Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Nisan '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
2970
 

Gizli oylamada renk ve biçim sorunu var

Gizli oylamada renk ve biçim sorunu var
 

TBMM Gizli Oylama Pusulası (sanal ortamdan alıntıdır)


12 Eylül 1980 Gece Baskını'ndan sonra Prof. Dr. Orhan ALDIKAÇTI başkanlığındaki Anayasa Komisyonu tarafından hazırlanan ve bugüne kadar on altı kez değişikliğe uğrayan 1982 Anayasası yine gündemde. AK Parti Hükümeti tarafından TBMM'e sunulan otuz maddelik değişiklik on günden bu yana 330 ile 338 oy alarak değiştiriliyor. Bu da ''terbiye etmek'' anlamında bir anayasanın eğitilmesi demektir bir bakıma. İhtiyaca binaen ya da görülen lüzum üzerine değiştirile değiştirile kapsamı genişletilen 1982 Anayasası sanırım dünyada eşi benzeri olmayan tek anayasadır. Söz konusu değişiklik kendine özgü yapısı gereğince ''Gizli Anayasa'' olarak da nitelenen TBMM İç Tüzüğü'nün ilgili maddeleri çerçevesinde okunuyor, tartışılıyor, eleştiriliyor, önergeler oylanıyor ve sonunda da Gizli Oylama ile değiştiriliyor.

TBMM İç Tüzüğü gereğince yapılması gereken gizli oylamalarda kullanılması öngörülen açıklamalı ve yuvarlak benekli oy pusulası, sanırım Trafik Işıkları'ndan esinlenilerek hazırlanmış. Oysa bu yaklaşıma göre ''sarı'' olmadan olmaz bu oy pusulası. Anlaşılan renkler üzerinden bir yerlere gidilebilir düşüncesi ile kültür ürünlerimizdeki sarı kırmızı yeşil bir araya getirilmeyerek, değişik bir yaklaşım ortaya konulmak istenmiş. Kim bilir bu konularda bir zamanlar ne kadar tartışma yapılmıştır. Söz konusu renkleri beyaz dahil; neden kare, dikdörtgen ya da üçgen olarak biçimlendirmemişler, şaşarım. Ayrıca tasarım olarak ''yuvarlak beyaz'' hiç de anlamlı gelmiyor bana.

Gelelim uygulamalardaki renk seçimleri ile anlamları yanında, naçizane benim önerilerime:

YEŞİL : Trafikte ''yol açık, geçebilirsin'' demektir. TBMM'deki gizli oylamalarda ''ÇEKİMSER'' kalmak anlamı yüklenmiş; baharı ve canlılığı anlatan bu güzelim renge. Bu tür oylamalarda ''Benden geçer oy alıyor'' anlamında kabul oyu olarak Oy Kutusu'na atılmalıdır.

KIRMIZI : Dur, geçemezsin; ileriye gitme, tehlike vardır, demektir. TBMM'deki oylamada tek doğru olan da bu renge verilen anlamdır bence. Oylamaya katılan milletvekili için söz konusu kanun maddesini ''reddediyorum'' demektir.

BEYAZ : Hepimiz biliriz ki beyaz; saflık, temizlik, sağlıklı olmak, anlamalarını da içerir. Gizli Oy Pusulası içerisinde ''KABUL'' anlamında kullanılması, bence pek de doğru bir yakıştırma olmamış.

TBMM kararlarını oy çokluğu ya da salt çoğunluk ile alır bu bir gerçek. Oysa ne yazık ki ülkemizin yaşamış olduğu 1970'lerdeki ve 1990'lardaki siyasi çekişmeler yüzünden; kabul, red oyları yerine bir de siyasi olarak içinin doldurulması hiç de mümkün olmayan ''kerhen desteklemek'' ya da ''çekinser oy kullanmak'' gibi bazı yaklaşımların ortaya çıktığını da gördük. Bir ülkenin geleceği için ya kabul ya da red oyu verebilirsiniz de ne kabul ne de red anlamlarının ortalaması olmak ya da bir köşeye çekilerek sessiz kalmak anlamlarını da içeren ''çekinser'' kalmak bana pek tutarlı bir siyasi tavır gibi gelmiyor.

Son yıllarda pek gündeme getirilmeyen bir başka sorunumuz var:

1996 yılında DSP tarafından öne sürülen ve BBP'nin de katılımı ile uygulama alanı bulan ÇEKİNSER Oy konusuna değinmek istiyorum kısaca. Bilindiği gibi DSP ile BBP geliştirilen ''çekinserlik'' yolu ile kısa ömürlü ANAYOL Hükümeti'ne destek vermişti. Sanırım Arapça ''kerhen'' desteklemek anlamında zorlama bir Türkçe kelime uydurulmaya çalışılmış; söz konusu iktidar sürecinde özellikle DSP de belirli alanlarda sesini yükseltmeye çalışmış, aşırı eleştirilerde bulunmaktan kaçınmıştı. Belki iktidarın bazı nimetlerinden de yararlanmıştı, orasını pek bilemem. Çekinser oyu kullanmak o yıllarda ''çağı yakalamak, çağın gerisine gitmemek için'' baş vurulan bir oy biçimi olduğu kadar siyasi bir söylem biçimi de olmuştu.(TBMM 19 Nisan 1996 Cuma 40. Birleşim)

Diyeceğim şu ki gelecekte böylesi bir oluşum için açık oylama ya da gizli oylama yapılacak olsa ÇEKİMSERLER için nasıl bir renk seçimi yapılacaktır? Tedbiri elden bırakmamak ve ola ki karar vermekte güçlük çeken bazı milletvekilleri ile bazı partiler için, bence şu meş'um ''çekinser oy'' için de bir renk bulalım. Benim önerim; kendisinden nice etkilenmeler yanında on binlerce anıt eserler de devraldığımız Bizans İmparatorluğu ile Demokrasi Düşünürü EFLATUN'u da çağrıştırsın diye EFLATUN rengidir.

EFLATUN : Yıllar önce TBMM'de uzun tartışmalar sonucu belirlenmiş olan Gizli Oy Pusulası'nda bulunmayan bu renk bence ''ÇEKİMSER'' kalmak anlamında kullanılabilir.

Böylece Gizli Oylama'da sırası ile yeşil, kırmızı ve eflatun renklerden oluşan, kare ya da üçgen biçimli yeni bir oy pusulasına sahip olacağız. Bu günlerde TBMM'de yürürlükte olan Gizli Oylama belgesini renkleri ve açıklamaları ile birlikte yukarıda bilgilerinize sunarım.

Gönül isterdi ki her bir milletvekili, oy pusulasına adını yazarak imzasını da atarak oyunu kullanmış olabilse, değil mi? Ben bu durumu diğer seçimler için olması gereken kurallar arasında gördüğümü yazmıştım iki yıl önce. Ne yazık ki oyumuzun arkasında olduğumuzu savunacak hiç bir belgemiz yok elimizde. Bu da tek tek bireyler olarak, ulaşılması bir düş olan ''demokrasi'' olgusuna ne kadar uzak düştüğümüzün birer belgesi değil mi?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gizliliğe ne gerek var? Oylamanın açık, sayımın gizli yapıldığı dönemin sonuçları unutulmasın... Esen kalınız.

Ayten Dirier 
 28.04.2010 1:14
Cevap :
Haklısınız efendim. Anlaşılan ''gizli bir iş'' da yapılabilir demek istemiş bir zamanların Kanun Koyucuları olarak TBMM'de bulunanlar. Bence kişilikleri silip atmaya yönelik bu uygulama bir an önce TBMM İç Tüzü'nden çıkartılmalıdır. Oysa DEMOKRASİ özü de sözü de doğru olan kişilerin özgürce konuştukları, oylarını da açıkça kullanabildikleri bir düzenin adıdır. Ne yazık ki o düzen içinde başta SOKRATES ile daha niceleri öldürülmüştür. Ülkemizde DEMOKRASİ adına artık anlamı kalmamış olan DOKUNULMAZLIK ve ezici VERGİ CEZALARI yanında AHLAK, EĞİTİM, SAĞLIK, TOPRAK MÜLKİYETİ, İŞ ve KONUT sorunlarımızı görmezden gelen nice zulüm yasaları çıkartılmıştır. Umarım çok geç kalınmadan sıra bunlara da gelecektir. Kısaca benim vekilim ki bu da sorgulanmalı, sanki savaşta imişiz gibi; emir komuta zincirini de çağrıştıracak bir biçimde gizli kapaklı iş yapamaz. İlginize teşekkür ederim.  28.04.2010 10:03
 

550 vekil asiller için onlardan gizli işler yapıyorlar, acep suç mu işliyorlarda gizli yapıyorlar, selamlar sevgiler.

Kadri KANPAK 
 26.04.2010 21:23
Cevap :
KADRİ Bey taşı gediğine koymuşsunuz. Bence de öyle. Sanırım ''demokrasi'' cambazlığını kurmaya yeltenenler bizler kadar gerçekçi ve lider sultasına bile başkaldırabilmeyi erdem sayabilecek niteliklerde olamayacaklar. Esenlikler dilerim.  27.04.2010 5:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 570
Toplam yorum
: 661
Toplam mesaj
: 131
Ort. okunma sayısı
: 1009
Kayıt tarihi
: 14.09.08
 
 

1974'te H.Ü. Sosyoloji ve İdare Bölümü'nü yüksek lisans tezi ile bitirdim. 1976 yılında yapımcı y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster