Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ekim '18

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
25
 

Göl

Göl
 

Kartal Belediyesi armağanı


Kış mevsiminin soğuk günleri gerilerde kalmıştı. Ilık ılık esiyordu rüzgar geceleri. Kavurucu sıcak günler daha uzaktı. Balta köylü Hurşit konuğumuzdu o gün. Okul lojmanı şenlenmişti Kelköy’den gelenlerle.

Denizköy, Manavpınar, Yenimahalle o ılık gecede konakladığımız köylerdi. Birbirine yakın köylerde okul buluşma yerimizdi. Öğretmenler, köylüler birlikte buluşunca köy sorunları, eğitim gündeme gelirdi. O gün de Kelköy lojmanı ağırlıyordu konuklarını. Baltaköylü Hurşit sözü kimseye bırakmadan sorunları sıraladı, ardından çözümler üretti.

Ilık gecenin sabah güneşi yakmadan okşardı kadınları. Kadınlar en güzel şalvarlarını giymişlerdi. Başlarında beyaz çemberleri, yüksek topuklu ayakkabılarıyla salına salına yürürlerdi. Erkeklerin yerlisi manav diye adlandırılıyordu.

Göç Sakarya ilini şenlendirmişti. En çok Karadenizli göçmenler vardı. Fındığı yerleştikleri bu yörenin gelir kaynağı yapmışlardı. İşte açma için başvurulan orman yangınları da yörenin bir başka sorunuydu.

Lojman kapısı hızla vuruldu. Konuklar henüz uyanmamıştı. “Sabah sabah kim ola.” diye kapıya yönelen öğretmen karşısında Yahya’yı görünce, “Hayrola, koca adam!” Yahya hoş karşılandığını anlamıştı. “Öğretmenim  hava güzel sizi gölde gezdireyim.” sevince boğuldu öğretmen. “İyi olur Yahya, konuklarımız da var.” diye olurunu bildirdi.

Balta köylü Hurşit uyanmıştı. Uyuyan diğer konuklara sesledi: “Uyanın dostlar, bakın göl gezisi var.” deyince uyuyan konuklar doğruldular. “Gezi iyi, hoş; düşünene teşekkür ederiz.” sesi lojmanda uyuyanlara da ulaştı.Tek tek yataklarından doğruldular. Hemen el çabukluğuyla, bekar evi olunca,  kendilerine düşen işleri yoluna koydular. Çay demlendi, yumurtalar haşlandı.Kahvaltı masasının donatılmasına Yahya da yardım etti.

Yahya’ya  haşlanmış yumurtayı uzatıp: “Yumurtanı da sen soy.” diyerek seslendi.Yahya yumurtayı alıp kabuğunu tıklatarak kırdı, sonra soymaya başladı. “Yahya bak boş bardak, çayını doldur; bugün bizi gölde iyi gezdir.” diye ekledi öğretmen.Yahya, öğretmenine yakın olmanın mutluluğunu yaşıyordu.

Sakarya coşmaya görsün göl de payını alırdı.Gölde su yükselince gezmesi de kayıkla bir hoş olurdu.O gün Yahya’nın kayığı şenlikliydi.Konukları için aşamayacağı güçlük yoktu. Yahya bir gün önce şu ev benim, bu ev benim diye Karasu’yu adımladığı  Kooperatifçi Mustafa’yla yine birlikteydi. Bu göl gezisi gecenin yarısını bulmadan  sonuçlandı.

Geceyle başlayan ılık rüzgar esmeye başlamıştı yeniden.   

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1064
Toplam yorum
: 308
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 710
Kayıt tarihi
: 24.03.12
 
 

Türkay KORKMAZ, umuda yolculuğu ertelemez. Mermeri delenin damlanın sürekliliği olduğunu bilir. Y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster