Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Aralık '08

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
1360
 

Gök mavisi bir türkü

Azime Korkmazgil’in büyük ozan Hasan Hüseyin’in özyaşam öyküsünü anlatan eserinden anlatım ve yorum.

Yazan: Nabide Kılınç

“Unutulmaz ayışıklı bir geceydi. Bir bir silinmiş gibiydi yıldızlar. Kaç yıldır yaşadığımız tek katlı evin bahçesine çıktım. Kovayla uzun uzun ve hazla çektim suları kuyudan, çıkrığı yavaş yavaş döndürüyor, dolan her kovayı kırmızı beyaz akşam sabah sefalarının diplerine boşaltıyorum.”

Ne çok çiçeğim vardı. Bir daha hiç öyle bahçe çiçeği yetiştiremedim...

Fesleğenler, karanfiller, gül öbekleri kandı suya. Kovayı astım; geldim, kuyunun tasına oturdum...

... Sesimi duyuyor musun? Kuyu karanlık.

Aramadım ama, algıladım seni ben Hasan Hüseyin. Olanca benliğim ve bireyliğimle algıladım. Bilinçaltımda bir başka ben, durmadan sormuş aslında, o neydi, nerdeydi, kimdir böyle birdenbire nereden çıktı, sağanak yağmur gibi?

Gide gide ayrı bir yere koyar oldum yazdıklarımı, kesip saklıyordum rastladıkça... Böyle bir şiiri, hem de anlayarak seven biri çıkacaktı bir gün karşıma, paylaşacaktık duygularımızı... Sana olan ilgimin kaynağında, apayrı ve bilinmedik bir özlem mi yatıyordu. Yumuşacık sarıyor muydu geceleri, o şiirlerin ardında gizlenen seçkin bir güzelliği mi yudumluyordum, düşsel bir iklimde, kendimce?

Ve uzaktan uzağa, o içli, o binbir renkli şiirleri yazan adamın soylu yalnızlığı mı çekiyordu beni kendine?

Hasan Hüseyin’in şiirinin bir tür tiryakisi ve izleyeni olduktan sonradır ki; bilinçaltım garip bir itmeyle beni Hüseyin Korkmazgil’le Hasan Hüseyin arasında bir köprü, bir bağlantı kurmaya götürdü. Bir şey okuyorsam Hüseyin Korkmazgil’den bir öykü, bir taşlama; beynimin kıvrımından çıkageliyordu Hasan Hüseyin’in şiiri.

Düşündüm; beni sana bir başka yönden çeken, yalnızca kültürlü ve zeki bir adamın soylu mizahı değil, o mizahtaki dizginlenemez coşkudur aynı zamanda. Kendi kendisiyle öylesine içten bir lirizm ve incelikle alay edebilen adam ne olgundur. (Azime Korkmazgil)

7 Ağustos 1963. Gece saat 03.00

Azime;

“Seni sevdim, seviyorum. Seni anlayarak seviyorum. Koşa koşa giderken birden kolundan çekilmiş bir kimsenin şaşkınlığı içindeyim. Seni gerçekten seviyorum Azime...İkimiz elele bir yola düşsek/ herhalde büyük işler yapabilirdik” demiştim bir şiirimde “Kavel” adlı kitabımı dün yolladım yayınevine, resimlesin diye Balaban’a. Kitapta” kavel “adlı şiir var. Şöyle diyorum orda; “İşime karım dedim/karıma kavel diyeceğim.../ve izin verirlerse İstinyeli emekçi kardeşlerim/ izin verirlerse kavel grevcileri/ ve ben kendimi tutabilirsem eğer/ sesimi tutabilirsem/ o çoban ateşinin parladığı yerde kavel’de/ o erkekçe direnilen yerde kavel’de/ karın altında nişanlanıp/ dostlarımın arasında öpeceğim/ nişanlımı kavel kapısında?

Senin gerçeğin diye bir şey yok, bizim gerçeğimiz var. Sen çabuk yaralanıyorsan, ben çabuk kırılıyorum. Demek ki anlaşabileceğiz. Geç mi kaldık? Yooo. Bu da bizim gerçeğimiz...”(Hüseyin Korkmazgil)

Ozan Hasan Hüseyin’in yaşam öyküsünü anlatmış Azime Korkmazgil. “Gök Mavisi Bir Türkü” adlı eserinde.

Hani ozan Gök mavisi bir türkü dolanmış yüreğime diyor ya, oradan alınmış kitabın adı.

Eser önce 1995’te “Türküleri Yakanlar” olarak yayınlanmış.

Bu eseri ilk kez okuduğumda, yazarı Azime Korkmazgil’i aramak istedim. Bu eserle ilgili duygu ve düşüncelerimi ilk kez Azime Korkmazgil’e yazmalıydım. Bu heyecan dayanılmaz bir coşkuydu. Duygularım içimde akan coşkun bir nehir gibiydi. O bilmeliydi, yalnızca o , ancak O'nundu. Güzellikleri O’na yazmalıydım... Sonra bu güzellikleri duyan herkese...

Bu yapıt şu ana kadar okuduğum eserler arasında en güzel ve en anlamlı olanıydı.

Hayran olmuştum esere...

O heyecanla 4. Ocak. 2003’te yazmışım Burdur Ağlasun’a. 8 Ocak’ta postalamışım mektubumu.

O günlerde, kışları Fethiye’de yaşamakta Azime Korkmazgil. Postacı Burdur Ağlasun’da biriken mektuplarını Fethiye’ye gönderiyor. Temmuz, Ağustos, Eylül’de Ağlasun’da oturuyor.

Postacının Fethiye’ye gönderdiği mektuplar arasında çıkıyor mektubum, Azime Korkmazgil’e.

Fethiye, 18.Ocak.2003.

Mektubuma en candan duygu ve düşünceleriyle cevap veriyor Azime Korkmazgil.

Heyecanla karışık duygu, duyguyla karışık hayranlık, bir sevda gibiydi yazmaya çalıştığım duygularım.

Yüreğimdeki korun alev gibi yanması mıydı neydi? Bu düşünce, bu duygu?...

Ve mektubunda; “Gökmavisi Bir Türkü”, ozan Hasan Hüseyin’in özyaşam öyküsü olduğu için satmak amacıyla çıkartmadım” diye bahsetmektedir.

Duygun’dan söz ediyor mektubunda, oğlu Temmuz’un kız çocuğundan. Duygun’a baktığından, dokuz yıl Ağlasun’da yaşadığından söz ediyor. O yıl 7. sınıfta olduğunu yazıyor torununun.

Şöyle devam ediyor; “ Senin kitabımı okumuş olmana çok sevindim. Kitabımda izlediğin olayların geçtiği yılın üzerinden 20 yıl geçti. 26.Şubat.1984’te Hasan Hüseyin’i yitirdik.

Ozan Hasan Hüseyin 20 yılda çok şiir yazdı.”

Hasan Hüseyin’in yayınlanmış şiir kitaplarının adlarını sıralıyor mektubunda.

Mektup ve kitap arşivimin belgeleri içerisinde. En baş sırada duruyor.

18 Ocak’ta aldığım mektuptan sonra, arayamamışım Azime Korkmazgil’i. Beni affeder mi? Biliyorum çok zor. Hem çok engin. Geçip gitmiş günler bir çırpıda; sevgin, üzgün, heyecanlı, coşkulu, bazen de dingin... Bir fırtına eser gibi geçip gitmiş günler, taa uzanan bu günlere... Onun için affedebilir mi beni diye düşünüyorum, kendimce? Her şeyin daha kolay olacağını düşünüyorum bu gece. Biliyorum anlayacaktı. Okuma sevdasına dönüşen yolun içinde “çocukların ve kitapların” önemli olduğunu.

Mektubunda; “tasarladığım kadarıyla 4-5 cilt olacak bu kitabın devamı diye bahsetmekte.2. kitap bitti yazıldı, dizdiler. Ben şimdi dizilmiş cildin düzeltmelerini yapıyorum. Çünkü, nence titiz olursam olayım, yine de gözden kaçan yanlışlar oluyor.” diye yazıyor.

Bu eseri de bir çabuk edinip okudum, Burdur Ağlasun’da geçen Hasan Hüseyin’le 45 günü anlatmakta, köyün tarihiyle suyun akan şırıltısında, aşkla. Yine heyecanla sarılacağım kağıda, kaleme. Kendisine gizemli ve coşkulu bir sesle anlatacağım duygularımı. Arayıp, o her şeyden daha çok hayran olduğum eserin “iki önemli güzel insanından birine hatırını" sorabilir miyim?

Her şeyin daha kolay olacağını biliyorum bu gece... Bu sessizlikte yaşanmaz da ne yapılır, yazılmaz da ne anlatılır bu gece... Bu gece bir sevdayı, bir özyaşamöyküsünü anlatıyorum, döküyorum kağıda bir bir...

22.Şubat.2008’te yazıyorum ikinci mektubumu Azime Korkmazgil’e. Burdur Ağlasun’a postalıyorum mektubumu, yine gönderir diye postacı.

Sayın Azime Korkmazgil;

Bilmiyorum beni affedebilecek misiniz? Yerkesik’ten yazıyorum. Muğla-Yerkesik. Aradan uzun zaman geçti. Yazmıştınız. Kütüphanemin yoğunluğu işte yanıtlayamadım, 2003’te. Sizi arayıp, hatırınızı soramadım. Eğer Kütüphaneye çabalarım hizmet olarak dönse idi, bir şeyler yaptığıma daha çok inanacaktım.

2. eserinizde Burdur Ağlasun’u ve büyük ozan Hasan Hüseyin’le o yerlerde geçirdiğiniz 45 günü anlatmışsınız. Ceylan Yayınevi’nden çıktığı zaman getirtip , okudum. Şimdi Bilgi Yayınevi’ne baktığımda, “Kandan Kına Yakılmaz” şiir kitabını buldum. Alıp, okuyup, sular gibi çağlayacağım. Size Gök Mavisi Bir Türkü” adlı eseriniz için Gazetem “Devrim” e yazdığım yazımı postayla önümüzdeki hafta yollayacağım. Şimdi neredesiniz, nasılsınız bilmiyorum? Dilerim çok iyisinizdir. Bu ülkenin sizin gibi aydın, pırıl pırıl insanlarına, dolu dolu üretip katan, seven yazarlarına, şairlerine, yüreğe dolanan ozanlarına çok ihtiyacı var. Hep çoğalabilseydik...

Yerkesik’le bitirmek ister, size sevgi ve saygılarımı sunarım.

Yerkesik’in gecesi de gündüzü de böyle sessiz, böyle ferah... Evim en yukarıda . Evlerde ışıklar yanmış tek tek... Yıldızlar çok ışıltılı bu gece...Radyom bir türküyle cızırdayıp duruyor. Gecenin sessizliğe akan ırmağında. Gece olunca Dirgeme yoluna doğru çıkılır. Yaylasının gece esintisini ve güzelliğini görmek için... Dağlarının görüntüsü tüm heybetiyle bir fotoğraf oluşturur sanatçıya... Yaşadığım yöremin dağlarının, yaylalarının güzelliğini ve yeşilliğini görmek istiyorum, böylesine ferah...

Hasan Hüseyin kimbilir ne güzel şiir dinletileriyle, türkü dinletileriyle anlatılıyor ve akıyordur etkinlikler de?...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Azime Korkmazgil uzun zaman Fethiye'de yaşadı, bize hiç gitmeyecekmiş gibi geliyordu. Bir gün baktık ki Ağlasun'a gitmiş. Bir etkinlikte Burdur'da ayak üstü görüştük.O kadar. O yürekli bir şairin, yürekli eşidir. Fethiye'ye yolu düşerse seni çağıracağım.O Fethiye'den kopamaz, burada torunları var. Güzel bir konuyu işlemişsin tebrikler. Ünal Şöhret Dirlik

Ünal Şöhret Dirlik 
 20.12.2008 17:14
Cevap :
Evet yürekli bir şairin yürekli bir eşidir, Azime Korkmazgil. Acıdan bal eylemiş. Fethiye'ye gelince yaz ayağını saldığında görmeliyim, Azime Korkmazgil'i. Tanımalıyım onu, sesini dinlemeliyim, o duygunun, düşüncenin ayşafağının Azime Korkmazgil'i...Ağlasun'un. Teşekkürler ,sevgiler.... Nabide Kılınç, Yerkesik  21.12.2008 12:35
 

Sevgili gönül insanı,Nabide Hanım,Yazınızı okudukça yüreğimin serinlediğini,şairin sevgili dünyasında kendimi keşfettiğimi anladım...Ne mutlu iz bırakanlara ve onları bizlerin sıcak gönül yuvalarımızda konuk eden sizlere...Yüreğinize sağlık...Selâm ve sevgilerimle...

Mesut Selek 
 14.12.2008 14:53
Cevap :
Merhaba. Gönülden sevgi." Gök Mavisi Bir Türkü" doyulmaz bir yapıt, hayran olduğum bir yaşamın anlatımı. Çok teşekkürler.... Saygılar, Nabide Kılınç  15.12.2008 18:13
 

ağlasun ayşafağı benim okumaktan kelimelerini yıpratmaktan korktuğum içinde kaybolduğum bi kitap...tüm H.H serisini aynı duygularla okudum.H.H den sonrasından haberim yoktu.Azime hanımın kitabı olduğunu sizden öğrendim devamını merak ettiğim bi yaşamdı.tşk.

tutaste 
 13.12.2008 22:38
Cevap :
Evet; özümseyerek okuyup kaybolduğumuz bir yaşam kitaplaştırıldı. Gökmavisi Bir Türkü yayınevinde yok,bitmişti. İkinci kitabı var.Onu da kitap yurdundan sorabilir edinebilirsiniz. Ben de mektubunda bahsettiği 4-5 cilt kadar olacak dediği kitaplarının çıktığını merak ediyorum. Yani 3 eser daha bekliyorum.Çıkmışsa muhakkak okumalıyım. Ve kitaplarını; Azime Korkmazgil satmak amacıyla çıkartmadığını da söylemiştir.Yazımda bahsetmiştim. Gönlüme doluyur, yüreğime Hasan Hüseyin ve Azime Korkmazgil...Arayıp bulmalıyım, kendisini...Teşekkürler... Sevgiler, Nabide Kılınç  14.12.2008 10:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 641
Toplam yorum
: 400
Toplam mesaj
: 79
Ort. okunma sayısı
: 519
Kayıt tarihi
: 19.07.08
 
 

Muğla'nın YERKESİK  beldesinde dünyaya gelmişim.  Yöremin o solunacak havasını, coğrafyasını çok ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster