Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ocak '07

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
715
 

Gitti gelmez Musul-Kerkük

Gitti gelmez Musul-Kerkük
 

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve çevresindeki milli unsurların, o dönemdeki perişan şartlar içerisinde tüm yüreklilikleri ile çizdikleri Misak-ı Milli sınırları içerisinde var olup da; aradan yaklaşık doksan yıl geçmesine rağmen Türkiye Cumhuriyeti Devleti hudutları içine dahil edilememiş iki bölgeden birisi Musul-Kerkük vilayetleri ve çevresidir. Yüce Önder'in, bir anlamda gözlerinin açık gitmesine neden olan bu Türk şehirlerinin, o yıllardaki demografik anlamda hakim unsurları öz be öz Türk olan Irak Türkmenleri'dir. Maalesef, geçen zaman diliminde, siyasi zeminde bölgenin gizli gücü olan İngiliz ve Amerikan güdümlü, çeşitli yönetimler; planlı ve programlı olarak Irak Türkleri'nin sesini kesme politikalarını istisnasız uygulamışlardır.

Türkmen'leri en fazla baskı altında tutan kişilerin başında da Arap milliyetçisi, Baas'lı diktatör Saddam Hüseyin gelmektedir. Bölgenin demografik yapısı ile bilinçli olarak Türkmen'lerin aleyhine, Sünni Arap'ların lehine oynanmıştır. Amerika'nın Irak'ı işgal edip, kısa zamanda, şöyle ya da böyle kontrolü ele geçirdiği ilk günlerde ise roller değişmiş ve Türkmen kardeşlerimizin yeni patronları Amerikan katkılı, Barzani-Talabani peşmergeleri olmuştur. Nüfus ve tapu daireleri talan edilmiş, zorunlu göçe yönlendirilen savunmasız ve silahsız Irak Türkleri bir kere daha asimilasyon politikaları ile baş başa kalmıştır.

Önümüzdeki sene Kerkük'te bir referandum yapılacak ve sözde halk iradesi ile bölge, hangi siyasi iradeyi kabul edeceğine kendisi(?) karar verecektir. Yani; dünyanın en zengin, en uzun vadeli, en kaliteli petrol yataklarından birine sahip olan ve jeostratejik anlamda Körfez'i kontrol edebilecek bir coğrafyada bulunan bu öz be öz Türk topraklarının idaresi ve egemenliği; buram buram Amerikan aroması ile genizleri yakan peşmerge güçlerinin ve Barzani-Talabani takımının ellerine geçecektir. Hani bu, birkaç sene öncesinde bizim kırmızı pasaport verdiğimiz ve dünya ile irtibatlarını sağladığımız, bugün biri Irak Cumhurbaşkanı, diğeri de Kuzey Irak sözde Kürt Federal Devleti'nin başkanı olan peşmerge liderlerinin ellerine yani.

Geçen her gün, bu milletin ve devletin aleyhine işlemektedir. Bu tarihi ve stratejik, ekonomik öneme haiz topraklar, gözlerimizin önünde ellerimizin arasından kayıp gitmektedir. Başbakan, "bu gelişmeleri tribünden mi izleyeceğiz" diye sormaktadır. Vallahi benim gördüğüm, bırakın sahaya girmeyi, yedek kulübesine dahi sokulamamışızdır. Hükümetin gerek diplomatik kanallarla, gerekse Başbakan ve Dışişleri Bakanı vasıtasıyla attığı her adıma Amerika'dan ve onların kucağındaki peşmerge başlarından acayip hırçın, nezaketsiz ve yakışıksız tepkiler gelmektedir.

Daha önce askerlerimizin başına çuval geçirip tutuklamaktan çekinmeyen Amerikan askerlerinin komutanı geçtiğimiz günlerde bölgedeki en üst düzey askeri yetkili olarak atanmıştır. Bush'un yeni Irak planını açıkladığı saatlerin hemen akabinde İran konsolosluğu yine Amerikan askerlerince basılmıştır. Bakınız efendim, uluslararası hukuk kurallarına ve teamüllere göre bir ülkede bulunan büyükelçilik, elçilik, konsolosluk ya da maslahatgüzarlıklar, temsilcilikler, o ülkenin toprakları sayılırlar. Yani Amerika'nın yaptığı operasyon İran toprağında gerçekleşmiştir.

Milli İstihbarat Teşkilatı'nın medya aracılığıyla kamuoyuna da yansıyan Musul-Kerkük raporu tarihi bir ibret vesikasıdır. İçimiz yanmaktadır ve daha da çok yanacaktır maalesef. Bugün, yarın ve yarından sonra, tüm uluslararası ilişkileri iki faktör yönlendirecektir. Bunlardan biri "enerji", diğeri de "su"dur. Amerika'nın bu topraklarda aradığı ilk günden beri ne nükleer başlıktı, ne adaletti, ne terör odaklarıydı yani. MİT raporu da aynı şeyi söylüyor ki bugün, zengin Irak petrol yataklarının kontrolü tam anlamıyla güneyde İngiltere'nin, kuzeyde ise Amerika'nın eline geçmiştir. Bu oyunda başta peşmerge Kürtler olmak üzere bölge insanlarının büyük bölümü maalesef piyonlar olarak oynanmaktadır.

Dileğim ve umudum odur ki mavi ay yıldızlı bayraklarını, Irak Türkleri ilelebet ve özgürce semalarında dalgalandırabilirler. Topraklarının tüm yeraltı ve üstü zenginliklerinden faydalanabilip, insanca yaşayabilirler. Ama benim hiç umudum yok ne yazık ki? N'olur Tanrım ben yanılmış olayım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ne yazık ki bir şeyler yapması gereken kişiler yapmaları gerekeni yapmadan seyrediyorlar. Yanlış yaptıkları kesin, ama nedeni Gaflet mi, dalalet mi yoksa hıyanet mi yorumda bulunmayacağım. Umarım uykularından uyanırlar.

Serkan Dilek 
 19.01.2007 20:45
Cevap :
Umarım Serkan Bey, umarım. Bu uyanışa cidden çok ihtiyacımız var.  22.01.2007 9:19
 

Yazınız ile başlığınız birbirine uymuyor. Türkiye bu kadar güçsüz bir ülke değil. Kerkük te Musul da bir yere gitmez. Diyeceksiniz ki baştakiler basiretsiz. Bence değil. Satılmış olanların dışındaki herkes bu toplum için bir şeyler yapmaya çalışıyor. İşte Mit üzerine düşeni yapıyor ve bizi bilgilendiriyor. Bizde birey olrak kararlığımızı ifşa etmeliyiz ki. Yönetimdeki iyi niyetlilere destek olalım. Yandım, bittim edebiyatı acizlerin söylemidir. Biz aciz bir toplum değiliz. Bizim dinamiklerimiz ne ABD'den nede benzerlerinden aşağıdadır. Bu oyunda elimizin ne kadar güçlü olduğu zamanla anlaşılacaktır. Musul ve Kerkük'e bizim olduğu için değil, bu coğrafyanın olduğu için sahip çıkmalıyız. Ancak bu şekilde ayakta kalabiliriz. Saygılarla..

Fatırcı 
 18.01.2007 17:25
Cevap :
Ne güzel söylüyorsunuz efendim, umarım dilediğiniz gibi olur. Bu arada okuduğunuz yazı kendi çapında bir "çığlık" idi sadece, o kısmını siz anlayamadınız galiba. Çok teşekkür ediyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.  19.01.2007 8:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 928
Toplam yorum
: 2451
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3572
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

İzmir'de yaşıyorum.    Çok uzun yıllar öncesinden başlayıp, hiç ara vermeden bugünlere kada..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster