Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mayıs '09

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
414
 

Gizli bahçem…

Gizli bahçem…
 

... sabahın seherinde... açılmış saf, temiz... duygulu... arzulu...


Gizli Bahçem...

Gizli bahçeme giriyorum, görünmemeye çalışarak kimseye…
Yine başbaşayım kendimle sığınağımda.
Şöyle bir ektiklerime diktiklerime göz atıyorum, bir şeye ihtiyaçları var mı diye…
Bazılarını düzeltmek, gerekirse biraz budamak gelir içimden zaman zaman.

Bazılarının çiçeklerini, bazılarının meyvelerini koklarım…
tekrar tekrar kontrol ederek sanki daha evvel az emek vermişim gibi…

Görüntüleri hoşuma gider, her birinin değişik olduğunu fark ederim sanki benim eserim değillermiş gibi.
Ayrı zamanlarda, ayrı duygularla dikmişim belli. Bu nedenledir dört mevsimi yansıtmaları...

Her biri beni yansıtıyor ama değişik duygularımın ürünü, kafama göre takılmışım...
Geçen bahar hüzünlerde miydim acaba diye merak etsem, bahçeye göz atmam yeter o bahar ne yaşadığımı hatırlamam için…
Şaşkınlıkla görürüm bazı sonbaharlarda ilkbaharı diktiğimi… bazı yazlarda ise kara kışa takıldığımı…

Eh bahçe dediğin de böyle olmalı, hep tek mevsimde takılıp kalmayacağız ya…
İnsan dört mevsimde de yaşamalı ve her mevsimde ışıldayan bir şeyleri olmalı…
Onun için böyle dört mevsimi bir arada yaşatanı ayrı bir keyif veriyor insana..
hele bir de dostlarla paylaşılırsa…

Bazı çiçeklerim hüzünlü… sadece ben gördüm diye,
Bazıları üzgün, dostlarım da gördü ama ilgisiz kaldılar diye…
Bazıları mutlu, hatta şımarık… görüldüler ve sevildiler diye…

Bahçe olur, çiçekler olur da böcekler, arılar olmaz mı?...
Dolaşırlar çiçekten çiçeğe, bal toplarken bir diğerini de tozayarak bahçemde…
Dostlarımdır bunlar, beni ayartan, bana ilham veren.

Sarı güllerim olur bahçemde, hüznümü yansıtır.
Beyazlar saflığımdır, fildişiler tutkum…
Kırmızılar isyanımdır, pembelerin kokusu davetim... koyu Afganlar çılgınlığım…
Karanfiller ayartır, şebboyun kokusu aklımı başımdan alır, yaseminlerim büyüler…
Hanın ellerim “o yazı” hatırlatır bana kök sarmaşıklar gibi sarılmışlığını bedenime…
Hercailerim uçukluğumdur, merakımdır diğer çiçeklere…
Bildiğim halde gülsüz edemeyeceğimi…

Pembe sümbüllerim salkım salkım, tomurcuk tomurcuktur sarhoş eder.
Dahlialarım yolumu çevreler.
Lalelerim ille de kırmızı olur, gözüm aldadır ya…
Nergissiz de edemem… o kokuyu çekmeliyim içime…
Okşamadan geçemem kadifelerimi, göz atmadan alamam kendimi glayöllerime…
Akasyaların altında dolaşırken bayıltıcı kokusunu yaşayarak... mola vermeden edemem ille de leylak diyerek… Erguvanımın rengi vursun isterim tenime, sığınmışken begonvillerimin gölgesine…
Bir de ıhlamur ağacımın rayihası… şifa niyetine bedenime…

İşte böyle çılgın bir bahçe… bense ipini koparmış… hep yeni bir şeyler olsun isteyen doyumsuz…
Bir oraya bir buraya… böylesine güzellikler varken alamam kendimi her birine gönül düşürmekten.

Misafirleri de olur bahçemin. Gönülden bir şeyler söyleyerek gelirler.
Bazen ben davet ederim, bak şuradaydı bir “göz at” diye…
Bazen kendileri gelir iltifatlarıyla, bu bahçede benimde tuzum olsun niyetine..
Her söyledikleri ayrı bir tat ayrı bir renk verir çiçeklerime…
Dostların katkılarıyla hep yeni türler açtırırım bahçemde.
Yeni tatlar, yeni renkler, yeni kokular yayılır evrenime.

Komşu bahçelere de göz atarım, ne yapmışlar diye…
Her ne kadar hobi bahçesi diyorlarsa da yarattıkları güzellikler ortada.
Vitrine koysan alıcısı da olur satıcısı da.
Bir şey söylemeden duramam ürettikleri güzelliklere… sesiz kalmayı eksiklik sayarım kendime…
Özendiğim zaman da olur yeni bir tür gördüğümde, “görmeden alsam mı” diye geçer gönlümden, o zaman tutarmış derler ya…

Alamam kendimi ben de dikeyim, azıcık taklit edeyim demekten, gördüğümde nadide bir çiçeği…
İşte güzelliğin albenisi de bu olsa gerek… masum sayarım kendimi bu özenmede…
Ne yapayım benim ilham almam da dostların katkısıyla oluyor bazen..

Sevgili komşularım aklıma düşürür çok şeyi…
Birlikte şenlendiririz gizli bahçelerimizi…
İyi de nerede kaldı bunun gizliliği deme,
Bize ayan olan diğerlerine gizlidir de ondan.

Biz mi kimiz? Kimlerdeniz?
Dost gören, dost bilen, dost diyenlerdeniz
Ekeriz, dikeriz, severiz, seviliriz…
Âlemi dost bilir, dosta gönül veririz…
Gönülden gönüle inci dizenlerdeniz.
Yazarız, çizeriz, okuruz, söyleriz…

Bizim çiçekler de bir tuhaf, herkesin ki ancak kendi bahçesine yakışıyor…
Bir diğer bahçede hemen anlaşılıyor yabancı olduğu, hatta tutmuyor, tıpkı dikilmekte ısrar edilen ithal ağaçlar gibi…

Bahçem mi neresi?... blogum….
Misafirlerim ise… onlar hem kendilerini hem çiçeklerimi biliyorlar.
Onlar için diker, onlarınkinden dererim.
Biz birlikte gönlümüzün gizli bahçesindeki çiçekleriz…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bahçenizi, duygularınızı, düşüncelerinizi bizimle paylaştığınız için teşekkürler. Gerçekten huzur bulduruyor yazınız... Sevgi ve dost selamlarımla...

sufi-su /Emel Yeşilkayalı 
 03.11.2009 23:31
Cevap :
Dostlar bahçemin çiçekleridir. Onlarla birlikte güzelleşen, anlamlanan bir bahçe. İlginize sonsuz teşekkürler. Sevgiyle kal.  04.11.2009 10:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 193
Toplam yorum
: 1060
Toplam mesaj
: 41
Ort. okunma sayısı
: 960
Kayıt tarihi
: 01.08.07
 
 

Bilecik doğumluyum. Emekli Eğitimciyim. Ankara'da ve yazları Kuşadası'nda yaşıyorum Günlük uğraşl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster