Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Temmuz '08

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
642
 

Gök Köyü

Gök Köyü
 

gökköyü işte


Zamanın birinde bundan milyonlarca, milyarlarca yıl önce güzel bir ülkenin küçük bir şehri varmış. Bu şehrin şirin mi şirin bir de köyü varmış. Bu köyün adı “GÖK KÖYÜ” imiş.

Gök köyü milyonlarca yıldız bahçelerinden, taze mi taze lapatlayalardan ve güzel mi güzel, birbirinden sevimli bulutlardan oluşurmuş. Burada yaşam son derece mutlu, bütün Gök köyü sakinleri karşılıklı güven içinde yaşarmış. Gök köyü’nün sarımsı küçük evleri, kerpici andıran çatıları, birbirinden değişik ağaçları ve bembeyaz; kimsenin dokunmaya dahi kıyamayacağı pamuk gibi bulutları varmış. Üstelik bu bulutlar Gök Köyü sakinlerinden başka hiç kimseyi ağırlamaz, misafir etmezlermiş o pamuk koltuklarında.

Bu şirin köyün mutlu, tatlı, sıcak, sımsıcak bir de “güneş”i varmış. O geldiği zaman bütün Gök köyü onun emrine amade olur, herkes bir kere onun yüzünü görebilmek, gözlerindeki o anlam inceliğine bakabilmek için adeta birbirleriyle yarışırlarmış. Su onun akıbetiyle ısınmak, ateş onun sıcaklığıyla daha da kavrulmak istermiş. Aynı zamanda Güneşimizin rengi Gök köyüne anlam kazandıran, ona can veren “sarı”imiş. Herkes ona öylesine güvenirmiş ki bir gün GÖK KÖYÜ’ NÜ terk etme ihtimalini kimse düşünmezmiş. Çünkü Güneş bu mutlu köye mutluluk hormonlarını sağlayan tek kaynakmış. Çünkü o dağ, taş, ova, yıldız, gece demez herkese o gül cemalini gösterirmiş. Kimin başı sıkışsa onun tatlı, sıcak ve sarı ışınlarından bir tutam almak için sıraya girer ve bizim tatlı Güneşimiz bu yardımseverlikten hiç gocunmaz, verdikçe vermek ister, verdikçe güçlenir, güçlendikçe ışık saçarmış etrafına.
Böylelikle bütün Gök Köyü sakinleri huzur içinde bir yaşam sürermiş. Ama mutlu olmayan bir tek kişi varmış bu köyde. Adı: “AY” imiş.
Mutlu olmamasının nedeni yalnızlıkmış. Geceleri çok korkar; ama hiç sesini çıkarmazmış. Üstelik Ay çok heybetli, çok babacan ve inanılmaz soğukkanlıymış. Korktuğunu kimselere belli etmez, hiç kimseyle konuşmaz, katı mı katı bir karaktere sahipmiş. Bazen Gök köyü’nü uzaktan uzağa seyreder bir gün bu köyün yok olma ihtimalinin yalnızlığına yalnızlık katmasından korkarmış. İşte bu yüzden her gece Gök köyü için asılırmış sabahın mevzisine kadar yukarılarda. Ay’ın bütün katı kişiliğine rağmen öylesine güzel bir yüreği varmış ki, o güldüğü zaman gözleri içine çöker, küçük bir çukur olurmuş. Gülüşü öylesine hayat vericiymiş ki ışıklarıyla gecenin karanlığından Gök köyü’nü sakınır, gündüze erişmesi için hep fedakârlık yaparmış. Kimse bilmezmiş onun yalnızlık duygusundan çok korktuğunu. Çok nadir gülmesine rağmen bütün lapatyaların gece nefesi olur, yıldız arkadaşlarına yaşamaları için memba olurmuş. Yüreğinde merhamet küçük bir karıncaya geceleyin yol gösterecek, göçmen kuşlara ışığıyla rota olacak kadar enginmiş. Fakat herkes ondan çok korkarmış ve bir gün mutlaka Gök Köyü’nden alıp başını uzak diyarlara gideceğine inanırlarmış. Oysa o, uzakta da olsa bütün Gök Köyü’ne âşıkmış. Kimse bilmezmiş bunu.
Gel zaman git zaman bizin sarı meleğimiz gün geçtikçe nedensiz bir şekilde solmaya başlamış. Işınlarını eskisi kadar uzağa ulaştıramaz bir dirhem suyu ısıtamaz, küçücük bir kora bile ateş yakamaz olmuş. Sarı dünya artık hidrojenlerini Gök Köyü’ne ulaştıramaz hale gelmiş. Tüm efsununu, feyzini kaybetmeye başlamış. Bütün lapatyalar bir bir solmaya, küçük köy gitgide rengini siyaha bırakmaya başlamış. Herkes Güneş’in neden bu kadar metanetsiz oluşuna bir anlam veremiyormuş. Güneş an ve an eriyor, ışıkları bir bir sönüyor, saçlarına taktığı ışın demetleri tek tek dökülüyormuş. Bir zaman sonra yeme içmez, hareket dahi edemez hale gelmiş. Bu yıkım Gök köyü için son demekmiş. Buna rağmen sarı lapatyamız metin olmaya çalışır, hayatından ödün verirmiş. Son nefesini tüketmek üzereyken bile Gök köyü’nü düşünürmüş. Herkes onun bu haline üzülür, herkes yüreğini dağlarmış.

Karanlık, soğuk ve samimiyetsiz günlerden bir gün Güneş başı önüne eğik, bütün olanlardan kendini suçlar bir vaziyette otururken çok uzaklardan bir ses duymuş:”Sevgi, sevgi, sevgi senin ilacın” diye…
İrkilmiş Güneş, vücudu titremiş, biraz hırçın biraz kırgın : “sen de kimsin rahat bırak beni, kimseyi görmek istemiyorum.”demiş.
Fakat ses daha da daha da yakınlaşmış “sevgi, sevgi, sevgi” diye.
Ve haykırmış onun yüzüne:”nedir bu gözlerinin önündeki sis perdesi, sana geldim aç onları, ver elini bana. Seni eskisi kadar mutlu edeyim demiş. Bu ses, bu ses Ay’ınmış. Ay’ın namını çok katı biri olarak duyan Güneş: “

Sen kimsin de bana bir şeyler öğretmeye kalkıyorsun, ben hala Güneşim, kalkarım, güçlüyüm, rahat bırak beni.” Demiş. Fakat Ay:”görmüyor musun Gök köyün’e verdiğin zararı, uzat elini bana” demiş.
Güneş çaresiz, biraz tereddütlü ve rotası belirsiz bir şekilde bırakıvermiş kendini Ay’ın kollarına...

Ay bir yudum su içirmiş ona güldüğü zaman oluşan gözlerindeki çukurluktan.
Ve sonra... Güneş’e hayat gelmiş, derin bir nefes almış, birden güçlenmiş. İşte o zaman anlamış ki Güneş onu var kılan güç, heybet, büyüklük, güzellik, sıcaklık, değil SEVGİYMİŞ.

Ay’ın gözlerine bakmış derin.. .Bütün Gök köyü o Ay’ın gözlerine baktıkça tekrar yeşermiş, hayat bulmuş, Rönesans yaşamış.Artık lapatyalar yüzünü göğe çevirmiş, gene sarı dünyanın sıcaklığıyla buluşmuş. Su ise kendini ısıtmayı, ateş ise tekrar şahlanmayı örgenmiş. Güneş Gök Köyü'ne; Gök Köyü Ay’a; Ay ise Güneş’e hayat verir olmuş. Birbirlerinin bedenine dolanan Ay ve Güneş ömür boyu birlikte olmaya karar vermişler. Ay Güneş’in gözlerine bakar ve der:


AY ASLA TERK ETMEZ GÖKYÜZÜNÜ, GÜNEŞ ENGEL OLUR ONUN GÖRÜNMESİNE, BEN HEP YANINDAYIM BENİ GÖR VE ANLA, KENDİNİ YALNIZ HİSSETME BENİ HATIRLA...

“Ay asla terk etmez gökyüzünü”


Tuğba Çardakkaya

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sıcacık..

B Gelincik 
 08.10.2009 17:44
Cevap :
:) Sizin gibi...  09.10.2009 11:09
 

Eğer bir Gökköyü varsa ve Güneşten hayat buluyorsa Ay’ın orada olması kaçınılmazdır. Güneş hayat verdiği kadar da hayat alabilecek özellik taşır. Güneş Gökköyü’nde doğmak, orayı ısıtıp canlı tutmak istiyorsa Ay’ın varlığını tanımalı ve ona biat etmelidir. Her şeyin fazlası gibi sevginin, sıcaklığın fazlası da verilen için zararlıdır. İşte Ay tam burada devreye girer. Güneşin ısıtıp canlandırdığı Gökköyü’nü yakıp kül etmemesi için göğe doğru yükselir ve Güneş ile Gökköyü’nün sevdasının sürmesini sağlar. Sürekli veren Güneş, gün gelir yorulur, ışığını, sıcaklığını ve ferini kaybeder gibi olur işte tam bu sırada eski dost Ay imdada yetişir. Ay, Güneşi sürekli takip eder, ona gelebilecek en küçük tehlikede bile kendini ortaya atar, siper eder. Aynı gökyüzünü eşit zaman diliminde paylaşırlar. Var ederken Var olurlar. Uzun lafın kısası, doğanın dengesi için “Ne olursa olsun asla Ay, Güneşi terk etmez.” Ay için yazdıklarına sonuna kadar katılıyorum,tanıdığım birine çok benziyor. Eline saglı

Tuncay ÇUKURTARLA 
 08.11.2008 0:55
Cevap :
Benim de tanıdığım birine çok benziyor...Teşekkürler Tuncay!  08.11.2008 9:24
 

"Hiçlikte kayboluyorum sonra sen ve senin gözlerin kalıyor bana yine sen düşüyorsun gölgeme yine payıma yalnızlık.. ve gelişin anlamlanıyor sen gülünce sol yanımda sonra fırtınası dinginlikler başlıyor ve yine susmalar fahişe bir bitkinlik ve ardında bıraktığın gülme eylemi her şey o kadar güzel ki sen gülünce ve sen diye sarıldığım yıldız kümelerinde arar oldum yalnızlığımı ve kırgınlıklarımı sana olan özlemim yine dans ediyor gözlerinde yine bana kalan gitmelerindeki yalnızlıklar... ve yalnız bırakılmalar.... gitme kal desem bu şehir dar mı gelir " sana ancak böylesı guzel ve senın ıcın yazılmıs bır sıırle cevap yazabılırdım gökköyunun kahramanları Hep yasarmı acaba? Metino

Kupa Valesi 
 22.08.2008 0:20
Cevap :
AY ASLA TERK ETMEZ GÖKYÜZÜ,GÜNEŞ ENGEL OLUR ONUN GÖRÜNMESİNE... Hiç bir zaman ölmez kiii kahramanlar.Sevgiler Metin!  22.08.2008 14:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 54
Toplam yorum
: 658
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1199
Kayıt tarihi
: 31.07.08
 
 

Yasamanın ve varolmanın en güzel kanıtı olan ALLAH'ın yeryüzündeki en güzel yansımasıyım... İdeal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster