Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ekim '09

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
457
 

Gözümde canlanır koskoca mazi (4)

Gözümde canlanır koskoca mazi (4)
 

İlk yazım, yayına verdikten çok kısa bir süre aynı gün yayına girmişti. Çok sevindirik olmuştum. Sonrasında yazdığım birçok yazı reddedildi.

:)))) Çaylaklık kötü bir şey. Reddedildiğini bile bilmeden editörlere mail üstüne mail gönderiyordum,”yazım neden hala yayınlanmadı” diye.

Editörya gayet nazik bir dille, “reddedilme gerekçenizi sayfanızda bildirdik” diye açıklama yapıyordu. Açıklama yapılan yeri buluna kadar bile bi vakit geçmişti.

Reddedilme gerekçelerim genelde, “kişilik haklarına saldırı” diye nitelendiriliyordu.

Yazılarımda saldırı var mıydı? Vardı tabii.

O günden bugüne ne değişti?

Düşüncelerimde değişen hiçbir şey yok. O gün ne düşünüyorsam bugün de aynı şeyleri düşünüyorum.

:) Değişen tek şey, artık saldırıları daha nazikçe yapıyorum…

Yazılarımı incelediğimde kızmakta ne kadar haklı olduğumu görüyorum.

İşte yine beni çok kızdıran ve bloğa taşıdığım bir olay;

ÇÜNKÜ ONLAR ÇOCUK

"Dün TV' de dehşet birşey izledim. Bir güzellik yarışmasıydı. Bir sürü kız ortada bikinili bir şekilde salınıp duruyordu. Derken podyuma bir çocuk çıktı. Evet, çocuk diyorum çünkü yarışmacı kızımız 18 yaşından küçüktü....

Derken bir kızımız daha anons edildi ve o da 18 yaşından küçüktü. Ama yarışma büyüklerin yarışmasıydı.

Büyükler böyle bir yarışmaya niye girer, onu da hiç anlamış değilim zaten...

Büyüklerle birlikte aynı podyumda bikiniyle yarışan iki tane çocuk. İçler acısı bir durum. 18 yaşından küçük kızları bikiniyle yarıştırmak çocukları istismar etmek değilse nedir?

Böyle yarışmaları düzenlemek kanunda suç değil midir?

Şayet suç teşkil ediyorsa acilen bu konuya bir çözüm getirilmeli.

Kanunda suç teşkil etmiyor ise vicdan yasasına göre suç teşkil ediyor. Aileler böyle yarışmalara çocuklarını nasıl gönderiyorlar?

Benim bildiğim, çocuklar eskiden 18 yaşından önce hiçbir yarışmaya katılamazdı.

Ben sabah erken uyanamadım da kanun mu değişti acaba?

Hatta son çıkan bir kanuna göre kafelere 18 yaş altı çocuklar giremeyecekmiş.

İsterlerse bikinilerini giyip podyumda abileri ve ablalarıyla birlikte yarışabilecekler...

Bu mudur yani!

Bu çağdaşlık masalı uykunuzu getirmiş besbelli. Herkes bir rüyanın peşinde.

Tamam, isteyen istediğini yapsın ama çocukları bu işlerden uzak tutalım...

Bu çocukları temsil eden kurumlar nerede acaba?

Onlarda mı çağdaşlık masalı uykusundalar?

Cumhuriyetimizin yıldönümlerini kutladığımız ülkemizde eğitimin yerini, isim bile koyamadığımız şeyler aldı...

Çocuklar son zamanlarda inanılmaz şekilde aileler dahil olmak üzere sürekli istismar ediliyorlar. Ne yazık...

Ve buna, 'DUR!' diyen yok. Bu daha da yazık ve bir o kadar da düşündürücü...

Kızlarımıza bunu yapmayalım...

Çünkü onlar çocuk..."

:) Dı dı dı dıınnn... Ve işte beklenen an... Nostalji Serisi devam ediyor;

Esra1

Bilmi-Yorum

Ahmet Balcı

Gülçin

Ümit İpekçeker

Murat22

Işın Çavdar

Arif Öğütçü

Medisis

Yeşim Özdemir

Faruk Sürener

Nariçi

Niliş

Hüseyin Atacan

Efsane FB 1907 Baterist Metin

Ermert Revsen

Zeki Etferat

Shalimar

Erol Işık

YolunDiğerYarısı

Ufaklık

Mustafa Mumcu

Nezom

Feraye Güneş

Yapukay

Kwan Yin

Tuğba

Cevodem1957

İbrahim Pekbay

Erkan Bal

epekyardım

:) İyi bayramlar...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

size sevgiler selamlar

Şennur Köseli 
 11.10.2009 23:15
Cevap :
:) Sayın Yazarım yanımdaki Prens Mert. :) Teşekkür ediyorum. Sevgiler...  12.10.2009 10:01
 

Cok derin, muhterem yazarim... Ama afaki bakiliyor genelde. Mersin'de en sevdigim seylerden biri su: Cocuk istismariyla mücadele anlaminda her yerde sürekli pankartlar asili. "Sokakta calisan cocuklardan alisveris etmeyiniz", "Calisan (dilenen) cocuklara para vermeyiniz, onlara kötülük edersiniz" gibi... Bunlar bana Mersin'i daha da cok sevdiriyor. Gökcek Ankara'sindan alisik olmadigim manzaralar bunlar. Dost selamlarimla.

pirmete 
 10.10.2009 23:15
Cevap :
Sevgili Pirmete, çocuklar çok kıymetli, onlara gözümüz gibi bakmalıyız. Oysa tam tersi yapılıyor. İstismar edebildiğin kadar et, sömürebildiğin kadar sömür mantığı... Birgün çok kötü ters tepecek ama bakalım ne gün! :) Teşekkür ediyorum. Sevgiler. Kendine iyi bak...  10.10.2009 23:49
 

öfkeyi gemlemek ne kadar zor olabiliyor değil mi sayın yazarım:)

Emine Supçin 
 10.10.2009 18:15
Cevap :
:) Sayın Yazarım, bu konuda eskiden çok başarılı olduğum söylenemez ama şimdi sabır taşını bile çatlatablirim. :) Sevgiler...  10.10.2009 18:29
 

Benim adımın ne zaman zikredileceğini bekliyordum,nihayet bana da sıra geldi. Bekleyen derviş, köfteyi yermiş atasözüne uygun davrandım, bekledim, mükafatını gördüm.Şükürler olsun; benim adımda bir yerlerde geçmeye başladı.Esma hanım sizin benim adımı zikretmek istemeyeceğinizden cidden endişe etmeye başlamıştım.Malum; burada bana düşen rol köyün delisini oynamak.Delidir, ne yapsa yeridir diye bodozlama gidiyorum, arkama bir bakıyorum, gerimde resmen enkaz bırakıyorum.Halbuki ben çok mülayim bir insanım, şiddetle, saldırganlıkla, agresiflikle pek işim olmuyor.Tek derdim, tatlı tatlı anlatmak.Ama galiba anlatırken de galiba şekeri fazla kaçırıyorum, gaz yapıyor.Ben size daha önce de söylemiştim.Benim adımı hayırla ananlar da burada anında kara listeye girebiliyorlar.Benden size acizane bir tavsiye.Benden bahsederken aksi, berbat,nemrut adamın biridir falan deyin de birilerinin gözüne batmayın.Siz bana bakmayın.Adım çıkmış 90'a, inmez 80'e.Bu yaştan sonra birileri istiyor diye ilkelerim

Ümit İpekçeker 
 10.10.2009 17:38
Cevap :
:) Sayın Yazarım, boşuna endişelenmişsin, sayfamdaki herkes listede olacak. :))) Senin adını andım diye kara listeye gireceksem... :)Biz ne listeler gördük... Sevgiler...  11.10.2009 11:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1928
Toplam yorum
: 7346
Toplam mesaj
: 429
Ort. okunma sayısı
: 638
Kayıt tarihi
: 11.11.06
 
 

  Hayatı ciddiye almam, emeği çok ciddiye alırım. Dünyanın en vazgeçilmez üçlüsü; çocuklar, çiçek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster