Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Aralık '11

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
333
 

Görevimiz Tehlike! mi?

Görevimiz Tehlike! mi?
 

Son günlerde 'sinemam geldi' modülünde dolaşıyorum efenim. Dün yine filme gittik Sevtapla : Ghost Protocol - Görevimiz Tehlike. Uzun zamanları Türk filmlerine prim yaptıran ben, bu sefer yabancı sinemadan yana tercih kullanarak bizimkilere nanik çekmiş oldum! Labirent filmi aklımı çelmedi değil zira, ama şansıma bugün CineBonus yarışma düzenledi ve kazanan 10 kişiye filmi oyuncularla birlikte izlemek nasip olacak :) Ballıyımdır ben, kazanma potansiyelim yüksek vesselam.

Dedemin İnsanları, Sümela'nın Şifresi Temel derken Görevimiz Tehlike ile uzun bir aradan sonra yabancı sinema ile yine flörte başladık :) Keza bir dahakine Amansız Tanrı'ya girmeyi hedefliyorum, Jodie Foster'ın.

Görevimiz Tehlike gayet temposu yüksek, gerilimi yüksek, efektleri gelişkin bir filmdi. Bir kadın gözüyle, Tom'un (Cruise) yaşlanmış olmasıyla da ayrıca ilgilenmiş olsam da filmi izlerken, bu filmi kaçırdığım anlamına gelmiyor o esnada :) Yüksek IQ karşıısnda şapka çıkartmamak elde değil. Kremlin Sarayı'na girip güvenlik görevlisini ayakta uyutma sahnesi izlenmeye değer. nasıl bir zeka bunu düşünür hayran kaldım. Ajanlık zor iş vesselam bunu bi kez daha anladım - ajan olacağım varmış gibi- ama ajan bi sevgiliye hayır demem :) Erkeğin zekisi makbul efenim.

Filmi izlerken ve Tom'u incelerken bir yandan da, hiç bir zaman yakışıklı bulmadığım bu adamın bunca kızın neden hayran olduğunu düşünür dururdum. Filmi izlerken, bir zamanlar evli olduğı Nicole Kidman'ın da o kızlarla aynı fikirde olduğunu ki onca sene bu adamla evli kaldığını düşündüm. Ardından Katie Holmes gibi güzel ve tatlı bi kadın daha. Dawson'a Creek dizisinin hastasıydım zamanında, cnbc_e'de hayran hayran izlerdim Dawson'ı. Dawson ise şimdinin Tom'ın karısı Katie'ye aşıktı, tabii dizide :) Sahi ya ne güzel diziydi, bi de Ally Mcbeal diye bi dizi vardıki yemede yanında yat, en hastası olduğum diziydi, avukatlık bürosunda çalışan Avukat Ally'nin çılgın fantezileri ve maceraları :) Yanılmıyorsam Harison Ford ile evlendi o hatında. Beynim duuuuur, daldan dala atlıyosun hızına yetişemiyorum! Bir Tom'dan konu nerelere geldi. Stop! Stop' Stop!

Düşünce hızı, konuşma hızından on kat hızlı biliyosunuz ki, düşünürken klavyeye dökmek pek bi zor oluyo dolayısıyla. Kendi kendime yetişemiyorum! Su kaynatcam bu hızda gidersem :)

Biz Ghost Protocol ve dolayısıyla Tom'a geri dönelim. Makarayı hemmen geri sarıyorum... Tom'un Rus hapishanesinde başlayan öyküsü, filmin sonunda orada olmasınında planın bir parçası olduğunu öğrenmemle ağzıma sinek kaçmasına sebep oluyordu! ağzım açık kaldığı için :) Film baştan söyliyim çok uzun sürüyor tam tamına 2,5 saat. Üstünüze rahat bişiler geçirip gidin, giriş var çıkış epey sonra oluyor, nerdeyse çıkış yok sanacak kadar! Rahat bişiler dedimse kombinezon demedim, eşofman takım gibi mesela :)

Tom'un Rus hapishanesinden kaçırılmasıyla (başta öyle sanıyosunuz) ilk başta Kremlin sarayına girişleriyle, ordan Dubai'ye varan macerasının peşinden sürükleniyosunuz sizde. Yaşanan çöl fırtınasında benim nefesim kesildi, onca kumu yutmuş kadar oldum! 3 boyutlu izlenmesi daha makul olurdu ki 3 boyutlu izlemememize karşın olay örgüsünün içinde hissediyorsun zaten kendini. Tavsiye ederim, izlenmeli.

Mavi Pansiyon'u özellikle izlemeyi çok istemiştim ama onu yakaayamadım. Halil Sezai'nin müziklerini yaptığını duyunca nüksetmişti bu istek özellikle ama denk gelemedim. Evde izlemek nasip olacak artık onu.

Film dediğim gibi geç bitti ve 21.30 servisi taba gaz vınlamış gitmiş, yetişememişiz. Sevtapla ortada kalmış iki ürkek kedi yavrusu gibi bakınırken Sevtap'ın arkadaşlarına denk geldik allahtan, diyorum tanrının sevgili kuluyuz diye :) Bıraktılar arabayla sağolsunlar.

Yılbaşı yaklaşmakta, dolayısıyla çarşıya indik bugün annemle. Her yer kalabalık, herkeste bir telaş, herkes pürneşe, ne güzel :)) Bizde kalabalığa kaynak yapıp dolanmaya başladık. E boş durmadık alışverişte yaptık. Gün boyu telefonum yine susmayınca annemin geçen gün gediğine koyduğu laf aklıma geldi : Telefonun ishal oldu yine! :D Çok gülmüştüm, bunu bundan sonra kullanmayı düşünüyorum, bugünde ishal günlerinden birini yaşadı sevgili cep telefonum. Apo, Sevtap, babam, Yeşim, tekrar Sevtap derken telefona yapışık yaşadığımın ama aslında bundan nası da hiç hoşlanmadığımın bi kez daha farkına vardım... Yapacak bişi yok, tüm sevdiklerim benden ayrı; Hümeyra'nın çok sevdiğim şarkısındaki gibi : 'Bütün özlediklerim, Benden ayrı yaşıyor...' Hayat ... Bazen herkes elinizin altındayken, bazen sadece telefonun ucunda kalabiliyorlar. Ocak ayı içinde bende Bodrum yapmaya karar verdim! Yok Bodrum katından başlayıp ev inşa etmicem, Bodrum'a gidicem :) Hasret yüklü bulutlar dağılsın bi bakalım... Hem dağıtılacak başka şeylerde var ... Ne varsa dağıtılacak dağıtıp bi döneyim ..

Apo her seferinde gel diye diye çocuğun dilinde tüy bitmedi, tüyler bitmeden ben bi gidivereyim şu Bodrum'a en iyisi dedim. Yeşim'e gelebilirim dememle hemmen onda kalmam için bi günümü rezerve etmesi bi oldu :) Canlarım kıyamam, bunca sevilmek ne güzel ... Bende onları seviyorum, iyi ki varlar ...

Telefon gibi dilimde ishal oldu gördün mü bk :)) Susturabilene aşk olsun. Geçen blogta hayatımda iz bırakan 2011 olaylarını hatırladığım kadarıyla yazmıştım. Yıl bitmeden, tarihe damgasını vuran 2011 olaylarını da bi hatırlayalım derim. Ama yok anacım bugün ki yazıda değil, bilahare yazacam ben sana :D Bir daha blogta yazarız. Bu demek oluyor ki, yıl bitmeden hala daha yazılacak bloglar var ...

Sevelim sevilelim öpelim öpüşelim, canımız yandığında nolur can yakmayalım. Yaktığımız yada yakacağımız can, belki yine bizi yakacak bi ateştir de farkında değilizdir! Bir kere canımız yandığıyla kalalım, yoksa bin kere bilmeden kendi canımızı yakabiliriz, dikkatli olalım, mantıklı olalım, eğri oturalım doğru konuşalım doğru düşünelim ...

S.B.Ş.  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Final düşüncenizi haklı - geçerli doğru ve değerli buluyorum. Temennilerimizin yakın olmasına sevindim teşekkürler. temenni ve emeklerinizin devamını dilerim.

Filozofun Günlüğü 
 29.12.2011 22:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 383
Kayıt tarihi
: 04.12.11
 
 

Seyehat etmekten inanılmaz keyif alıyorum. En büyük tutkum yazmak, ama ne olursa, kısa öyküler şi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster