak gitmenin kolay olduğu yerde yaşamsal bir tehdir almadıkça kalmak daha soylu bir davranıştır. MB veya memlekette kalmayı ve gitmeyi de ben buna göre değerlendiriyorum. Ve aslında gitmenin kişinin iradesine bağlı olarak kolay gerçekleşebilir bir somutluk olabilmesine hüzünlenerek sevinebilirim de. Çünkü bilirim ki orada demokrasi gitemye izin verecek kadar özgürlükçüdür.

Muharrem Soyek 
 08.01.2011 13:26
Cevap :
Yorumuna katılıyorum, fakat demokratik özgürlük içinde çözüm aramak daha geçekçi olmaz mı? Saygılarımla..  08.01.2011 16:33
 

Basında bazan halktan birini kucaklayan politikacı görüntüleri yer alıyor. Aslında onlar oy getirir diye yatırım yapıyor, şov yapıyorlar. Bu ülkede bırakın doğayı insana da saygı sevgi yok. Hepsi birer şov.

Sahipsiz Gezegen 
 08.01.2011 8:06
Cevap :
Akın Bey, malesef oya veya karşılığa endekslendiğimizden isteklerimize taş koyanlara karşı kırıcı ve saygıdanda yoksun kalıyoruz. Selamlar, esen kalınız..  09.01.2011 17:32
 

yaziniz ve selek hocamin ilavesi olan biteni aciklamis ilaveye gerek kalmadan! Saglik vbe saygiyla

Newyorker 
 07.01.2011 20:50
Cevap :
Sn.Newyorker teşekkür ederim, sağlık ve saygıyla..  08.01.2011 0:01
 

Dikkat ederseniz,kırıcı çatışma atmosferlerinde,herhangibir bilimsel,sanatsal,psikolojik ya da sosyal bir temanın,düşüncenin,fikrin eleştirisi ortada yok...Tamamen duygusal ve kişisel gerilimler var...Bu gerilimin dozajını ayarlayamayanlar,kişileri rencide edici;okularını bezdirici duruma düşüyorlar.Hakem kurulu sayılabilen editörya burada gerekli müdahaleleri yapmalıdır.Eleştiri yapacak kişilerin ,eleştiri yapacağı konuda derinlemesine birikimi gerekir...Eleştiride karşı tarafın güzel ve yapıcı düşüncelerine yer vererek başlanır.Sonra ,yapıcı olmak şartıyla eleştirinizi sunabilirsiniz.Böylece karşı taraf da eksiğinin tamamlandığına inanarak saygı duyar...Edepli olma kaydıyla,Hiciv,taşlama,yergi de yapılabilir;ama bunlar eleştiri anlamına da gelmez...Beyin fırtınalarının yararlı olacağı günlere ulaşmak dileğiyle selamlar...Sevgiler...

Mesut Selek 
 07.01.2011 16:24
Cevap :
Değerli Mesut Bey Hocam, bloğa yapmış olduğunuz değerli katkılarınızdan dolayı teşekkür ederim, açık ve net yorumunuz bloğu tamamladı..Hürmetle, saygılar...  07.01.2011 18:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 462
Toplam yorum
: 695
Toplam mesaj
: 119
Ort. okunma sayısı
: 1440
Kayıt tarihi
: 03.12.07
 
 

Çevreye saygı, insanlık görevi olarak algılanmalıdır. Bankacılık ve finans yöneticiliği  uğraşım ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster