Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

kevser şekercioğlu akın

http://blog.milliyet.com.tr/kevser

11 Haziran '15

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
248
 

GREVDEYİM

GREVDEYİM
 

internetten alıntıdır


Yıllar önce, henüz küçükler yokken küçük kızım "Annem,   alzheimer olsa da haftalık harçlığımı verdiğini unutup yeniden verse" dediğinde, kızkardeşim "Annen alzheimer olunca senin evladın olduğunu da unutur hiç vermez onun için kes sesini elindekinden de olma hain evlat." demişti gülerek. 
 
Çocukluk işte nasıl içten istediyse gitgide o yolda ilerliyorum diye korkuyorum. Son zamanlarda çoğu şeyi unutmamak için ekstra çaba harcıyorum. Hiç bir şeyi aksatmasam da küçük sarı not kağıtlarıyla iç içeyim. Geçtiğimiz pazartesi sabahı kafamda seçim sonuçları -umduğum bu değildi ama buna da şükürler olsun-, normalden biraz daha erken kalktık, kavgasız hazırlandık, neşeyle okulun bahçe kapısına gittik. Kapı duvar, zile bastım bir iki kere. Kafama dank diye bir şey vurdu, neydi göremedim, vurmasıyla beni bir gülme tuttu. Kızlar, okul bugün tatildi neden hatırlatmadınız diye. Onlar da "Bu senin sorumluluğun anne" dediler. 
 
Güle-güle döndük eve yeniden oturduk kahvaltıya yakınlarımıza telefon açtık onlar da gülsün diye. Aynı gün 12:30 da doktor kontrolüm vardı, kızları kızkardeşime bırakıp her zaman ki gibi hiç geç kalmadan vaktinden önce gittim. Asistan hanım "Sizin muayene 1:30 da neden bu kadar erken geldiniz?" diye sorunca. Kırmızı bir alarm çaldı. Alarmın kırmızı renkli olduğunu görmedim ama biliyorum kesinlikle kırmızıydı. Benden önceki hasta hep geç gelirmiş sağolsun yine öyle oldu benim işim istediğim saatte bitti.  
 
Çıkışta arkadaşımı aradım olanları anlattım acaba diye. "Saçmalama, kafan çok dolu, çok koşturuyorsun, çok yorgunsun ondandır. Anahtarları eline alınca onların nerenin anahtarları olduğunu ve ne işe yaradıklarını unuttuğunda çalar kırmızı alarm ve sen kırmızıyı göremezsin zaten, etrafındakiler görür, domuz gibisin karşıdan karşıya geçerken dikkat et." dedi,  biraz rahatladım ve sevindim. Kızıma, eski haftalığı üzerinden biraz zam yapsam düzelir miyim acaba? 
 
Bu tür unutma sebeplerinden dolayı, kendimi biraz yavaşlatmaya almaya ve hatta bir süreliğine kızağa çekmeyi planlıyorum. Hep koşturmuşum bütün ömrümce beni kimse kovalamazken bile. Koşa-koşa gitmeler, acele etmeler, yetişme ve yetiştirme telaşları. Evet çok yorgunum. Bundan sonra, ihmal edilmesi önemli olmayan her şeyi ihmal etmeyi düşünüyorum. Ağırlaştırma-yavaşlatma grevine giriyorum düzelene kadar. Olduğu kadar-yettiği kadar adım atmayı planlıyorum. Evimin eş başkanına söylüyorum bu kararımı. Hiç inanmayarak "Sen mi? Karakter ve yaradılış denen bir şey var." diyor gülüyor.
 
Evet, karakter ve yaradılış denen bir şey var ama kendimi çok fazla yorup bunamak da istemiyorum eğer izin verilirse. En azından ben izin vermeyi düşünmüyorum elimden geldiğince. Sen görürsün diyorum içimden, el mi yaman ben mi yaman. Yaman kimdi? Neyse boşver yamanı ben grevdeyim.  Onun için şimdi oturmuş bunları yazıyorum işler biraz bekleyebilir. Kırmızı pembeye dönmeye başladığında biter grevim. Kimbilir belki de çok severim hani şu çok ünlü tembel-şişko kedi hallerini. 
 
 
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Uzun zaman yazmaya ara verince, gözüm hemen eski blogdaşlarımı arıyor, sizi de buldum sonunda Kevser hanım:) Hemen aklınıza en kötüsünü getirmeyin lütfen, sürekli olan o koşuşturmaca haline cevap olarak beden bazen böyle minik uyarılar verebiliyor, biraz yavaşla nolur diyor kendi dilince, siz de zaten bu mesajı çok güzel anlamışsınız:) Sevgilerimle..

Mor Okyanus 
 24.06.2015 13:40
Cevap :
Evet uzun bir ara oldu, blog habercime gelen mesajı gördüm ama ne kadar grevde olsam da ancak bakmaya fırsat buldum henüz yazını bile okumadım o da şimdi:))) Kelimelerle tanışıklık da bağımlılık yapıyor ve ister blog yazısı ister yorum seviniyor insan tanıdığı kelimeleri okumaya. Kötü hiç bir şey düşünmüyorum gerçekten, uzun ve sağlıklı yaşamam lazım izin verilirse ve izin istiyorum da arada kablolarda temassızlık olabiliyor. Sağlıklar diliyorum  25.06.2015 19:23
 

Gerçekten de çok samimi bir yazı. Karşılıklı sohbet eder gibi, şakalaşır gibi okudum. "Dinlenin biraz, geçer" desem ukalalık yapmış olur muyum bilmiyorum. :-)

Haluk Seki 
 11.06.2015 19:44
Cevap :
Sohbet ediyoruz işte:)) Hayır ukalalık olmaz dinlenebilmek için greve girmek istiyorum. Samimi yorumun için teşekkürler, sağlıkla kal  11.06.2015 21:36
 

Çok içtensin ve güzel anlatıyorsun,gelip geçici bir durum bu, arasıra bende de oluyordu... Benimkisi kimyasal,B vitamini, D vitamini ,güneş ışığı bana iyi geliyor arkadaşım.Kolay değil torun bakacak yaştayken evlat büyütmek,hem de 2 tane birden,yıpranır insan, bir de iş hayatı...grev sözcüsü olarak kolay gelsin! Sevgiler!

Fatma Köse  
 11.06.2015 19:21
Cevap :
O içten güzellik senin algılamanla alakalı arkadaşım. Bilmem bir kan tahlili yaptırayım mı? Bazen benim de demir ve B12 lerim çok düşüyor. Kimbilir belkide öyledir ama bu yorgunluk sanki biraz hayatı yavaşlatmam için özellikle kendini hissettiriyor gibi geliyor. Yaşayıp göreceğiz grevimin sözcüsü siz yine de iyi gözcülük yapın da -ben fark etmezsem- kolumdan tutup doktora götürün:)))) Sağlıkla kal lütfen bu çok önemli gerisi gerçekten hikaye. Sevgilerimle  11.06.2015 21:47
 

Nasıl da içten yazmışsınız... Samimi olan her şey sahicidir... Dostlukla..

yeşilsoğan 
 11.06.2015 14:56
Cevap :
Kesinlikle haklısın; samimi olan her şey sahicidir. Samimiyetimi hisseden duyarlılığına teşekkürler, dostluklar karşılıklıdır. Sağlıkla kal  11.06.2015 16:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 352
Toplam yorum
: 1576
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 865
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

1965 Akçakoca doğumluyum. Evli ve dört kız annesiyim, küçük bir kızın  anneannesiyim. A.Ü. Halkla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster