Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mayıs '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1659
 

Göl saatleri

Göl saatleri
 

Eyy...dilsiz göl , o günlerin saklasan bari hatırasını...


" Ey göl hatırında mı ? Bir gece sükut derin,
Çıt yoktu su üstünde, gökaltında, uzakta
Suları usul usul yaran kürekçilerin
Gürültüsünden başka " *

Yeşille mavinin çılgınlar gibi seviştiği cenneti bulmuştum sonunda.

Ormanların kızıydım ben.
Neftilerin, zümrütlerin, hakilerin bağrında büyümüş, dipte toprağın, tepede göklerin görünmediği silme yeşiller mekanım olmuştu hep, doğduğumdan beri. Sonra da envai çeşit yeşilin bitip, hırçın lacivertin başladığı Karadeniz yılları... Yeşille mavinin o müthiş aşkları, beni karşı koyamadığım bir girdap gibi koynuna alıverirdi.
.....

Yeni bir şehirde , yeni bir hayat... Taşınma telaşı , alışma devresi, kasabaya geliş gidişler...yeni insanlar...


Burada mavi , sadece yukarıdaydı. Uçsuz , bucaksız. Topraksa sapsarı. Tek tük ağaçların, uçsuz maviliklerin üzerindeki dantel motifleri ile oyalandım durdum aylarca. Cılız bir dere dahi yoktu, ortalıkta görünen. Gökyüzünün sonsuz maviliklerine şaşarak yaşadım , Nazım gibi...
.......

Sonra bir gün ,Gövem Göletini keşfettim. İnsan eli ile bile yaratılmış olsa, su değdiği her yere hayat veriyordu.

Nerede ise , her pazar sepetime doldurduğum kahvaltılıklarım ve yanımda dostlarım, sabahın o dingin saatlerini, doğanın yansımalarını yakalamak için kendimizi göle atıyorduk.

Ana yoldan sapar sapmaz, manzara değişiveriyordu birden. Uzaktan görünen öbek öbek köy evlerinin kırmızı damları ile yeşilin kontrası , bütün cazibesi ile karşılıyordu bizi. Yolculuğumuz boyunca da,kavak,meşe ve akasya ağaçları eşlik ediyordu. Bu pazar akasyalar çiçek açmıştı. Çocuklar gibi bunun sevincini yaşarken,mor bir cümbüşün içine daldık tepetaklak. Önce gönüllerimiz, sonra da bedenlerimizle...HAŞHAŞLAR ÇİÇEK AÇMIŞTI ! Ve her yan mürdüm, eflatun , beyaz haşhaş tarlalarıydı. Doğanın sunduğu böylesine masum ve inanılmaz güzelliğin , insan eli ile kötüye kullanılarak yaratıldığı felaketlere...yıkımlara inanmak çok zordu.

Onbeş dakikalık mor cümbüşlü, yeşil yolculuktan sonra Göl içine alıverdi bizi. Yeşil-mavinin koynunda, kaptan köşkümüzdeydik artık. Beyaz örtülerin üstünde yenen simitler,peynirler,zeytinler...yanında tavşan kanı çayla bir başka güzeldi. Üstümüz mavi...altımız mavi...yanımız, önümüz arkamız yeşil...Çamların aksi suya vurmuş. Yeşil nerede bitiyor,mavi nerede başlıyor ? Ya da hangisi gerçek, hangisi yansıma ?

Gökyüzü alçalıyordu ve yağmur başlamak üzereydi. Ama Gölün kuytulukları bizi bekliyordu. Toprak yolun bitip, çam ormanlarının içindeki patika yolla ulaşılan , sanki benim keşfettiğim, ilk defa benim ayak bastığım minik koyum , bizi bekliyordu. Bu kez, yağmurla birlikte gittik koya. Yağmura hasret toprağın,kavuşma sevincini birlikte paylaştık , toprağın çocukları gibi...

" Ey göl! Dilsiz kayalar ! Mağaralar ! Kuytu orman !
Siz ki zaman esirger,tazeler havasını
Ne olur ey tabiat, o günlerin saklasan
Bari hatırasını !

" Sevişmek ! Hep sevişmek ! Akıp giden saatin
Kadrini bilmeliyiz !
İnsan için liman yok, sahil yok zaman için,
O geçer, biz göçeriz ! "




*Dizeler,Alphonso de Lamartine 'nin GÖL adlı şiirinden alınmıştır.
Fotoğraflar,benim objektifimden.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

öyle güzel anlatmışsınızki kendimi orada hissettim bir anda..ışınlandım geldim belkide :)) hele o resimler !..Çok teşekkür ederim bu güzel yolculuk için ..Sevgiler!!!!

aygoz Özlem Eryoldaş 
 26.05.2007 13:17
Cevap :
Bu günlerde " göl modunda "yım işte sevgili Asyacım...Sakin, huzurlu ,kendi ile barışık ve doğanın bi parçası..ve bu modu sizlerle paylaştıkça da neşeleniyorum..sevgiler Özlemcim..Ziyaretin için teşekkür ederim..  27.05.2007 23:16
 

Sevgili Neşe hn...İnanılmaz güzel, böyle bir yer var ve bu ne şanş ki siz istediğiniz vakit gidebiliyorsunuz...kıskanmamak elde değil:) Sevgilerimle:)

Düş 
 25.05.2007 15:38
Cevap :
eveett..sevgili Düş..benim Gölüm, aynı bir düş gibi inanılmaz güzel.Benim gizli cennetim orası. Ve elimi uzattığımda tutabileceğim kadar yakın. Ya da düşümden uyandığımda yeniden aynı rüyayı görecek kadar da gerçek:)) Ziyaretin için teşekkür ederim sevgili Düş..Sevgiler..  26.05.2007 10:51
 

Sevgili Neş hanım bu sizizn anlattığınız ve resimlerle özenip, bezendiğiniz şey resman doğanın kucağına atlamak,akdenilizli ye yaptığınız yorumdada galiba biz en kısa sürede buraları göreceğiz gibi geliyor bana..kendinize iyi bakın en derin sevgi ve saygılarımla...

Mehmet EREN 
 23.05.2007 22:44
Cevap :
Bütün blog arkadaşlarıma açık davetimdir,sevgili Mehmet Eren.Ben organizasyonlarla uğraşmayı severim,dostlarımla birlikte olmayı da.Hele doğanın bağrında olursa..Bayılırım..Sizin sazlıköy'de balık tutma maceranızı okudum.Pek hoştu...Rasgele,sevgili Mehmet Eren rasgele.Eymirde buluşuruz.Sevgiler..  23.05.2007 23:21
 

Fotoğraflar ve sizin tasvirleriniz öyle canlı ki, bu susuzluk ve yağmursuzlukta dinmeyen, güzel bir yağmurun altında durup ıslanmış, o göle ayaklarımı sokup dinlenmiş gibi oldum. Elinize sağlık. Renklerin bir ressamın gözünden dile geldiğinde ne kadar canlı olabildiğini bir defa daha anladım. Selamlar, sevgiler...

Murakami 
 23.05.2007 12:08
Cevap :
Hoşgeldiniz sevgili Celal Çelik.Gölümü,kır çiçeklerimi ve yağmuru sizinle paylaşmak,benim için bir zevkti :))  23.05.2007 12:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 172
Toplam yorum
: 3375
Toplam mesaj
: 406
Ort. okunma sayısı
: 2238
Kayıt tarihi
: 15.02.07
 
 

Düşünen, üreten, kendine, insana, çağına sorumlu, tavırlı, taraflı , çağdaş ve yüzü aydınlığa dön..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster