Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ağustos '13

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
516
 

Gök Mavisi Bir Türkü

Gök Mavisi Bir Türkü
 

 

 

                             Azime / Hasan Hüseyin: BİR AŞK MASALI

 

Seninle ben, her yaşta aşkın yaşanabileceğine, aşkın umut içinde direnerek  besleneceğine; bu demek, aşkın hep varolacağına inanıp, çıktık yola.”  Azime Korkmazgil

 

Otuz yaşlarında, evli, iki çocuk annesi Azime Karabulut. Uşak Lisesinde edebiyat öğretmeni.  Eşi de ilköğretim müfettişi. Çoğu evlilikler gibi mutlu ya da mutsuz olup olmadığını sorgulamadan, öylesine, sıradan, tek düze yaşanan bir evlilik. Bir ova gibi dümdüz ve olması gerektiği gibi her şey…

Ve her şey Azime’nin bir dergide Hasan Hüseyin Korkmazgil'in bir şiirini okumasıyla başlıyor. 1959 yılında Dost Dergisinin Şubat sayısında yayınlanan Ağustos Şiiri’yle.

Hani bazen tek bir sözcük, tek bir dize bizi alır götürür ya; içimizde bir şeyler kıpırdar,bir titreyiş sarar ya ruhumuzu, o an da hissettikleri de buydu Azime’nin.  Okuduğu şiirin bir dizesinde, “Bana sen ne diye duyurdun yalnızlığımı,”diyordu Hasan Hüseyin.

Azime; eşi, çocukları ve öğrencileriyle dolu geniş çevresinde yıllardır farkında olmadan yaşadığı saklı yalnızlığını ağır bir yük gibi nasıl taşıdığını hissediyor bu dizelerde. Ağustos Şiiri’yle içine düşen ateşle, şairin yazdığı tüm şiirleri bulup okumaya başlıyor.

Kim olduğunu bilmeden, görmeden, tanımadan sadece şiirleriyle bir bağ kuruluveriyor arasında. Bu şiirleri yazan adamı bulmalı ve yalnız olmadığını anlatmalıydı ona, bunu mutlaka yapmalıydı… Ve yapıyor Azime. Hayranı olduğu şaire mektuplar yazıyor...

Mektuplar mektupları takip ediyor…

İkisi de birbirine ilgisiz kalamıyor…

Hasan Hüseyin 7 Ağustos 1963 tarihli mektubunda, “Sen biraz yarınımsın benim,” diyor. “Biraz değil, yarınımsın Azime. Sana Azime’m diyorum anlasana. Seni anlayarak seviyorum Azime. Düşün ki yüzünü görmedim daha. Kimseden de sormadım seni. Seni kendi sözlerinle tanıyorum. Bir de yolladığın resimden. Geç mi kaldık? Yoo, bu da bizim gerçeğimiz…” *

Azime karmakarışık… Azime hayranı olduğu şaire aşık… İçinde çatışan sadakat ve ihanet duygularıyla baş etmesi kolay olmuyor.  Sadakatin nerede bittiği, ihanetin nerede başladığına dair kesin bir çizgi yok yaşamda. Doğrular da yanlışlar kadar göreceli…

Görmeden, dokunmadan içimizdeki ıssızlığı paylaşmak istemek sadakatin sınırlarına zarar verebilir miydi?

Ya da sadece sözcüklerle yaşanan bir aşk ihanet sayılabilir miydi?

Hangi dinde sözcüklere günah yüklenebilirdi ki?

Sadece düşüncelerinde olan birini sevmek, düşünce suçu işlemek gibi geliyordu Azime’ye.

“Çocuklarını al gel, yeni bir hayat kuralım!” diyordu sevdiği adam.

Yeni bir hayat kurmak, kolay mıydı? Tüm yaşanmışlıkları geride bırakıp gitmek… Onu sevenlere utanç ve acı bırakmak... Yapabilir miydi bunu?

Hasan Hüseyin, “Gel, birlikte düşünelim!” diyordu mektuplarında. Birlikte olduklarında her şeye, herkese karşı daha güçlü olacaklarına inanıyordu. 

Birlikte düşünmeye karar verdi Azime. Aşkına sahip çıkacaktı…  Çok sancılı ve zorlu bir süreçti bu.  1960 lı yıllarda evli bir kadının aşkını savunması, tutucu bir Anadolu şehrinde pek de kolay değildi. Ama o hiç ödün vermedi. Hep dimdik, hep aşkının arkasında oldu.

Sonunda boşandı eşinden. Ve sonrası Cemal Süreya’nın dediği gibi “İyilik, güzellik”ti. 11 Haziran 1964 de evlendiler.

Gökten üç elma düştü…

Üçü de sevenlerin başına!  

 

·        * Soner Yalçın /Hürriyet / 7 Ekim 2007

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok güzel anlatılmış bir aşk hikayesi... Elinize sağlık. Sevgi ve saygılarımla...

Haluk Seki 
 28.08.2013 12:02
Cevap :
Ziyaretiniz ve beğeniniz için çok teşekkür ederim.Selam ve sevgiyle...  28.08.2013 15:28
 

Kıymetli yazarımız Melek Koç :Bu yazınız gözümden kaçmış hayır,hayır yazı kaçmamış ben kaçırmışım.Eh nede olsa yaşlılık artık yavaş yavaş böyle mazeretler olacak. Aşkı bilmem/Şarap içmem/Sevda yoluna giden ilgiye/ Sadakatli sevgi demem..Sizin çok güzel anlatımınızla Edebiyat deryasında güzel bir Sevda yazısı okuduk.Güzelin ötesindeydi.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.

Mehmet Burakgazi 
 23.08.2013 18:01
Cevap :
Beğeniniz, övgünüz ve paylaşımınız için çok teşekkürler. Esen kalın.  25.08.2013 21:56
 

Günaydın...bir başka güzel anlatmışısınız...her zamanki gibi...eyvallah...

nedim üstün 
 12.08.2013 8:02
Cevap :
Mümkün olduğu kadar gerçeğine yakın olsun istedim...Teşekkürler.  12.08.2013 13:03
 

Çok etkileyici,kıskandırıcı ve hattâ kışkırtıcı bir aşk hikayesi...Sonrası"iyilik-güzellik"de olsa...

fatma iyibilgin 
 11.08.2013 23:41
Cevap :
Evet sevgili Fatma. Aslında tam bir roman konusu onların yaşadığı. Sevgiyle...  12.08.2013 8:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 224
Toplam yorum
: 1818
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2030
Kayıt tarihi
: 26.09.07
 
 

Burada yazarken kim olduğumuzun, ne olduğumuzun bir önemi olmadığını düşünüyorum. Önemli olan yaz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster