Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Nisan '19

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
86
 

Gizli Bilgiler-2

Gizli bilgiler verdiğini, dünyanın sırrını verdiğini ifade eden nice kimseler vardır ki; esas amaçları yukarıdaki başlıklar örneğinde olduğu gibi dikkat çekmektir. Daha fazla görünürlük; daha fazla dikkate alınma veya daha fazla kazanç sağlama amacı taşıyabileceği gibi; belki de dalga geçmek amacıyla da yapılabilir. Başlıkların bu şekilde ironi yaparak yazılması bundan ibaret olup, kimsenin bilgi ve sırlarını deşifre etmek için bu kadar fütursuz davranması mümkün değildir.

Herkes birbirinden birçok şeyini saklarken, çok gizli şeyleri ciddi bir talepte bulunmaksızın bilgi paylaşımında bulunacağı söz konusu değildir.

Anlamları gerçek anlamda yazılanlardan anlamaya çalışmak da aslında doğru soruları sorunca son derece manasız doyurucu olmayan yok manasında bilgiler edinmeye yarar. Ancak gerçekte bundan tamamen farklı olmalıdır. Anlatılanlardan anlam çıkarmak önemlidir, anlatılmayanlardan ise manalar çıkarmak, hele de doğru manaları çıkarmak daha da önemlidir. Anlatılmayan şeylerden doğru manalar çıkarmak nasıl mümkün olabilir? Ya da neden şüpheyle yaklaşmaya niyetlenelim ki? Gerçek anlamı anlamak varken, anlamlar çıkararak yorumlar türetmek neden önemli olsun ki diye düşünülebilir. Kim ne düşünürse kendince haklıdır. En nihayetinde anlamlar birkaç özellikte incelenmesi lazım. Bazen kişiler veya toplumlara bir mantık çerçevesinde yalanlar söylemek, doğruları söylemekten çok daha az incitici olabilir ki; kişiler ikili ilişkilerinde dahi birbirlerine son derece dürüst olamazken, toplumu dizayn eden, dünyaya nizam veren güç merkezleri her şeyi uluorta ortaya koymazlar.

Modern dünyayı algılamakta kullanılan sözel argümanlar, sanat edebiyat veya resim birçok şeyi olduğu gibi ya da olmadığı gibi gösterebilir.

Misal dünyada bir devlet olsaydı ve ona ait de sadece bir kral veya yönetici olsaydı; sonuç itibariyle yöneticinin idaresine göre çalışanlar kurallar kesin ve eksiksiz uygulansa idi muhtemelen adalet en ideale yakın sağlanmış olurdu. Diyelim ki eşit sayıda kadın ve erkeğin olduğu, ütopik bir toplum hayali kuralım. Ütopik olsun çünkü ideale yakını hayal etmezsek, ideali nasıl yakalayabiliriz, değil mi?

Kadın ve erkek sayısı eşit olduğunda herkes birebir eşleştiğinde her erkek eşini bulduğunda normalde krala da düşen bir tane kadın ya da kraliçeye düşen bir kral olacaktır. Kral ya da kraliçenin de iyi niyetle bire bir eşleşme kuralına eksiksiz uyduğunu hayal edersek en azından dengesizliği ortadan kaldırmış oluruz. Ancak krala harem kurduğumuz zaman ki dünyada zengin olup da birden fazla kadın alma, evlenme, kapatma hakkı diye bir kanunu kendine hak olarak uyduran yaklaşım, erkek merkezli yönetimlerin ilgi alanı olmakla beraber; üreme açısından kadınların seçici olduğu gerçeğiyle örtüşmeyen bir yapı vardır ve kural şeklinde tüm hak dinlerde karşılığını bulmuş, özellikle cariye almayı kendine hak olarak kabul etmiştir. Baştan sona yalan olan bu teoriler; doğa felsefesine tamamen terstir ve dünyada engelli doğumların en büyük nedenlerinden birisi özellikle eşleşmelerin yapay kurallar çerçevesinde gerçekleşmesinden kaynaklanmaktadır.

Hayvanlar âleminde dişiler; eş seçebilme ve soylarını devam ettirme özelliğine sahipler türlerini devam ettirme gayesi taşırlar. Bunu içgüdüsel ve doğanın kuralları çerçevesinde yaparken, insanlarda isabet sağlıklı bireyler dünyaya getirme oranın daha düşük olması tüm bilim ve bilinenlerin ışığında bir şeylerin yanlış bilindiği değil de doğa kurallarıyla çelişki olduğu hala eşleşmelerin dahi çözülemediği görüldüğünde dünyadaki hangi bilgi güvenilirdir denebilir ki?

İnsanın evlat dünyaya getirmesi için öğretilen mevcut düzen ve sistemin insanlara daha fazla engelli bireyler dünyaya getirmeleri bu konuda ilkel yaşamdaki hayvanlar kadar sağlıklı yavrular dünyaya getirme konusunda isabet sağlayamamaları neyle, hangi kuralla, hangi yanlış kuralla açıklanacaktır?

İnsanlara bile bile sağlıksız yavrular vermek üzere tasarlanmış bir sistem insanı bu konuda dahi yanıltıyor ve isabet oranında ilkel hayvanların gerisine düşürüyor ve ahlaki davranışları cinsellikle ilgili bilgiler açısından düşünüldüğünde hayvanların dahi gerisine düşürüyorsa bu düzen, basit doğa ve ahlak kurallarını veremiyor, resmen bedenen ruhen ahlaken engelli bireyler üretiyorken sorgulanmamalı mıdır?

Normal şartlarda çobanlık yapmışlığım var, en azından kendi sürülerimizi gütmüşlüğüm var. Normalde çoban köpeğinin koyunla, koçun da koyunları bırakıp süt kuzularıyla, tosunların vaktinden önce inekle birlikte olmak istediğini görmüşlüğüm, bir tosunun buzağıyla ilişki kurmak üzere onu zorladığı, zarar verdiği görülmemiştir, yoktur yani. Aynı şekilde en son İstanbul‘da beş yaşındaki kız çocuğuna yapılanlar düşünüldüğünde insanı bir hayvandan daha aşağı düşüren şey nedir diye merak etmiyor değilim. Aynı şekilde modern batı erkeklerinden zengin olanların Tayvan’a gidip bir turizm icat ettiklerini bunun bir arz talep dengesi meydan getirdiği biliniyor. Zaman zaman haberlere çıkan olaylardaki iğrençlik derecesi şu medeniyet ve medeniyete mensup halklar o kadar da medeni olmamakla beraber hala insani ilişkilerde nerede olduklarının bariz kanıtı değil midir?

İki bin yıldır insanlara ilişki kurdurmayı, doğru ve sağlıklı ilişki kurmayı öğretemeyen sistem acaba başka neleri bilerek ve isteyerek yanlış yaptırıyor ve bu yanlışlara dünyadaki hangi şeyler, düşünce akımları, gelenekler, görenekler hatta din ve felsefe yanlış yapmasına neden oluyor hiç düşündünüz mü? Temelde bir evlat sahibi olmak isteyene yanlış inançlar ve yanlış beslenme, yaşam teknikleri öğreterek hatta dayatarak, ya da bağımlı kılarak onun yanlış bir ilişki sonucunda dünyaya sağlıksız yavrular getirmesine neden oluyor ve bu sorun modernite ile birlikte katlanarak nasıl artıyor veya artabiliyor kimse pek de sorgulamıyor.

Modern yaşam insana halen evlilik kurumunu doğru kurmayı öğretememiştir. Aynı zamanda da doğru zamanda ve doğru şekilde sağlıklı bebek yapmayı değil, yapmamayı öğretmiştir. Bu durum insanları nasıl olmuş da hayvanların gerisine düşürmüş, birçok açıdan görüldüğü gibi hayvanlar sınıfının çok daha gerisine düşürmüştür? Bu konuda dahi insana yalan yanlış dayatmalar yapan düzen başka konularda neden dürüst davransın ki?

21. Yüzyılla beraber din, felsefe, teknoloji kanı durduramamıştır. Aynı şekilde adaleti sağlayamamıştır. İnsanlar arasındaki savaşları durduramadığı gibi topyekûn yok edecek sistemler inşa ederken insanların en temel haklarını korumayı becerememiştir. Otuzlu yaşlarda birinin beş yaşında kız çocuğunu, haberlerdeki hale getirecek şekilde nasıl bir ruh haline sokmuştur da onun ruh halini bu denli hayvandan aşağı bir dereceye indirgemiştir. İnsanın sorununu çözmeyen sistemler, neden insanları birbirinden daha fazla ayrıştırmış, daha fazla bölüp parçalamıştır da sorunu çözmemiş, belki de soruna sebep olmuştur.

Teknoloji sayesinde hemen her gün tuzağa düşürülen insanlar raydan çıkarken, çıkarılırken insanlar artık modern teknolojiye o kadar esir olmuşlardır ki, iletişim sona ermiş, insan mutanda dönüştürülmüştür.

Nasıl olmuştur bu durum?

İnsana huzur vermesi gereken 21. Yüzyıl gelişmişlik düzeyi, en temel sorununu çözmekten acizken, yukarıdaki örnekteki örneklerin dünyada basına yansıyan olaylardan sadece biri olduğu düşünüldüğünde eğitimden sağlığa bilinçli insanları dahi aptallaştırmak üzere düzenlenen onlarca sistem, sağlık sistemi, ilaç, beslenme, çalışma şartları neredeyse insani hiçbir şey bırakmayan düzenlerin ürettikleri ve paydaşlarından hangileri daha güvenilirdir ya da en zararlısı hangisidir bilmek sıradan insanın başarabileceği bir durum değildir.

Sağlıklı toplum inşa etmenin önündeki en büyük engel bizzat teknolojinin kendisi olurken, insanları kutulara hapseden ve düşünmemesi için elinden ne geliyorsa yapan modern dünya düzeni insanın hangi sorununu tam anlamıyla çözecektir? Kim biliyor?

Hâlbuki basit bir varsayımla dünyada dişi olan doğurgan olması sebebiyle seçici role sahiptir. Bu seçicilik normal şartlarda engelli bireyler dünyaya getirilmesine vesile olunuyor ve bir şekilde bu azalmıyor artıyorsa o halde düzen hastalıklı fikirlerle şişirilmiş bir fiyasko demektir.

Normal şartlarda eş seçimi pazarlık usulüne göre yapılan bir ticarete dönüşmüşken,  hileli hemen ne varsa kimyasallarla karşı taraf kandırılıyor algılar yanıltılıyor ve ideal eş kişilerin beyinlerine kazınıyor ve kişiler de bu standartları hayatlarının ideali olarak yerine getirdikleri emir, talimat ve modaya uyuyorlarsa ve bunların arka planında aslında bir ticari zekâ, planlayıcıların bir çıkarı varsa ki ben buna inanmaktayım, bu durumda insanların engelli bireyler dünyaya getirmeleri pek fazla umurlarında olamaz, neden olsun ki?

Modern insan, düşünürler bundan bin yıl öncesinin insanlarından çok da fazla özgür düşünemedikleri gibi, takipçi statüsündeki sekonder araştırmacıların ya da sadece işleri tercüme olan bizim gibi ülkelerde yaşayanların doğrudan yollarını bulmalarının önündeki engeller her geçen gün artıyor ve artmaya devam edecek…

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1729
Toplam yorum
: 281
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 177
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ihti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster