Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Kasım '11

 
Kategori
El Sanatları
Okunma Sayısı
2496
 

Gönülden gönüle, nesilden nesile nakşeden duygular

Gönülden gönüle, nesilden nesile nakşeden duygular
 

Yaşayan ve yaşatılan kültür değerlerimiz.

İnsanoğlu var olduğu süreler içerisinde; ilk önceleri korunmak amacı ile örtünme yoluna gitmiş ve daha sonraları ürettiği malzemeleri zamanla süsleyerek, teknikler geliştirerek sanatsal bir şekle dönüştürmeyi başarmıştır.

Anadolu, binlerce yıllık bir medeniyet ve kültür mozaiğine sahip bir yerleşim alanı olarak, çeşitli millet ve kültürleri ve de bu kültürlere ait zenginlikleri üzerinde barındırmıştır. Bu kültürlerin esintileri günümüze değin çeşitli yollarla bizlere taşınmıştır.

Geleneksel el sanatları adını verdiğimiz ve hatta kimileri unutulmaya yüz tutmuş el sanatları ve de zanaatları yörelerin özelliklerine göre değişmekle beraber, bakır ve ahşap işçiliği, ebru, sepet örme, çinicilik, yöresel elde kumaş dokumacılığı, elde Maraş nakışı özellikle bu kategoriye girmektedir.

Günümüzde bu ve bunun gibi el sanatlarımız yaşatılmaya ve hayata geçirilmeye çalışılmaktadır.

Nesilden nesile aktarılarak, geleneksel diye adlandırılan gerek dekoratif, gerekse mesleki anlamda önem kazanan el sanatlarımızın gelişmesi ve üretime dönüşmesi amacı ile yaygın eğitim veren Halk Eğitim Merkezlerinde, konu ile ilgili kurslar düzenlenmektedir.

Geleneksel el sanatlarımız ve zanaatlarımız, mesleki eğitim alarak kendini geliştirmek ya da kültürümüzü öğrenerek yaşatmak isteyen bireylerin eğitimine büyük ölçüde katkı sağlamaktadır.

Bugün, Buca- Osman Nuri Saygın Eğitim Merkezinde; Buca halk Eğitim Merkezinin desteği ile eğitmen Bahar Özkan’ın eğitim ve kılavuzluğunda, haftanın iki günü verilen geleneksel Türk el sanatları kursunda, elde Türk işi nakışı ve eğitimine katılan arkadaşların çalışmalarını paylaşmayı diliyorum sizlerle, tabii ki fotoğraflar eşliğinde.

Gerek eğitmenimiz Bahar Hanım, gerekse kursa katılan arkadaşlarımız, büyük bir özveri ile geleneksel Türk işi nakışlarını uygulamak için canla başla gayret sarf etmekteler.

Kursların bitiminde meydana getirdikleri eserleri de sergilediklerinde, sizlerle paylaşabilme kıvancını yaşamayı diliyorum canı gönülden.

Bu arada; elde Türk işi nakış ile ilgili olarak da az biraz bilgi vermek istiyorum.

Geleneksel Türk işi nakışı; en ve boy iplikleri eşit oranda ve sayılabilir nitelikteki yöresel kumaşlar(ki bunlar Kastamonu bezi, Ödemiş ipeği, Manisa bezi, Bayburt-ehram- keteni, Ayancık keteni, Rize keteni, v.s.), ipek, keten, yün tela ve alpaka türü kumaşlar üzerinde kasnakla çalışılmaktadır.

Nakış, koton, ipek türü iplikler ile yapılmakta olup: Hesap işi nakış türünde, hesap işi antikası, ince sarma, çekme ve kesme ajurları, susma, hasır iğne, civankaşı, balıksırtı, düz ve verev hesap iğnesi ve de ciğer deldi diye adlandırılan teknikler uygulanarak yapılmaktadır.

Türk işi nakışta, genelde doğadan esinlenerek hazırlanan ve ayrıca meyve, köşk, saray, şadırvan, çıkrık, ağaç, çiçek, yaprak gibi motifler stilize edilerek desen oluşturulmakta ve de desen kumaş üzerine uygulanmak suretiyle işlenilmektedir.

Türk işi nakışta, canlı renkler kullanılır. Mor, sarı, narçiçeği kırmızı ve tonları, yeşil, eflatun ve tonları ile özellikle turkuaz kullanılan ana renklerdir. Nakışın göz alıcı olmasını sağlarlar. Bu nakışta da kenar gözeme, düz, verev ve gölgeli pesent, mürver, muşabak diye adlandırılan teknikler ön planda kullanılır.

İşlenen desenler, tel sarma ve tel kırma teknikleri ile de bezenerek şık ve çarpıcı işlemelerle harika konseptler yaratılır.

Genelde, dekoratif örtü ve çevrelerde, giysi ve de özellikle çanta süslemelerinde işlenen bu nakışların önemli bir özelliği de nakışın ters ve yüzünün aynı olması gerekmektedir ve buna özenle dikkat edilir.

Soyut kavramlar dünyasının sevgi ve emek harcayarak desenlerde ve nakışlarda hayat bulması değer biçilemeyecek bir olgudur.

Geleneksel kültür ve zenginliğimiz, her nerede ve nasıl emek harcanarak, yaşatılıyor ve yaşatılmaya çalışılıyor ise yaşatan ve yaşatılmasına çaba sarf eden gönüllere selam olsun.

 

Saygı ve sevgilerimle.

Ayşen Arslangiray (Kura)

2.11.2011/ İzmir

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yüreğinize sağlık...Muhteşem bir anlatım ve tanıtım olmuş..Dün telefonla konuştuğum ,kentimdeki merkezinde görev yapan halk eğitim yöneticisi ''Ebru sanatının geleneksel ve unutulmaya yüz tutan bir sanat dalı olduğunu'' bilmiyordu...Üstelik eğitim kökeni İMAM...Acıdım ülkeme ve bu adama...saygılarımla...

Mesut Selek 
 02.11.2011 21:35
Cevap :
Hocam, belli ki 'O' yönetici; idareci olduğu kurumun genelge ve yönergelerini okumamış! Üstelik, unutulmaya yüz tutmuş geleneksel el sanatlarına dair açılacak kurslarda; 12 kişi şartı aranmaksızın kurs açılması talimatı mevcut. Geleneksel el sanatlarımızı yaşatan tüm gönüllere ve özellikle de bu konuda öğrenci yetiştiren yüreğinize selam olsun. Saygılarımla.  02.11.2011 21:58
 

Renk renk işlenmiş desen desen nakşedilmiş göz nuru dökülmüş güzelim örtüler bir zamanlar çeyiz olarak konuyordu kızların sandıklarına. Çeyiz sandıklarının vazgeçilmezleriydiler o danteller, işlemeler. Ne güzellerdi. Bunu sürdüren ve yaşatan ellere helal olsun. Sevgilerimle Ayşen'cim, Antalya'dayım, selamlarımı Kaş'dan gönderiyorum, öptümm...

Şükran Okyay 
 02.11.2011 21:05
Cevap :
Canım arkadaşım, teşekkür ederim. Hayırlı bayramlar, huzur dolu tatiller dilerken, sevgilerimle öpüyorum...  03.11.2011 10:54
 

Ah ah, nasıl da güzeldir o el işlerimiz ve yazdığın gibi nasıl da capcanlıdır renkleri!!! O kanaviçeler hele de şimdilerde makinede yapıveriyorlar, alıp kullansan bir türlü almasan bir. Sevgiler, nakışlarımızdan, nakışlarımıza eli, göz nuru ille de yüreği değen kadınlarımızdan yansıyan capcanlı renklerle.

derinmavi.. 
 02.11.2011 11:08
Cevap :
Evetttt, Ufukcuğum, hakikatten çok güzeller ve o capcanlı renklerle ürünler hazırlamak da ayrı bir haz. Elde verilen emeğin zaten değeri ölçülemez. Her yanımızın makineleştiği şu dünyada el emeğinin kıymeti inan bir başka. Türk işi nakışlardan yansıyan masmavi turkuazlarla sevgilerimi gönderiyorum canım sana.  02.11.2011 18:26
 

Bir milletin varlığını tarih sahnesinde ispatının en büyük göstergesi onun sanat ve kültür alanında yarattığı eserlerdir. El sanatları bir milletinin ruhudur, gönlüdür, yüreğidir. Çok güzel bilgilendiren bir paylaşımdı.. Yüreğinize sağlık hanım efendi...saygılarımla...

Metin TOPÇU 
 02.11.2011 11:03
Cevap :
Çok zengin bir kültür mirasına sahip olduğumuz için ne kadar övünsek azdır.Bu mirasa sahip çıkıp yaşatmaya çalışmak da ayrıca bir hazdır.Yorumunuza teşekkürlerimi ve saygılarımı sunarım.   02.11.2011 18:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 533
Toplam yorum
: 2840
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 1332
Kayıt tarihi
: 14.11.10
 
 

Aydoğdu; kızgın güneşinde Ağustos'un, sararmıştı altın sarısı başaklar. Kırlangıçların göç dansın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster