Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mayıs '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
442
 

Gitmek

Gitmek
 

Saint-Exupery ve Küçük Prens


... rüzgarla sürüklenmişlerdir. Kökleri yok, yaşamları güç oluyor bu yüzden*

Çok uzaklardan geliyorum, öyle ki ufuk çizgisi aramızda kalmıştı. Sen yazdın bense kış ve bir gün biterken birimiz için diğerine gün doğuyordu.

Çok uzaklardan geliyorum, öyle ki aşkın ısısı ulaşmıyordu. Telefonlarda sesin tınısı değişiyordu, hasret kendi anlamını sorguluyordu

Çok uzaklardan geliyorum, öyle ki benzimde kalan son rengi ulaştıramadım sana, yeni bir tene büründü vücudum, kilometrelerce geride kaldı senin için giyindiğim elbise.

Çok uzaklardan geliyorum, öyle ki sözcüklerim eskidi yolda, yeni kelimeler satın aldım, zaman ve yol sıyırdı onları kınından.

Çok uzaklardan geliyorum, öyle ki tabanlarımdaki nasır katmanları ele veriyordu gitmenin kaç yıla denk geldiğini, sevmenin kaç yaş eskittiğini.

Gitmelerden daha zordur gelmeler...

Öyle aniden alınmaz gelme kararı. Gidiyorum dersin ve gidersin. Senin seçimindir, her seçim gibi bir şeylerden vazgeçişi gerektirir.

Ama gelmek kararı yalnız senin değildir. Bekleyen olmasını gerektirir, açık kollar bulmayı zorunlu kılar. Gülüşleri başlatacak tebessüm belirtileri ister. Yuvanın hala sıcak olmasını bekler.

Her geliş, çok uzaklardan olmaz. Bazen bir kol boyu mesafeden gelmek daha zordur meridyenler aşmaktan.

Her geliş, kalışı garantilemez. Bazen saniyelerle ölçülür süre bazen bir ömürle.

Her geliş bulmak değildir. Bazen senin girdiğin limandan ayrılan bir gemi çok uzaklara taşıyordur bulmak istediğini.

Her geliş anlatamaz sebebini. Bıraktığın kulaklar değildir geldiğinde seni dinleyecek olanlar.

Gelmek için önce gitmek gerekir. Ve giderken dönüş yolunu gösteren kırıntılar bırakılmaz yerlere. Dönüş yoktur planların arasında.

Sonra, er ya da geç, bir ateş düşüverir. Yer çekimi kanunu yön değiştirir. Daha güçlü bir çekim vardır artık ardında bıraktığın gözlerde.

İkiye bölünürsün ama ikna ediverirsin kalan yarını. Dönüş yarım değildir, her iki yanınla gelmişsindir.

Çok uzaklardan geliyorum, dönüşüme milyonlarca bahane bulabilecek kadar uzaklardan.

Beni beklediğine kendimi inandıracak kadar uzaklardan.

Ve seni,

hiç gitmediğime inandırabilecek kadar yakınlardan.

...ben bu yüzden hiç kimseden gidemem /gitmem

*Saint-Exupery (Küçük Prens) çölde bir çiçeğin insanlar üzerine yorumu

Nilüfer ÖZDEMİR

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Şimdi gezinirken uyku ile uyanıklık arasında Seni koyduğum o yüksek yerinde hayallerimin, belki de hiç olmadığım kadar "sen" gibiyim. Geçe/mez/rken zaman iğdiş edilmiş günlerin yorgunluğunda ben senin affedemediğin miyim?yine de "su"suyorum sessizliğine, "su"suyorum eskisi gibi birlikte çağlayabilme ihtimalinin özlemiyle...

Tülay TERZİOĞLU 
 12.06.2008 12:01
 

Gitmeyi göze alana “kal” diyemem ki. “Kal” desem kalan sen olmazsın. Sen gitmeyi göze almışsın. Zoraki kalmalar gitmekten kötüdür. Bir “git” dememe bakıyorsa gözlerin, gidebilirsin… Elbet bir sabır dikilir alınyazıma. Kaf dağından ödünç aldığım gülmelerimi oturturum yanaklarıma. Sana söylenecek tüm sözlerimin cellâdı olurum. Öldürürüm kelimelerimi. / Gidebilirsin. Kasvete bulanmış bir hava çökse de yarınlarıma ben dünlerime sarılırım. Oysa kahrı paralamıştık birliğimizde. Şimdi gitmeler sıkıştıysa düşlerine, gidebilirsin; ama ben gitmene hiç alışkın değilim. Provasız bir gidiş olacak seninki, amatör terk ediş… Yine de azığında bulunan son harflerini döktün dilinden. Şimdi gidebilirsin, bir cümlelik yanımdaydın zaten.

estastone 
 09.06.2008 18:18
 

tek kelime harika desem

can dostum 
 05.06.2008 22:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 38
Toplam yorum
: 69
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 621
Kayıt tarihi
: 04.01.08
 
 

Safça eski konuklarını bekleyen sahil pansiyonlarından birine kaydımı yaptırabilirim. Yine boşaltmam..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster