Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Şubat '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
569
 

Gönlünden ne koparsa ...

Gönlünden ne koparsa ...
 

google


Yaz günü, evdeyim. Önce uzaklardan gelen hafif bir melodi çalındı kulağıma. Tanıdığım bir melodi sanki… Giderek yaklaşıyor ve yükseliyor ses… A, biri akordeon çalıyor! Merak edip pencereye koşuyorum; kanadını açıp öne eğiliyor, etrafa bakıyorum; kimseyi göremiyorum!?... Ses artık çok yakın… İşte!... Ağaçlar engellemiş, görememişim: Bir kadın ve bir erkek… Gençler, Çingeneler… Adam akordeon çalıyor, kadın yanında yürüyor, pervasız… Hep aynı notalar… Şarkı biter gibi olurken yeniden başlıyor. 

Hatırladım!: “Dünyaya yeniden gelseydim”!!… Berkant söylerdi… Özlem gibi bir his yokluyor içimi… Burnumun direğinde bir sızlama ama yüreğim pır pır aynı zamanda… 

İyice yakına geldiler. Bahçenin içindeki düzensiz yolu izleyip bana doğru ilerliyorlar... Pencerede beni görmüş olmalılar, bana “serenat” yapacaklar(!)… Adamın saçları, rengi güneşten açılmış gibi, güneşin altında parlıyor. Esmerleşmiş teniyle yakışıklı. Kadın, ırkının tüm güzelliğini taşıyor; saçları örgü, kapkara bir urgan gibi, gözleri ceylan, dudakları gonca, burnu hokka. Üstüne geçiriverdiği elbise, uygun kıvrımlarla, öylesine dökülüvermiş ayak bileklerine. Uzaktan gördüğüm doğruymuş: Başı dimdik, dünyaya meydan okuyor. Gözleri pencerelerde, açılan var mı diye bütün siteyi gözleriyle tarıyor…. 

İkisinin de ayaklarında sandalet, kimbilir nerelerden yürüyüp geldiler… Adam bir akordeon uydurmuş, güzel bir müzik seçmiş, ezberlemiş, yanına almış sevdiğini, yollara düşmüş. Çaldığı parça romantik, görünüşleri daha romantik. Durduklarında kadın adamın koluna giriyor, kocası çalarken o sesleniyor: “Gönlünden ne koparsa abla!” 

Çocukluğu Kale’de geçen arkadaşım anlatmıştı: “ Çingenelerin kadınları çok çalışkandır, erkeklerine de pek düşkündür. Erkeklerin çoğu çalışmaz, evde çocuklarla kalır. Kadınlar sabah erkenden bohçalarını yüklenir evden çıkar, akşamın karanlığında dönerler eve. Gelirken hepsinin elinde bir tavuk… Niye? Haşlayıp kocalarına yedirecekler. Koca, yemek bekler!… ” 

Ama bu iki genç, arkadaşımın anlattıklarından farklı, beraber çıkmışlar ekmeğe… Bayılıyorum hallerine, tavırlarına!... Ne güzel düşünmüşler, ne parlak bir fikir! Hemen içeri gidip para getiriyorum, pencerenin altına geliyorlar, parayı onlara doğru atıyorum. Derken başka pencerelerde başka başlar görünüyor, oraya doğru uzaklaşıyorlar. 

O sene birkaç sefer daha geldiler. Sonra belli ki müşteriyi tüketip başka sokaklara gittiler. 

Aradan bir sene geçmiş olmalı; o gün de evdeydim, aynı sesi duydum: “Eğer dünyaya yeniden gelseydim “…. “ Yine onlar!?...” deyip pencereye koştum. Onlardı… Kadın bebek arabasını yürütüyor, adam akordeon çalıyordu. Yakına geldiler müziği kesmeden, başa, yeniden başa sararak… Kadın yine güzel ama gözlerinde, duruşunda başka bir ifade var… Aslında daha yırtıcı ama sanki daha temkinli… Besleyeceği, kollayacağı bir can var artık hayatında… Bebek bayağı büyümüş. Demek geçen sene hamileydi yeni yeni… Hiç anlamamıştım… 

Bu sefer daha fazla para attım aşağıya… Baktım başkaları da atıyor. Topladılar paraları, seslerini alıp gittiler. O yaz bir daha onlara rastlamadım… 

Bakalım bu sene de gelecekler mi? Gelirlerse, kaç kişi gelecekler?... Baharı- yazı beklerken onları da bekliyorum merak ve hevesle. Varsın adam yeni bir şarkı öğrenmemiş olsun!... Seviyorum eskisini: “Eğeeer dünyayaaa yenideeen gelseydiiim”…. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Güzel insanlardır çingeneler.Benim de çingene hastalarım vardı.Sizi sevdiler mi,hiç bırakmazlar."Anne" diyorlardı bana canlarım...Onlara hiç kimse iş vermediği için,çoğu kez zor durumda kalıyorlardı yazık.Çok güzel bir yazıydı sevgili Tuğba hanımcığım.Sevgi ve selam gönderdim yüreğimden.Sağlıcakla kalın...

fisun gökduman kökcü 
 04.07.2018 12:23
Cevap :
Evet Fisun hanımcığım, toplumumuzda haklı-haksız bir önyargı var ne yazık. Onlar da ekmeklerini kazanmaya çalışıyorlar işte bir şekilde. Yorumlarınız her seferinde sevindiriyor beni, teşekkür ederim. Sevgiler, selamlar benden de, yürekten...  06.07.2018 11:46
 

Her halde dünyayay gelişimiz "kader" olsa gerek. Ne olacağımızla, ne yaratıldığımız arasında yakın ilişki var. Mutluluğun hangi koşullarda nasıl yakalanağını kim bilebilir ki. Belki de "pencereden atılan" acıcık yüklü bir bahşiş de yeterli oluyordur... Ama kesin olan şu ki onlarsız bir dünya oldukça yavan olurdu.

Ahmets 
 11.03.2011 10:50
Cevap :
Onların "bir" hali, insana "mutluluk budur!" dedirtiyordu. Bahşişe ne kadar sevindiklerini bilemem, o, benim bu resme desteğimdi. Tesadüf şimdi Roman klarnet sanatçısı Deli Selim'in hayat öyküsünü izledim tv'de... Haklısınız, onlarla dünya daha canlı ve renkli... Yorumunuz için teşekkür ederim!...  11.03.2011 21:12
 

Severim çingeneleri. Müziğe, doğaya yatkın özgür ruhları için... Hayata bakışları, hayata sarılışları diğer insanlardan farklı olduğu için... Umarım bu yaz tekrar gelirler. Paylaşım için teşekkürler. Sevgiyle.

Melek Koç 
 02.03.2011 12:45
Cevap :
O kadar güzellerdi ki... ben de bekliyorum işte!... Yorumunuz için teşekkürlerimle sevgi ve saygılar!...  02.03.2011 13:26
 

sonunda yorumlara açılmış yazılarınız...cin tonik ve çingenler bi de şarkılar...güzeldi...eyvallah...

nedim üstün 
 26.02.2011 13:15
Cevap :
Yaa, evet! Yazıyı yayına verirken bir hatadır olmuş... İyi ki farkedip düzelttim de, yorumunuzu almış oldum. Teşekkür ederim...saygılarımla!  26.02.2011 15:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 33
Toplam yorum
: 171
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3680
Kayıt tarihi
: 07.06.09
 
 

İyi bir okurum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster