Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Mayıs '08

 
Kategori
Resim
Okunma Sayısı
521
 

Goya’nın Hayaletleri Ve Lorenzo Tiplemesi

Goya’nın Hayaletleri Ve Lorenzo Tiplemesi
 

Yaptığı tablolar üzerine yapılan yorumlarda sanırım en az bu şaheserler kadar okur için hayranlıkla karşılanabilecek gizemli bir içeriğe sahip. Resim, müzik ve edebi yazılar, estetik zevkimizin anlatımında subjektif alandan aldığı mistik bir güçle insanların ilgisini haklı olarak daima üzerine çekmekte. Aralarında bir öncelik belirlemeye çalışmak doğru olur mu bilmiyorum fakat soruyu cevaplamam gerekecek olsa düşünmeden “ müzik ” derdim. Çünkü gözlerimi kapadığımda tamamen tını ile baş başayım. Bu ezgisel akışı tanımlamada bana da rol düşüyor. Resim de ise bu role bir sınır getiriliyor.

Goya’nın tablolarını değerli kılan özellik nedir? Resim tekniği açısından mı cevap aramalı soruya yoksa ressamın hayal gücünün ulaştığı sınırları mı göz önünde bulundurmalı? Vermek istediği mesajlara mı odaklanmalı? O’nu sanat tarihinin unutulmazları arasına sokan özellik, yalnızca garip hayalet figürlerine yönelmiş olmasıyla açıklanabilir mi? Tarihin karanlık dönemlerine ait çalkantıları bunların etkisinde kalmış talihsiz bir ressamın haykırışıyla dillendirmesi eserlerine nasıl bir derinlik katabilir? Fakat ortada bir değer var ve iyi ki de var. Gördüğümüz, yaşadığımız, hissettiğimiz şeyleri resim, müzik, yazı gibi iletişim yöntemlerimizle ortaya koymazsak yarınlarımız bugünleri nasıl tanımlayabilir.

Goya’nın çalışmalarında iki tipleme ve bunların bütündeki üstlendiği rol beni en çok etkileyen özellik oldu. Lorenzo karakteri Goya’nın bütün hayat görüşünün üzerine odaklandığı kilit imaj. İkiyüzlülüğün en iğrenç özelliklerini üzerinde toplayan bir karakter. Neden olduğu yıkımlarla birlikte kendini sorgulayan, arayışları olan birisi. Gelgitleri var. Fakat ihtirasları her fırsatta sağduyusuna hâkim oluyor. Yanlışlarını görmesine rağmen çözüm için attığı adımlarda kararsız ve ısrarcı değil. Zeka ve bilgisini içindeki barbarlığı kamufle etmede kullanıyor. Tutarsızlıklarını gizlemede bu nedenle başarısız. İdam edildiğinde yanında kimse yok. Sefalet ve rezillik içinde son buluyor yaşamı. Cesedi bir kağnı arabasına atılmış, oyun oynayan çocuklar ve köpeklerin ardına takıldığı arabayı izleyen tek bir çift bakış var oda Goya’ya ait. Kaçınılmaz sona mı bakıyor yoksa olmasını arzuladığı bir olaya mı? Kadın karakteriyle anlatmak istediği şey ne idi? Kaptırılan bir sevgili, sığınılacak bir liman ya da bir dosta yardım isteği…Yad a bu kurgunun tamamen ötesinde güne ait değerlendirmelerin resim yoluyla eleştirisi mi?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Resim daha belirgin olsaymış. Sadece bu resim ve bundan etkilenen başka ressamların yapıtlarını anlatan daha geçenlerde TRT-2'de bir program seyretmiştim. Picasso bile Kurşuna Dizilenler resinden etkilenmiş. Beni bu resimde etkileyen beyaz gömleklinin bakışlarıdır. Eleştirmenler o bakışlarda ölümün olduğunu söylemiştir. Yazınız ise çok güzeldi, saygılarımla.

Eşit Ağırlık 
 16.06.2008 12:41
Cevap :
Oldukça seviyeli değerlendirme ve katkılarınız için teşekkür ederim.Ekranlarımızda zihni havsalamızı sanat,estetik ve müsikinin o büyülü atmosferinde besleyecek çalışma ve programları hazırlamaları nedeniyle TRT çalışanlarına buradan teşekkür eder ve böylesi programları daha sık izleme arzumuz olduğunu iletirim kendilerine.Yazı ve çalışmalarınızda başarılar dilerim.Saygılarımla  16.06.2008 13:22
 

Bence bu dünya, bu dünyaya sığamayanların dünyasıdır. Saygı ve sevgilerimle...

Şahin Yamaner 
 15.06.2008 9:09
Cevap :
Haklısınız, kazanımlarımız ürettiklerimizle sınırlı.Ürettiklerimizin de bir değer taşıyabilmesi için sıradan olandan farklı olması gerekiyor.İşte bu nedenle sanatçı modelini seviyorum.Hayal gücümüzün olağan olanlarla çekişmesinde rehberlik ediyorlar bize.Saygılarımla  15.06.2008 15:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 176
Toplam yorum
: 79
Toplam mesaj
: 39
Ort. okunma sayısı
: 999
Kayıt tarihi
: 09.03.07
 
 

1965 Almanya doğumluyum. Atatürk üniversitesi İlahiyat fakültesi mezunu olup, öğretmen olarak çalışm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster