Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Aralık '08

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
1365
 

GSMH ve madenlerin etkileri

GSMH ve madenlerin etkileri
 

Alıntı...


Dünya’daki ve Türkiye’deki yanlışlıklar, insanların bilerek ve umursamayarak yaptığı hatalar, görmezden geldiği olaylar, hiçbirini unutmadım. Sadece bazen iyimser olmaya çalışıyorum. İyi yönden bakmaya, bir şeylerin düzeleceğini ümit etmeye çalışıyorum. Bu suç mu? Suç, bu bile suç. Ben dünyanın ya da Türkiye’nin düzelmesi için n’apıyorum, siz ne yapıyorsunuz?

Resergence dergisinin yapmış olduğu araştırmanın sonucunu duyunca“Yuh” dedim. Tüm dünyayı besleyecek kadar gıda varken dünyada her altı kişiden biri aç. Bu da ortalama her gece 840 milyon insan aç uyuyor demek. Dünya bu ayıbı ne kadar görmezden gelmeye devam edecek? Birey olarak biz ne yapabiliriz ki demeyin; tüketimlerinizi yaparken israf etmemeye dikkat etmek bile yetecektir. Tüketim ahlâkımızı yenileyerek o altı kişiyle beraber bir kişi de doyabilir değil mi? Doğayı ve kaynakları aşırı tüketimden kaçınırsak hem ülke insanı hem de gayrisafimilli hasıla oranı artmış olur.

Açlık ve yoksulluk dünyadaki kırsal yörelerde daha yoğun olarak yaşanmakta. Günümüzde 1.2 milyar insan mutlak bir fakirlik içerisinde günlük geliri 1 USD’dan az olarak yaşam mücadelesi vermektedir. Aynı şekilde açlık veya kötü beslenmeye maruz 852 milyon kişinin % 80'ini yine gelişmekte olan ülkelerin kırsal kesimlerinde yaşayan kişiler oluşturmaktadır.

Dünya kadınlarının makyaj malzemesine yaptıkları tüketim yaklaşık 80milyon USD’dır. Sağlıklı üreme yöntemlerinin tüm dünyaya olacak olan maliyeti sadece 20 milyon USD’yi bulacaktır. Dünyada bir altın yüzük alyans için 3 ton zehirli atık çıkmaktadır. Burada biraz madencilikten bahsetmek istiyorum.

Madencilik;

- Dünyadaki enerjinin yüzde 10'unu tüketen,

- Dünyada el değmemiş ormanların yüzde 40'ını tehdit eden,

- Her gün ortalama 40 madencinin ölümüne sebebiyet veren,

- Gayri Safi Dünya Hasılasının yüzde 1'i kadar ekonomik değer yaratan,

- Maden işleme esnasında atmosfere 19 milyon ton (dünya toplam emisyon hacminin yüzde 13'ü) sülfür dioksit karıştıran,

- Hava, su ve biyolojik çeşitlilik gibi asli doğal kaynaklarımızı önemli ölçüde tahrip eden ve insan sağlığını önemli ölçüde tehdit eden bir sektördür.

Madenlerin gayrisafi milli hasılaya bile katkısı yok denecek kadar azken, dünyaya verdiği zarar daha fazladır. Sektörün işlediği en belli başlı madenler, demir, bakır, çinko, kurşun, alüminyum ve altındır.Çıkarılan madenlerin büyük çoğunluğu sanayi sektörüne hammadde oluşturur. Bu sebepten dolayı madenciliğin uygar toplumların gelişimine önemli katkılar getirdiği de yadsınamaz bir gerçektir. Fakat bu madenler arasında bir tanesi var ki, hem sanayide kullanım alanı olarak çok kısıtlı bir yer tutmakta hem de çıkarılması ve işlenmesi esnasında doğaya en çok zararı o vermekte. Altın. Çıkarılan altın madeninin yüzde 80'i ziynet eşyası için kullanılmaktadır.

Kısacası altın;

- Yılda yaklaşık 2.500 ton üretilmektedir.

- Satışa hazır 1 ton altın elde etmek için 300.000 ton atık üretilir. Başka bir değişle altın bir alyans için ortaya çıkan atık miktarı 3 tondur. Bu atıkların çoğu siyanür ve kimyasal maddeler içerir.

- Siyanürle işleme yöntemi 1800'lerin sonlarında Amerikalı kimyagerler tarafından keşfedilmiş ve o tarihten beri dünyadaki tüm altın madenleri bu yöntemle işlenmiştir.

- Siyanür hiçbir zaman doğadan tam olarak temizlenmez.

- İçinde yüzde 2'lik siyanür solüsyonu olan bir tatlı kaşığı su, yetişkin bir insanı rahatlıkla öldürebilir.

- 1983-1999 yılları arasında ABD’de siyanür kullanımı üçe katlayarak, 130 milyon kilograma ulaştı. Bu miktarın yüzde 90'ı altın madenciliğinde kullanılıyordu.

- ABD’nin batı bölgelerinde maden atıkları yüzünden bugüne kadar yaklaşık 26.000 kilometre akarsu ve nehir kirlenmiştir.

- 2000 yılında Romanya’daki Baia Mare madeninden 20.000 ton siyanür Tisza nehrine ve oradan Tuna nehrine kaza ile döküldü. Sonuç; 1.240 tonbalık ölmüş, 2, 5 milyon insanın yararlandığı su kaynağı kirlenmişti.Bu olay Çek ve Alman parlamentosu siyanürlü altın madenciliğini yasaklamasıyla sonuçlandı.

- Dünyada yeraltında bulunduğu tahmin edilen altının üç katı, yani 150.000 ton altın kasalarda ve yatırımcıların çekmecelerinde bulunuyor.

- Bu miktar 17 yıl talebi karşılamaya yetecektir.

Ne yapabiliriz ki? demeyin hanımlar ve beyler; yeter ki içinizde dünya için, dünya insanları için yapabileceğiniz çok şey olabileceğini öğrenmeyi bilmeliyiz.

Sevgi ve saygılarımla…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

..altına tapalıdan bu yana dediğiniz teknoloji kuruldu ve maalesef devam edecek. İnsanlarda bu hırs olduğu sürece kimse ihtiyaç olan altını banka kasalarından çıkarıp da teknolojinin hizmetine vermez ve toprak altındaki altını da rahat bırakmaz. Ne yapabiliriz biz şimdi? Enişte beyin parmağında bir alyansı var. Onu çıkarıp da teknolojinin hizmetine verse ilk siz isyan edersiniz. Zaten kadınlara birşey diyemeyiz de...

Yüksel ÖNAÇAN 
 23.12.2008 18:19
Cevap :
Üretim arz ve talep meselesidir bir bakıma. Üretilen her şey ihtiyaçtan doğar. Buraya kadar herkes hemfikirdir herhalde. Arz olmazsa talep de gerçekleşmeyecektir. Ben biraz kadınlara sitem ediyormuşsunuz hissine kapıldım. Enişte bey alyansından vazgeçmesin. Kadın erkek ilişkileri her zaman karmaşıktır. :) Selam ve saygılarımla. Teşekkür ederim katkınız için.  23.12.2008 20:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 128
Toplam yorum
: 388
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1135
Kayıt tarihi
: 23.11.07
 
 

Herkes gibi yazar, çizerim. Dünyamı boyarım hepsi bu!..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster