Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Nisan '11

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
1057
 

Gökova'da bir Sosyalist, Hafız İbrahim Mersin

Gökova'da bir Sosyalist, Hafız İbrahim Mersin
 

Oğlu Devrim Mersin


Düşünceler- Nabide Kılınç; 

Hafız İbrahim Mersin kimdi? Gökovalı bir Sosyalist. Okurken çok zevk aldığım yaşam kültürünü bilge dünyasıyla örmüş bir sosyalist adam, buldum. Evreni insan, yolu bilimden de öte. Örgütlenmenin gücüne inanmış. Kooperatifçilik, neredeyse dünyasında en önemli pencere. Bilginin gücüne inanmış Hafız İbrahim Mersin. 

Hafız İbrahim Mersin bir dava ve mücadele adamıdır. Ancak, o her ne kadar içinde ukte kalsa da ailesine çok zaman ayırmadığı, yaptıkları ve uğraşları verdiği mücadele az şeyler değildir, zamanı hızlı ve bilgiyle koşarak yaşamıştır, İbrahim... Mersin.
Siyasal inançları onu dava adamı yapmıştır. Türkiye İşçi partisini benimsemiş o sosyalist yaşamı, yapısı ile bütünleşmiştir.
İbrahim Mersin’in babası sekiz yıl Ulusal Kurtuluş Savaşına katılmış, bir gazidir. 

SOSYALİST HAFIZ BABAM İBRAHİM MERSİN.( DEVRİM MERSİN) 

70'li yılların başlarıydı köyden Dalaman Seka lojmanlarına taşındığımızda. Annem içinde bu durum iyi olmuştu. Babamın 60'lı yıllardan sonra din adamlığından Sosyalist düşünceye geçip, dışarıdan orta ve lise tahsili yapmasıyla o günün koşullarında köyde bir hayli yalnızlaşmışlardı. Fakat orada da işler pek yolunda gitmedi. İdarenin baskıları, 1971 muhtırası, gözaltılar ardından yıldırmak için Giresun Aksu'ya sürgün, istifa ve yine köy... 

Çok önemsediği kooperatifçilik dönemi başlıyordu. İlerleyen zamanlarda davası ve kooperatif sorumluluğu onun için her zaman birinci sırada olacaktı. Evdeki sorunların birikmesiyle anamın haklı serzenişlerine 'Tarla orada çocuklar burada çalışın, üretin ve tüketin, ben kendimi topluma adamışım, birinci ve ikinci sırada kooperatifin ve halkımın sorunları gelir' derdi. Genelde evin sorunları anama sonra da bize kalırdı. Karabörtlen Arıcılar kooperatifinde yönetici iken Muğla çam balının ülke genelinde tanıtımı ve pazarlaması için çıktığı servislerden neredeyse bir ayda dönerdi. Hiç boş vakti yoktu, eve geldiği zamanlarda da sürekli okur ve düşünürdü. Bazı akşamları arkadaşlarıyla evde yemekli sohbetler yapar yanına beni çağırır 'iyiyi kötüyü dinleyerek, yaşayarak yanımızda öğrensin' derdi. 

1978'den sonra hiç boş vakti yoktu. Türkiye İşçi Partisi (TİP) İl Başkanlığı, Muğla Köy Koop Yöneticiliği ve Karabörtlen Arıcılar Kooperatifi Müdürlüğü onun üzerindeydi. Tüm bu işleri yürütürken onun ulaşım aracı sadece bir mobiletti. O da sık sık arızalandığından kilometrelerce yol yaya yapıldak, yazın güneş, kışın soğuk yağmur... Bazen de bu yoğunluklar içinde tarlamıza bedenen sunduğu emekleri... 

Elektrik ve şebeke suyu olmayan Çaydere'deki evimizde geceleri geldiği zaman kandil ışığında uyuyana dek her zaman okurdu. 'Kafam yoğunluksuz yaşayamaz' derdi. Bıkmadan, usanmadan tünelin sonunda gördüğü ışığa doğru ömrü boyunca yürüdü. Şartlar ne olursa olsun, hiç bir zaman inancından, kararlılığından, duruşundan, ilkelerinden taviz vermedi. Sıkça kullandığı bir sözü vardı;' Bilime olan inancım tüm inançların üzerindedir'. 

Taşıdığı sorumluluklar gereği ailemizi ihmal etmesinden dolayı baba olarak eleştirecek yönleri olsa da bugünden doğru bile düşününce katıksız bir dava adamı, idealist, özverili, örgütçü, vizyon sahibi, lider, halk dilyle konuşan, donanımlı, mükemmel bir hatip ve Kuran Kursu çıkışlı din adamı, hafız.Sosyalist siyaset adamı ve kooperatifçi özelliklerinden dolayı ülkemizin yetiştirdiği ender insanlardandır. 

Onun yaşamında iki yüzlülere, yalakalara, yalancılara, asalaklara, üretmeyenlere, çıkarcılara, halkı ve ülkeyi soyanlara asla ve asla yer yoktu. Ölümüne kadar tercihini hep halkından yana yaptı.
Ölümünden kısa süre önceki sohbetimizde '48 yılı 480 yıl gibi dolu dolu yaşadım, dünyaya yeniden gelsem aynı hayatı yeniden yaşamak isterim. Öleceğime değil birikimlerimi halkıma aktaramayacağıma üzülüyorum' diyerek aramızdan ayrıldı. 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sosyalist hafız, sosyalist din adamı nitelemesi yadırgansa da bazılarınca, sosyalizmle, islamiyetin ne kadar benzeştiği hemen farkedilir görmek isteyen gözlerle incelendiğinde. Hafızımın ruhu şad olsun. Bu yurt, bu ülke elbet bir gün aydınlığa kavuşacak. Gönlü rahat olsun. Çünkü bu ülke, bu insan, kimsenin tapulu mülkü değil. Babasının malı, mirası değil. Güzel bir paylaşımdı sevgili yazarım. Kaleminize sağlık diyelim.Cemce sevgilerimle...

Cem Beraat Çamsarı 
 01.05.2011 11:46
Cevap :
Ne güzel ki düşünceleriniz, ne inançlı, ne içten ki, candan, aydınlık içimize su ve gül serpti...Çok teşekkürler. Selamlar, saygılar, sevgiler. Nabide KILINÇ. Yerkesik.  01.05.2011 17:02
 

Devrimin Işığıyla aydınlananlar koca bir projektör olup yıldızları ışıtacaklar..Nur içinde yatsın...Güzel gönlünüze sağlık...Nabide Hanım,selam ve sevgiler...

Mesut Selek 
 28.04.2011 17:27
Cevap :
Merhabalar. Teşekkürler. Örnek alınacak 48.Yılına dek dolu dolu yaşamış, bir insan yaşarken nasıl olmalı en ender, en düşündürücü örneklerden . Gücünü inançlarından, engin insanlık sevgisinden almış. Oğlu Devirm Mersin görüşüyoruz. Devrim bey yazdı, Babası Hafız İbrahim Mersin'i. Selam ve saygılar, güzellikler diliyorum. Nabide Kılınç. Yerkesik.  29.04.2011 9:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 632
Toplam yorum
: 400
Toplam mesaj
: 79
Ort. okunma sayısı
: 509
Kayıt tarihi
: 19.07.08
 
 

Muğla'nın YERKESİK  beldesinde dünyaya gelmişim.  Yöremin o solunacak havasını, coğrafyasını çok ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster