Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Temmuz '11

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
653
 

Gözyaşı mesaisi

Gözyaşı mesaisi
 

Kal çiçekler içinde.Belki o zaman avunuruz bir nebze, sensizliğimize...


Anıları kolaçan ediyorum. Kimi çatlak sesli çocuk zamanların düşe kalka yollarından el ediyor bana; bir ceviz ağacının üzerindeyim, salıncakta diğer kardeşim, yanı başımızda duran ablam...Abla diyegeldik dört kardeş hep ona.O kadar yakın ki, halamız değil hâlâ...

Kimi yeni yetmeliğin boz bulanık zamanlarından sökün ediyor; Gülhane Parkı'nda ilk Livaneli konserine gidişimiz...Bir isyan bayrağı gibi kolumu ilk kaldırışım...Yanlış kolumu kaldırmışım, vurup koluma, onu değil diğerini kaldıracaksın deyip gülüp durmuştu bana.

Ya yeni evli olup da, bekâr kuzenlere en şenlikli ev sahipliği ettiği anason kokulu yıllar...Tıka basa makarna yeyip de üstüne neredeyse bir kasa soda içmişliğimiz var.

Kimi zaman nasıl da acılaşıyor tatlı anılar.El aman demiyor, insafsızca yapışıyorlar yakama. Hakkını gülerek teslim ettiklerim bile buruk ...

Ben, bıyıkları yeni terlemiş toy bir çocuk; o, çiçeği burnunda gelindi. İstanbul'a yeni gelmişti. Ekmeğini yedim, suyunu içtim Bodrum katında nasıl güllük gülistanlık bir hayat olabileceğini ben onunla hatmettim.İstanbul desen boyunun ölçüsünü alacağın bir şehir...Yol bilmez, iz bilmezdim. Evinde kaç aylak yaz geçirdim.

Şimdi durgun bir suyun her an bozulacak aksi üzerinde görüyorum gözlerini.

Gözleri, yutkunamadığım bir şiir...

Gözleri ışığa kesmiş bir tiyatro sahnesinin kapanan iki büyük perdesi...

Eksik etmedi hiç inceliğini. Köy yerinde odun ateşiyle beslenen kara kazanlarda sular ısıtılır bazen o yıkardı bizi. Sırtımızda eli, esirgemezdi hiç sevgisini...

Sonra, ha diye gelinemeyecek bir günlük yolu tepip, doğup büyüdüğü köyüne geldi. Bula bula bir ölüm buluşturmuştu bizi. Değil mi ki, sonsuz bir ayrılış onca kavuşmanın da müsebbibi....O'nun babası, benim dedemdi. Uğurladık bir yalnız tepede birlikte.

Bir de bahar gelmişti ki, yaşamak diyordu inadına; dağ, bayır, kır, ova...Kimsecikler yoktu yanı başımızda. Dolaştık gelincikler, laleler boyu...

Su başlarında soluklandık, güneş yanığı alnımızı buzdan su başında serinlettik. Çiçekler içinde çektim fotoğrafını hep.

Umarsızdık, unutup durduk kendimizi.Hâlden anlamaz bir görünüp bir kaybolan anılar sobeleyip duruyor beni.

Nasıl da sevdalanmıştı... Nasıl da tutuşmuş bir yürekle, mektuplar tutuşturmuştu elimize, yârine verelim diye.

Büyük bir aşkla evlendi. Mutlu da oldu . Sonra bu zamanın gribi gibi yapıştı canına kanser belası.

Tuttu sıkı sıkı hayatın yakasını, bıraktı sigarayı. Gelsin kurtulamadığın doktorlar, gitsin hastaneye taşınan yıllar...

Sekiz yıl el aman vermez bir mücadele...

Hiç hala diyemediğim ablam...

Sen yaşamaktan yana elinden geleni ardına koymadın da,

Bakma, hayat tutmadı sözünü.

Bastı bağrımıza öksüzlüğümüzü... Şimdi bir yanında yatan annen, diğerinde baban... Sıralı sırasız gidivermişlerin yattığı o yalnız tepede dağ rüzgarı değil esip geçen,

Adamakıllı yas bu;

Delip geçen.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Öyle çok ki bu hastalık, sizlere sabır diliyorum, giden teyzenize de rahmet. ışıklar içinde yatsın...

Ezgi Umut 
 05.08.2011 23:14
Cevap :
Çok sağolun, teşekkürler...  15.08.2011 12:17
 

Boncuk boncuk akan göz yaşları gibi harlı, incinmiş, naif bir yazı... Geride kalanlara uzun ömürler dilerim. Başınız Sağolsun...

Meyman 
 18.07.2011 16:01
Cevap :
Sırasıdır o şiirli ezginin: "...Ölümün acımasızlığı her zamankinden beter.Gidenler, gelenler,düşenler... Ah zamanın sonsuzluğunu anlamayanlar..."Sağolasın.Selamlar..  18.07.2011 23:32
 

Sevgili DENİZ uzun zamandan beri yazını okuyamamak anlatılmaz zordu benim için. Yeniden başlarken hepimizin içini burktun. ne söylesek acını azaltamayız. Sadece Ablan(Halan) için Işıklar içinde yatsın demek geliyor elimizden. (ahmet abi)

AHMET CANAN 
 17.07.2011 12:41
Cevap :
Derinimize atıyoruz bazı kaybedişleri,üstünden hayat akıyor.Yeni doğumlar, yeni düğünler, yeni sevinçler ekleniyor. Ama derine bir düğüm gibi attığımız o kaybedişin izleri hiç silinmiyor. Sağol Abi.Selamlar.  17.07.2011 22:14
 

nedense yeni bir tatil anısı okuyacam diye açmışdım yazını sanırım denizinde zamanı diye yazdırmışdır Denize anılarını...okudukça bağazımda düğüm oluşdu:( çok güçlüymüş hayat tutamamış sözünü haklısın....

eflatun sokak 
 13.07.2011 21:29
Cevap :
Tatil,anılarla ödeşmek için gerekiyor.Az kaldı,gideceğim başka türlü bir yere kısa süreliğine...Selamlar.  14.07.2011 12:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 85
Toplam yorum
: 1392
Toplam mesaj
: 114
Ort. okunma sayısı
: 1573
Kayıt tarihi
: 02.12.06
 
 

..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster