Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ekim '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
194
 

Güçlü kızlar, güçlü yarınlar

Güçlü kızlar, güçlü yarınlar
 

Gözleri açık olmazsa gerçekleri nasıl görebilir ki?


Kızlar  günü...  Yılın hemen bütün günleri bir anma  gününe ayrılmış durumda. Dün de "kızlar" günüymüş, Facebook'dan öğrendim. Özellikle çocuk gelinlere dikkat çekmek, kız çocuklarının  eğitimli olmasının gerekliliğinin önemini beyinlere yerleştirmek amacı güdülerek, 11 Ekim'in kızlar günü olarak kutlanılması düşünülmüş sanırım.
 
Başlıktaki söz de; günle ilgili paylaşımın altında, -ülkemizin kaderini değiştirmesi,  aydınlık yarınlara doğru yol alması için bir fırsat doğmuşken önü kesilen- değerli insan Eskişehir'in yüz akı belediye başkanı Yılmaz Büyükerşen'e ait.
 
Bir başka değerimiz, aydınımız Tevfik Fikret' de, kızların okumasının önemini, hem de yüz yıl önce vurgulamış, anlayana...  "Kızlarını okutmayan uluslar, oğullarını manevi öksüzlüğe mahkum etmiş demektir" sözüyle.
 
Kız okursa, onun doğurup yetiştirdiği evlatlar ;  toplumdaki her bir pisliği yok eden, her bir karanlığı aydınlatan, her bir yaraya merhem olan  ışıklar olarak  kendilerine de, çevrelerine de güzellikler getirecektir kuşkusuz....
 
Ülkemizin bölgede güçlü bir ülke konumunda olmasından korkan;  başta İsrail ve ABD kardeşler olmak üzere bilinen güçlerin, eğitim, tarım, hayvancılık gibi yolumuzun açılmasını büyümemizi sağlayacak olan en önemli can damarlarımızı kesmek için  çevirdikleri  dolapları artık hepimiz biliyoruz.  Köy Enstitüleri gibi olağanüstü bir proje "bölgede güçlü Türkiye"  istemedikleri için   yok olup gitti. Şimdi yine aynı kirli  alış verişlerin eseri olan, "proje okullar" uygulamaya konulmak isteniyor. Kimse ne olduğunu bilmiyor. Kabataş Erkek Lisesi, Kadıköy Anadolu Lisesi, Haydarpaşa Lisesi, Cağoloğlu gibi ülkemizin güzide okulları, Teog'da tam puan olan 500 puanla girdikleri geleceğimizin  yüz akları çocuklarımızın yetişeceği okullar, proje okullar kapsamına alınacakmış. Adamın biri  ,  "tüm okulların imam hatip okullarına çevrilme zamanı gelmiştir"  diyor ya.   O amaçla mı diye... düşünüyor insan.
 
Yakında belli olur...
 
Tam da elin oğlunun istediği gibi...  Onlar bilimde teknolojide ilerlesinler. Biz  de;  sakız orucu bozar mı, abdest alırken ayağı yıkamak zorunlu mu yoksa sadece mesh vermek yeterli mi onu tartışaduralım. Tıpkı Fatih İstanbul'a girerken, hıristiyan papazların "melekler kız mı erkek mi " tartışmasını yaptıkları gibi...
 
Yaman bir fırtına,  göz gözü görmüyor...    Ne zaman dineceği, dindiğinde nelerin yıkılmış, savrulmuş olacağını kestirmek olanaksız....  Allah yardımcımız olsun...
 
Ülkemizi ;   sırtında mermi taşıyan, askerin yanında, arkasında su taşıyan, yara saran   ninelerimizin torunları;   aydın yürekli kadınlarımız, kızlarımız düze çıkaracak...
 
Kapalı-açık,  o parti şu parti demeden gönül gözüyle görebilen, çocuklarının geleceğini düşünen tüm güzel yürekli kadınlar birleşin, uyanın artık... O çok klişe ama gerçeği vurgulayan söz hep aklımızda olsun:
 
Gemi batınca; sen kamarada,  o güvertede olsa ne yazar, hepimiz batacağız....  Sevinen   onlar olacak....
 
Anadolu...   Ülkemiz ana ve ana namzetleri ile dolu...   Birgün fırtına dinecek; tıpkı evin dağınıklığını toplar gibi toplayacaklar, derli toplu gönül huzuru ile oturulan yuvalar misali, bu topraklar huzura güvene kavuşacak onların eliyle...
 
Ben inanıyorum...
 
Zaman zaman bu inanç yolunda tökezlesem de hemen kalkıp inatla devam ediyorum. Siz de öyle yapın... Nereye kadar korku, nereye kadar sinmek...   Allah'ın adaleti tecelli edecek illa ki... Zorlu sınavlardan geçmeden hedefe ulaşmak mümkün mü...
 
Zehra Nur Sarıoğlu, Filiz Alev bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ülkemiz ve insanlarımız aralıksız olarak zorlu sınavlarla sınanıyor ve birlik olduğumuzda üstesinden geleceğiz. Düşüncelerinizi ve çağrınızı takdir ederek okudum ve elbette görüş ayrılıkları ya da parti ve siyasal farklılıklarla bölünmemek gerekir. Hanımların birlikteliğine çok inanıyorum ve geleceği ümitle karşılayabilmenin de çocuklarımızla daha çok ilgilenip onlara layık oldukları şekilde, düzgün ve insanca davranılarak kazanılacağını düşünüyorum. Erken evliliklere keskin yasaklar getirilmeli ve çocukları evlendirenlere cezalar arttırılmalı ve bu zihniyetler takibe alınmalı hem de büyük bir titizlikle. Üzgünüm ve çok hassasım bu konularla ilgili, elinize sağlık Nur Hanım. Sevgilerimle.

Nermin Ayduran 
 30.11.2016 13:23
Cevap :
Sevgili Nermin Hanım merhaba :)Bu yazıyı 12 Ekim'de yazmışım.Mağdurların tecavüzcüsüyle evlenmesine olanak sağlayan yasa; yazımdaki dileğim doğrultusunda,(elbette sadece benim değil çoğunlukta olan bir kesimin dileği) çok anlamlı bir"kadın dayanışması" sonucunda çekildi.Demek ki, insanlar kemikleşmiş inançlarına körü körü bağlanmak yerine, olaylara geniş açıdan bakarlarsa doğruyu bulabiliyorlar.Özellikle kadınlar için umutvarım ülke sorunları söz konusu olduğunda...Çocuklarımıza ilgi konusunda daima orta yolu izlemek gerektiğini düşünenlerdenim.Ne çok her şeyine karışıp sürekli "takipte"olmalı, ne de tamamen ilgisiz kalmalı.Ona hissettirmeden arkadaşlarını,gidip geldiği yerleri izleyebiliriz.Her türlü kötü niyetlilerden onu koruma konusunda, her dönemden çok daha fazla uyanık olmalıyız diye düşünüyorum.Sevgilerimle...  02.12.2016 20:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 305
Toplam yorum
: 749
Toplam mesaj
: 87
Ort. okunma sayısı
: 1350
Kayıt tarihi
: 08.08.07
 
 

Emekli Türkçe öğretmeniyim.Şimdi Marmara Üniversitesi bünyesinde bulunan, Atatürk Eğitim Enstitüs..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster