Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Eylül '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1503
 

Göçerler

Göçerler
 

Sevgi üzerine ne demiş şair? "En ağır işci benim, gün 24 saat, hep seni düşünüyorum!" Bu kocaman lafları "Gırlak davası" dediğimiz geçim derdi üzerine, yeniden söyleyecek olursak, göçerlerin sosyal yaşamlarının boyutu ortaya çıkar: "En ağır işci benim, gün 24 saat, hep boğazı düşünüyorum" Bu "boğaz" derdi, dünya kuruldu kurulalı, hala daha devam ediyor ve edecek de!

Boğaz derdi dediğimiz bu gırtlak davası uğruna bunca yol tepti göçerler. Maksatlarına, hep değişik yollardan vasıl oldular. Keçisiyle, koyunuyla, davarıyla, devesiyle, çadırıyle çocukları ile tepelerden aştılar.. Düzlüklerden düzlük beğendiler. Irmaklarda ak-pak oldular.. Kar-tipi altında dondular.. Yaşam savaşından, her seferinde galip çıktılar!

Kars nire..? ...Ödemiş nire? ..Göçerlik eziyet! ..Dayan bre!!...

Yörük Bacı'ya 'Göç' sırasında rastladım. Pırıl pırıl güneşin altında, şırıl şırıl akan derelerden geçerek yola revan olan bu develi, eşekli, keçili çoluklu, çocuklu gurup sessiz sedasız hiç konuşmadan asfalt yolda ağır ağır yol alıyordular. Ayakların çıkardığı sesten başka bir ses yoktu..

Aniden önlerine çıkıverdim. "Yataksız tavşan gibi bu göç nereye?" diye sordum eşeğin önündeki kadına.. Dik dik baktı. Elinde yün eğirmek için kirmanı vardı. Kuvvetlice bir tur daha attırdı eliyle kirmanını çevirerek. Ama sinirliydi. Kirman da alışılmışım dışında hışımla dönerken, yine sert bir şekilde "Neyniyon!?" dedi. Ve de hiç duraksamadan yoluna devam etti.. Ben önde kadın arkada.. Kervan, kadının ardında.. Yollara düşmüşüz gidiyoruz. 'Lafa nerden başlasam!" diye hem düşünüyor, hem de resimlerini çekiyordum. Ki, Yörük Kadını pat diye patladı:

"- Beri bah,dedi, şeher uşağı!.. Napıp durun öyle çıtır pıtır?"

Bu dünyanın kahır dolu hayatından, hiç bir şey bekledikleri yoktu.. Bunun için de hayal kırıklığı nedir, bilmiyorlardı. Bunun için de mesuttular..

Çinlilerin, Çin Seddi gibi uzun, fakat dolambaçsız sözleri vardır: "Dağ; volkanı sinesinde yetiştirir, volkan, dağı deşer! Ağaç; kurdu içinde besler, kurt, ağacı deler!.. İnsan; bin hülya doğurur, hülyalar insanı kemirir!.."

İşte bu göçerlerin bir tek hülyaları vardır: "Geçim derdi" dediğimiz "gırtlak davası.." Bu uğurda dur-durak bilmezler. Aynı yerden ömürleri boyunca ya bir ya da iki kere geçerler.. Herbirinin mezarı, bir başka dağın tepesinde kalır..! "Somun" derdi üzerine de başkaca bir dertleri yoktur..! Solukları, borçlu nefesi gibi de kokmazlar.. Ayının kırk masalının kırkı da "armut" üzerine ise, göçerlerinkisi de "Somun" üzerinedir.!!

Dalları toparağa yakın olan ağaçların yemişi, niçin daha lezzetlidir?Toprağa hepten yakındırlar. Keçinin oğlağı toprak üzerinde doğurduğu gibi.. Yörük kızı da, bebeğini doğurur, iki taş arasında göbek bağını keser, heybenin bir gözüne yeni doğan oğlağı, öbür gözüne de bebeğini kor ve yola revan olurlar.." Yeni doğan oğlak, bitişiğindeki bebeyi, yolboyunca sıcak tutar! Ört ki, ölem!..

"Neyniyon" bacıdan, Başbakanın ismini sordum... Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nu sordum.. Kredi kartı nedir?.. Aspirin nedir?.. "Hızlı treen projesi nedir" dedim... "Merih"ten gelmişcesine yüzüme bakıp, sessiz kaldı.. Belki de "Susma" hakkını kullanıyordur, diye düşündüm içimden..

Çok ucuz yaşamalarına rağmen, sıhhatleri "Turp" gibiydi.. Sahi!.. "Ucuzluk" pahalılık... "Enflasyon"nu sormağa unuttumdu.. Sormaktan vazgeçtim en sonunda... Anladım ki, benden sıkılmıştı.. Devamlı surette elimdeki fotoğraf makinesine bakıyordu...

Son olarak : "Gününüzü nasıl hesaplıyorsunuz?" diye sordum, "Neyniyon Bacı"dan İçte tam bu anda, gözleri belli belirsiz bir ışıldadı.. Dudakları hafifçe tirreyerek açılır gibi oldu. Ardından da hafifçe, gülümser gibi yaptı. Ama, kaşlarının o çatıklığı hiç bozulmadan:

"- Her hava gararışında, bizim herif uçkuruna düğüm atar!" dedi..

Bir deveye baktım, bir de eşeğe... Deveye hak verdim!..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kadın kafayı sıyırmamış iyi ki sorularınızla:)) Yok tasarruf mevduatı, yok kredi kartı... Onlar şehirde yaşamanın bedeli. Bu arada uçkura düğüm atan adam ortada yok muydu, bizde ere sorulur ya sorular. :))

derinmavi.. 
 11.07.2007 15:08
Cevap :
Uçkura o zaman düğüm atıyorlardı.Şimdi de ''Oy pusulasının boyunu ölçüp,parti amblemine kadar olan o mesafeye,bir düğüm atıyorlar.Seçmen,o iple içeri girp,ipi oy pusulasıyle düğüme kadar getirecek.Düğümün olduğu yerde mühür vuracak.Ne akıl değil mi?Demek ki uçkur ve düğüm,hayatımızın özü.Kadının er'i en arkada geliyordu.Kadının diyecekleri önemliydi.Bu kıstaslarda,dediğin gibi er,önemli bir faktör.Teşekkürler.Bu kadar sabırla beni okuduğun için.''  12.07.2007 18:02
 

Size blog yazarına mesaj bırak kısmına 3 mesaj bırakarak sorular sormuştum blog yazarlıgı hakkında sanırım okumadınız ..

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 07.11.2006 10:50
Cevap :
Selam.Bu semtin postanesi iflas etti valla.Yazıp yazıp soruyorsun ''Okumadın mı mesajımı'' diye ve cevap bekliyorsun.Son üç defa aldım mesaj senden.Hepsini cevapladım bu dik dörtgen çerçevelerde.Yorumlarını sırayla cevapladım.Esas sen okumamışsın.Selamlar  07.11.2006 12:45
 

Siz ne kadar şanslısınız neyniyon bacıyla karşılaşmışsınız ..Varmı sahi böyle insanlar belki vardır daaaaa varmı böyle kadınlar

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 06.11.2006 16:38
Cevap :
Evet.''Neyniyon'' Bacı ile,gazete röportajı sırasında tanıştım.Yazılarımın hepsi zaten yaşanmışlıkları anlatıyor.İyi etüt etmişsin.Böyle kadınlar da var tabi.Kadın hiç fotoğraf makinesi görmemiş hayatında.Ben filmi sarıp peşpeşe film çektikçe: ''Neyniyon (Na yapıyorsun) öyle çıt-pet şeher (Şeeheir) uşağı (Çocuğu) Onlar,katıksız Anadolu kadınıdır.Bizlerin özüdür.Yörük bacılarımızdır.Bu arada,iyi sualler soruyorsun ha!Hadi hayırlısı..Sen saklanmağa devam et bakalım.Nereye kadar!.Selamlar.  06.11.2006 17:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1616
Toplam yorum
: 3879
Toplam mesaj
: 498
Ort. okunma sayısı
: 891
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster