Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Haziran '11

 
Kategori
Dostluk
Okunma Sayısı
668
 

Gönül tahtımıza oturanlar

Gönül tahtımıza oturanlar
 

Gönül tahtımıza oturanlar 

Hacmi sınırsız bir gönlümüz var engin ve dingin… 

Bu sınırsız gönül mekânındaki tek dekor: gönül tahtları… 

Bu tahtlar, saraylardaki gibi altından veya gümüşten değil, oymalı-kakmalı hiç değil. Belki ahşaptan ama oturan ve oturtan için çok değerli. 

Kimleri oturtmayı düşünürüz o tahtlara…Ve oturtmuşuz da… 

Önce canımızdan, kanımızdan yavrularımız, eşimiz, varsa torunlarımız… 

Yaşıyorlarsa anamız-babamız. Büyükanne, büyükbabayı da oturtalım, gücenmesinler. :-))) ,  

Bize “en çok sevgiyi” verenleri, (anneanneciğim, bu satırda sen varsın, nurlar içinde yat),  

Sonrasında, dertlerimizi paylaştığımız, en sıkıntılı zamanlarda yanımızda olan can arkadaşlarımızı,  

Karşılaşmaktan memnun olduğumuz, selamlaştıklarımız, sesleriyle bile gönlümüzü okşayan, içimize ferahlık verenleri,  

Yüzlerini bir kere görmüş olsak da, uzaklarda oturuyor olsalar da, beyefendiliklerinden, hanımefendiliklerinden asla şüphe duymadıklarımızı,  

Geleceğimizin şekillenmesinde aktif rol oynayanları,  

Daha henüz aklıma gelmeyen kimler kimleri oturturuz o gönül tahtlarımıza… 

Şehitlerimiz…Manevi huzurlarında saygıyla eğildiğimiz, bu günleri bize armağan etmek adına canlarını feda eden şehitlerimizi. Ve kahraman liderlerimizi, (Atam, ruhun şad olsun) 

Çok insan oldu, yer kalmadı tahtta diye düşünmeyelim. O kadar geniş ki bu gönül, daha çok insan alır. Önemli olan lâyığını oturtmak… 

Bloglarda bile yazılarından, seçerek kullandığı kelimelerden, kurduğu cümlelerden fark edilebilen ince ruhlu, asil şahsiyetler var. Yorum ve cevaplar sene sonu karnesi gibi. Ben nasıl itina ediyorsam insanları kırmamaya, incitmemeye, muhataplarımda da aynısını gözlemliyorum. 

Onları da oturttum gönül tahtıma…Hoş geldiniz…  

 

Bayanlarla beyler eşit sayılarda gönül mekânımızda... Öyle haremlik-selamlık yok. Hep beraber, cümbür cemaat, keyifli sohbetlerle... 

Ve ellerinizde birer fincan Türk kahvesi… 

Afiyet olsun… 

Selamlarla, saygılarla… 

Yurdagül Alkan 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kimsenin sevdiği değilim gönlümde de yer yok zati,dalgalar filam oyalar. Dünyaya niye geldiğim bile belli değil. Dere tepe düz giderim kış olmazsa yaz giderim ben alıngan Murtaza biri kaşını yıksa alır başımı giderim.

Kerim Korkut 
 09.02.2019 10:46
Cevap :
Ben de çok alınganım, ses tonu bile beni etkiler. Bir tebessüm gönlümü feth eder, ruhum sevgi ekseninde döner sanırım ki dünya sevgi ile yönetilse tüm insanlar mutlu olur ve problemsiz yaşarlar, selamlar Güney'den Korkut kardeşe...  10.02.2019 13:36
 

Merhabalar...Sevgili YURDAGÜL hanım...:-) Bu güzel, hoş ve zarif sayfanız yayına girdiği zaman malesef ben TÜRKİYE sınırları dışındaydım.. Sayfanızın anlamı ve dizaynı çok H O Ş olmuş...Ellerinize ve gözlerinize sağlık.... :-)) Doğudan...Batıya.... (70) değil elbetde 500-Km uzaktan....sonsuz sevgiler,selamlar ve saygılar efendim... :-)) NECİP KÖNİ -ADANA / TR

Necip Köni - Adana / TR 
 23.06.2011 19:40
Cevap :
Çok teşekkür ederim Necip bey, beğeninizle mutlu oldum, sağolun, varolun. Karınca kararınca, "içimden geldiği gibi" bir şeyler yazmaya çalışıyorum. Batıdan doğuya sıcaklar eşliğinde selamlar, saygılar...  23.06.2011 23:59
 

gül yüzü güleç... sevimli, sevecen, kardeş canlısı... bir ablam oldu şimdi adı Yurdagül, soyadı Gülalkan... bir ablam var şimdi binine bedel!

Dr Atanur Yıldız 
 10.06.2011 7:50
Cevap :
Doktor kardeşimden gelen bu kadar güzel, övgü dolu yorumun bende yarattığı moral, çok çok uzun zaman ruhuma hakim olur, sağolasın esenlikler dilerim.  10.06.2011 11:44
 

Sevgili Yurdagül Hanımcığım, Milliyet blogun bu yönünü çok seviyorum...Sevgi yumağı içinde bizleri buluşturuyor...Sesini dumadığımız, yüzünü görmediğimiz insanları tahtımıza yerleştiriyoruz ve bol sevgi ile besliyoruz...Siz de benim tahtıma oturmayı kısa sürede başardınız...Karşılıksız SEVGİ verdiniz KARŞILIĞINI aldınız...İbn Arabî Hazretlerine göre sevginin tanımı yapılamaz. Sevgi ancak tadılır. Tadan kişi de sevginin ne olduğunu yeterince anlatamaz. Aynı zamanda sevgi evrensel bir duygudur. Annenin çocuğunu sevmesi, eşlerin birbirlerini sevmesi, ilâhî bir sır olarak, gayesi “bir tenle bir teni, bir canla bir canı kavuşturmak” olan sevginin evrenselliğine en güzel örnektir. Aynı zamanda İbn Arabî sevgi için, “Sevgi seveni sevilene bağlayan bir bağdır ve sevgi sevenin var oluşudur” der.. SEVGİ SEVENİN VAROLUŞUDUR...Ne güzel söz değil mi? Yolu sevgiden geçen herkese selam olsun... ...Kahve için de teşekkürler, çiçekler de bir harikaydı. Yüreğimden kocaman sevgiler gönderiyorum...

sündüs 
 07.06.2011 10:44
Cevap :
Sündüs hanım, güzel gönüllü arkadaşım, kendilerini görmesek, seslerini duymasak ve bizzat tanışmasak da, sadece yazılarımızla tanıştığımız arkadaşlarımızı da gönül gözümüzle tanıyabiliyoruz ve derecelendirebiliyoruz. Bir anlamda gönül köprüleri kurabiliyoruz. Bu da sevgi akışıyla oluyor. Sevgi? Bambaşka bir kavram...Tanımı yapılamayan, değeri biçilemeyen, boyutları ölçülemeyen, bize sunulmuş çok değerli manevi bir lütuf. Ve bu noktada geldiğim sonuç: sevgiler karşılıklıdır, karşılıklı olunca adı SEVGİDİR. Derin anlamlı, içerikli yorumuna teşekkür ederim, selam ve sevgilerimi göndererek...  07.06.2011 17:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 329
Toplam yorum
: 5744
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1672
Kayıt tarihi
: 09.04.09
 
 

Özel bir finans kuruluşundan emekliyim. Hayatın her aşamasını acısıyla tatlısıyla yaşamış biri ol..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster