Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Kasım '12

 
Kategori
İnternet
Okunma Sayısı
401
 

Google kütüphanesi

Google kütüphanesi
 

Bundan böyle klasik kütüphanelerin yerini internetten indirilen kitapların arşivlendiği dijital kütüphaneler alacak.


İnternet dünyasının tartışmasız bir numaralı arama motorudur Google Kütüphanesi...

Girdiği günden beri gündelik yaşamlarımızı geri dönülemez bir şekilde değiştiren bilişim teknolojilerinin, bilgi kaynaklarının tartışmasız en etkileyici aktörüdür Google Kütüphanesi...

Epeyce bir zaman önceydi. Bir yazıma alaycı, tepeden bakan, azarlayan bir üslupla, baştan aşağı ahkam kesmekten ibaret olan bir yorum gönderen bir arkadaşın, sayfasına bakarken; gözüm arkadaşın sayfasına koyduğu resme takılmıştı.

Arkadaş, oturduğu çalışma masasının tam arkasında duran kütüphanesi ve verdiği pozla gurur duymaktadı; hiç şüphesiz. " Baaaak! Bu, benim! Şu arkamda sıra sıra duranlar da, kütüphaneler dolusu kitaplarım! demekteydi; sessizce, hafifçe gülümsediği beden diliyle...

Taaaa o zaman düşmüştü aklıma Google Kütüphanesi'ni yazmak... Ne yapalım, kısmet bugüneymiş.

Bilgisayar odaklı, internet yoğunluklu günümüzden çok öncelerden kalmaydı; bu abartılı " Baaaak! Bu benim kütüphanem işte! " böbürlenmesi...

Kitap bulmanın, satın almanın gerçekten zor olduğu eskimiş yılların, klasik zamanların şatafatlı, aristokrat tavırlı şişinmesiydi " Baaaak! Bu benim kütüphanem işte! " böbürlenmesi...

Hele ki, bundan 100 yıl önce, 20.yüzyılın başlarında, değil yanlızca Türkiye'de, dünyanın en gelişmiş sayılan ülkelerinde bile şöyle kallavi bir kütüphane sahibi olmak, hele de o kütüphanede duran kitapların yarıdan çoğunu okumuş olmak bile entellektüel olabilmek için yeter sayılabiliyordu. Bu okuma serüvenini biraz daha profesyonelce yapanların, bazen ülkelerinde, bazen de dünyanın tümünde ünlü bir yazar olması işten bile değildi.

Az bulunan kitapların bu çok okuyan adamları, o günlerin en saygın mesleklerinden olan yazarlık ve gazetecilik yapmaktaydı çoğunlukla...

Bugünse, kitap sahibi olmak, kitap okumak hala çok önemli ama; artık kağıttan kitapların yerini hızla sanal kitaplar almakta... Dünyanın en saygın yayınevlerinde bile kağıttan kitaplar yerlerini hızla internet üzerinden yayınlanan sanal kitaplara, dijital yayınlara bırakmakta...

20.Yüzyılın son çeyreğinde bile hala en önemli bilgi kaynakları olan, kütüphanelerimizin kraliçesi ansiklopedilerimizin, bugün neredeyse tamamı tarih oldu. İnternet dünyasının bilgi güncelleme hızına günlük gazeteler ve hatta bazen televizyon kanalları bile yetişemediğinden, ortaya dijital gazeteler, interaktif anlayışla yayın yapan televizyon kanalları çıktı ve çıkmaya da devam ediyor.

Yıllarca emek verilerek sahip olunan, arşivlenen yüzlerce kitabın, vakur, gün görmüş ev sahibeleri kütüphanelerimiz, bugün, bilgisayarın bir iki tuşuyla ulaşılan internet ve teknolojilerine, google ve benzeri arama motorlarına can havliyle, zar zor da olsa direnmekte; kaçınılmaz sonunu elinden geldiğince geciktirmeye çalışmakta... Ne kadar acı, ne kadar yürek parçalayıcı olsa da, gerçeğin ta kendisi böyle...

Google Kütüphanesi ve benzerleri sayesinde, bilgiye ulaşma süresi ve şekli bakımından, artık 6 yaşında 1.sınıf öğrencisi bir kız çocuğuyla, o kız çocuğunun 60 yaşındaki dedesi eşit konumda...

Bunca sonsuz bilgiye bu kadar kolay ulaşılınca, ne kütüphanelerin, ne eskiden çok saygın olan yazar ve gazetecilerin bir kıymeti harbiyesi kalıyor.

Facebook, bağımsız ve kurumsal bloglar, twitter gibi bilgiyi ve günceli paylaşım platformları, bir yandan dünya üzerindeki tüm sınırları sanallaştırıyor; hatta silip atıyor; öte yandan İsviçre Alplerinde bir dağ köyünde en sıradan hayatı yaşayan köylüyle; dünyanın en saygın sanatçı, yazar ve aydınlarını eşit hale getiriyor; en azından sahip olduğu bilgi birikimini geniş kitlelerle buluşturabilmek, paylaşabilmek açısından.

Bu durumun en güzel örneklerinden biri, şu an yazısını okumakta olduğunuz adam değil mi? Eğer internet ve Milliyet Blog olmasa, şu satırlardan kimin haberi ola da, şu yazanın düşüncelerini kimler, nasıl okuya?

İnternet ortamı ve o ortamın en etkin aktörleri, Google Kütüphanesi ve benzerleri sayesinde, artık herkes yazar, herkes gazeteci; kendi vizyon ve bilgi birikimiyle sınırlı kalıyor olsalar da...

Dünyanın her bir zerresi baş edilemez bir hızla değişirken, yazın dünyasının ve kurallarının bu hız ve değişime ayak sürümesi, direnebilmesi mümkün olabilr mi?

Daha önce bir kez daha yazı konusu ettiğim gibi, yazın dünyasında gelecek, blogların ve blog yazarlarının...

Gelecekte, ne klasik kütüphaneler kalacak, ne o kütüphaneleriyle böbürlenenler... Ne eskinin, sütatükonun inatçı, akıllanmaz, ibret almaz yazarları ve gazetecileri...

Gelecek, Google Kütüphanesi ve o kütüphanenin en akılcı kullanıcılarının... zamanın öldürücü değişim hızına olanca benliğiyle uyum sağlayabilenlerin, katma değer ekleyenlerin olacaktır.

Adımın Cem olduğundan ne kadar eminsem, şu yazdığım satırlardan da o kadar eminim.

Not 1: Konuya ilgi duyanlar " Blog yazarlığının geleceği " başlıklı yazımı okuyabilir, duygu ve düşüncelerini bizlerle paylaşabilir.

Not 2: Yazıda kullanılan görsel www.cekaraman.org adresinden alınmıştır.

 

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Benim de size yorum yazabilmem, güzelliklerin de bir başka örneği, değil mi? Kitaplar tamam, benim de bir yerde vazgeçilmezim, ANCAK SİZİN YAZDIKLARINIZ DA gerçekler. Selam Kıbrıs'tan.

Göksel47 
 06.11.2012 16:15
 

İnternet Bilgi deposu mu, bilgi çöplüğü mü? üstelik kontrolsüz ve sapmalara da ortam müsait. Kütüphaneye gittiğinizde kütüphanedesinizdir dur bi arkadaşlık sitesine takılayım dönerim demezsiniz, bir browser, bir tık mesafesinde değildir. karalama, provakasyon, yanlış bilgiler cabası...bunları ayırd edebilecek ferdin sağlam altyapısı olması gereklidir. edebiyat tarih sanat uzmanlarının süzgecinden geçtiğini mi okumak daha zaman kazandırıcı yoksa doğru bilgiye ulaşmak için yüzlercesinin yazılarını okumak mı? arama motorlarının getirdiği bir takım rahatlıklar olmasına karşın onlarda da bir bilgiye ulaşabilmek için onlarca sayfayı eliyorsunuz...pcnizin virüs kapma tehlikesine karşın her sayfayı da tıklamak yürek ister :) bu konu daha çok su götürür...

Hanife Dikbiyik 
 06.11.2012 7:07
 

Google tam bir dijital kütüphane oldu. Eskiden öğretmenler bizi halk kütüphanesine yollardı, biz de gider saatlerce kitap arar ve ödevimizi yapmaya çalışırdık; şimdilerde ise öğretmenler öğrencileri google sayfalarına yolluyor.

A y s a n c a 
 05.11.2012 23:00
 

En çok kitaplık önünde poz verenlerden korkarım, onlar kitaplığı fotografın arka fonu gibi düşünecek kadar, birikimin resminin olamayacağını düşünemeyecek kadardırlar. Selamlar...

Kadri KANPAK 
 05.11.2012 21:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1235
Toplam yorum
: 3506
Toplam mesaj
: 73
Ort. okunma sayısı
: 1687
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım, A.Ö.F. Adalet Yüksek Meslek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster