Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Hindistandan daha fazla Türk...

http://blog.milliyet.com.tr/hindistan

19 Haziran '08

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
1280
 

Goa, Goa, Goa!

Goa, Goa, Goa!
 

Calangute Plajı


Merhabalar!

Herşey 5 günlük boşluğumuz olduğunu öğrenmemizle başladı... Atandığımız grubun merkezi Chennai'daydı ve yolculuk için daha 6 günümüz vardı. Akşam yemekte ertesi gün çantalari alıp garaja gitmeye ve Goa'ya giden ilk otobüse binmeye karar verdik, tam 11 kisi. 11 kisilik grubumuz, dünyanın farklı yerlerinden gelen insanlardan oluşuyordu. Grubumuzda Avrupa, Asya, Afrika, Kuzey ve Güney Amerika kıtaları temsil ediliyordu.

Garaja gittiğimizde otobüsün dolu olduğunu öğrendik. Sonrasında treni denemek istedik ancak orda da yer yoktu. 1 milyardan fazla nüfusu olan bir ülkede toplu taşım araçlarında yer bulmak gerçekten büyük bir soruna dönüşebiliyor. Sonrasında, biz de 11 kişi için bir minibüs kiralamaya karar verdik. Pazarlık yapıldı ve anlaşma sağlandı. 800 km'lik yolu 11 kişi, bir minibüsle gidecektik. Cok zevkli görünüyordu, ta ki minibüs ile karsilaşana dek... Araç 9 kişilikti. Her ne kadar yetkiliye 'abi olmaz bu iş' dediysekte, 1 saat süren farklı şekillerde yerleşme denemelerimizden sonra, bir şekilde sığmıştık:) Artık yola hazırdık! Zaten 800 km ne kadar sürebilirdi ki? En fazla 12 saatte bitecekti...

Yola çıkalı 3 saat olmuştu. Araba birden yalpalamaya başladı ve durduk. Lastiklerden biri patlamıştı. Hindistanin göbeğinde, zifiri karanlıkta, yıldızlar altında lastik değiştiriyorduk. 1 saat sonra şoförümüz patlak lastiği tamir ettirmek için bir köyde durdu. Yola çikali 4 saat olmuştu ve aldığımız yol sadece 100km idi. Köyde 1 saat harcadık. Hatta yerli çocuklarla tanışma şansımız oldu. Ne Avrupa'yı, ne Amerika'yı ne de Turkiye'yi biliyorlardı ve lise öğrencisiydiler. Ne kadar kapalı bir toplum oldugunun çok açık bir örneği... Köyden gece 12 civarinda ayrıldık ve arabada yamuk yumuk bir sekilde uyuklamaya başladık, ta ki sabah 04:00'da arabanın toprak bir yola girdiğini hissedene dek. Bir kaç metre sonra şoför arabayı durdurdu, çarşafını aldı, yere serdi ve uyumaya başladı. Aynı bu sıra ile gerçekleşti olay ve bize hiç bir şey demedi. İlk şoku atlattıktan sonra biz de uyumaya başladık, kimimiz içerde, kimimiz dışarda... Sabah 07:00 gibi uyandık. Hesaplarımıza göre bu saatte Goa'ya varmış olmamız gerekiyordu; ama, daha 400 km yol gitmiştik. Tekrar koyulduk yola... Tekrar bir lastik patlaması ve tekrar bir köyde durup 1 saat boyunca lastiğin tamir edilişinin beklenmesi... Sonra gene düştük yollara. Bu sefer Hubli'de lastik satın almak için durduk. Gene 1 saat...

Akşam saat 19:00 civarında yorgun argın, bitkin bir şekilde Goa'ya vardık ve plajda bir otele kendimizi attik. Sahile adım atmamızla ve aşağıdaki manzara ile karşılaşmamız ile tüm yolculuk, tüm yorgunluk unutuldu... Çoğu şarkıda Goa'ya olan yolculuklardan bahsediliyordu ve nedenini anlamıyordum, demek buymuş sihri...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 2039
Kayıt tarihi
: 06.09.06
 
 

Son bir yıldan fazla bir süredir Hindistan'da, bilişim teknolojileri alanında, veri ambarı üzerinde ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster