Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Aralık '18

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
177
 

Görünen Yapılarda Görünmeyen Güçler

Görünen Yapılarda Görünmeyen Güçler
 

Görünen hemen her gücün arkasında görünmeyen bir gücün varlığı herkesçe malumdur.  Özellikle bazı yapılar vardır ki görünenle görünmeyen tamamen farklıdır. Özellikle kar amacı gütmeyen kuruluşlar, hayatta kalabiliyorlarsa hayatta kalmalarına neden olan sıradan insanların yaptığı yardımlar mıdır yoksa gerçekte yapıların giderlerini yapılar için tek gerçek paradır.

Paranın açtığı kapılar günümüz dünyasında oldukça fazladır. Görünen bir yapı düşünüldüğünde bunun giderleri vardır. Üyelerin aidatları genellikle eğer üye aidatları yüksek tutulursa kişiler bu aidatları karşılayamazlar. Üyeler aidatlarını ödeyememeleri sosyal yapının bir zaman sonra faaliyetlerini yerine getirememesine neden olur.

Kurumsal bir yapı faaliyetlerini devam ettirebilmek için birisinin ileriye atılıp para vermesi söz konusu yapı için sonun başlangıcı olur. Artık parayı veren bir süre sonra aptal değilse ya da hayır işleri için sınırsız kaynağı o kuruma vakfetmekte mahzur görmüyorsa ki, çoğu durumda para kardeşi kardeşten ayırdığı ve anneyi kızına düşürdüğü malum olduğundan ya para sahibi kurumda tek karar verici haline gelir ya da karar verici genelin değil bireyin çıkarlarına hizmet etmeye başlar.

Hemen ve derhal birileri itirazda bulunabilir, özellikle kimseyi kastediyor değilim ki aslında tüm dünyada olan da budur; (hemen savunmaya geçmek zorunda hissederek kendimi anında topu taca çıkarmayı deniyorum) Misal Birleşmiş Milletleri ele alalım, karar verenler, kararları veto etme yetkisine sahip olanlar bir tarafa Amerika Birleşik Devletleri bir tarafa değil mi? Neden çünkü en fazla kaynağını Birleşmiş Milletlere ayıran, ona yer açan, onun kirasını ödeyen, onun sahibi gibi hareket eden bir güç olan US, diğerlerinden bu sistemin varlığından daha fazla yararlanmak zorunda değil mi? (Misal Avrupa’da uzunca zamandır Amerika’nın gerçek patron olduğu Nato sayesinde onlarca yıldır gerçek bir ordu kurmanın masrafından kurtulan Avrupa paylaşıma gelince Amerika’dan kalan artıklarla yetinmek zorunda değil mi? Bu duruma itiraz eden Fransa’nın uzun yıllardır terör baskısı, arkasından ekonomik baskı, sermayenin hızla Fransa’yı terk etmesi sonra yarı yelekliler. Sarı yelekliler protestosunu insanlar normal bulabilir. Ama gerçekte hemen her dernek, her sendika birileri tarafından kontrol ediliyorsa bu tür bir eyleme karar veren sayısı da o kadar fazla kişi değil birkaç kişiden ibarettir. Trump’ın durumla dalga geçmesi, kendisinin serseri ruhuyla değil, aba altından sopa gösterme amacıyla ve aslında Fransa’nın da durumdan haberdar olmasıyla açıklanabilir. Sonraki adımda Rus tehdidi ile daha da köşeye sıkıştırılacak Avrupa uzun yıllar hem Amerikan pastasına karşı niyetini bozamayacak hem de yaşlı Avrupa savaşacak gücü elinde bulunduramayabilir. İnsanlar yapmadıkları işleri daha önce ne kadar iyi yaparlarsa yapsınlar kolaya alışınca malum daha da kolayını tercih eder olduklarından daha da fazla tehtide boyun eğmek zorunda kalır ve kuş gibi kafese giriverirler. Bu durumda birbirine düşman gibi görünen ABD-Rusya gerçekte rol değiştiren, tarih boyunca birbirine bir kurşun dahi sıkmamış iyi polis, kötü polisten başka bir şey değildir.)

Yapıların da insanlar gibi özellikleri gereği kendi yağlarıyla kavrulabilir olmaları şarttır. En çıplak, en masum, en basit, günahkâr, vahşi, fakir hallerini aynada beğenmeyen insanlığın görmek istemediği halleri görme zahmetine girmeyen kılıktan kılığa bürünen insanların kaybedecekleri çok şey olmak zorunda.

Görünen yapılarda görünen ile gerçek her zaman aynı olmaz,  bu durum dernekler, vakıflar hatta kooperatiflerde şu anda zikredilemeyen birçok yapıda da aynı şekilde cereyan etmek zorundadır. Gerçek demokrasi eşitler arasında olur ama insanların yaradılışları gereği tüm canlılardan farklı olarak asla eşit olamayacak kadar milyarlarca farklılığa sahip canlı türü olduğunu unutmamalıyız.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1366
Toplam yorum
: 244
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 197
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ih..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster